Köşe Yazarları

Hükümetin kurulması ümidi?






Hükümeti kurma görevi CTP Başkanı Tufan Erhürman’a verildikten sonra geçen hafta içinde süratle tüm siyasi partilerle temaslar kurarak ve görüşmeler yaparak geniş tabanlı bir Hükümet kurma amacında olduğunu göstermiş, ayrıca çok elastikiyet verici çeşitli alternatifleri görüşmeye hazır olduğunun da altını defalarca dile getirerek samimiyetle birleştirici bir rol üstlendiğini yaptıklarıyla da ortaya koyduğunu gördük. İnşallah tüm siyasi partiler de aynı düşüncelerle ülkeyi ve hizmet bekleyen halkı daha fazla Hükümet boşluğunun devam edilmesine neden olunmadan ortak noktalarda anlaşarak  sonuca ulaşırlar.



Cuma akşamı UBP Başkanvekili hariç tüm siyasi parti başkanlarıyla yapılan toplantı sonucundaki kesin kararları her bir parti meclisinin yapacağı toplantıdan sonra en geç Pazartesi akşamına kadar çıkacağı beyanatından sonra bu akşam veya yarını takiben gelişmeleri göreceğiz. Ancak verilen değişik partilerin beyanatlarından ilkelerde birleşemedikleri anlaşılmaktadır.! Anlaşma niyeti varsa bir noktada uzlaşılır.



İlk günlerde siyasi parti temsilcilerinden bu konuda yapılan birleştiricilik ifadelerinden sonra çeşitli açıklamaların birbiriyle halâ örtüşmediği görülmektedir. Parti çıkarlarının toplumsal çıkarların üstünde değerlendirilmeye devam edildiği ve toplum ve devlet yönetiminde sorumluluk almaktan çekinildiği veya bazı partilerin diğerlerini dışladığı veya tercih ettiği görülüyor.

UBP-HP’nin birlikte bir Hükümet kurulması üzerinde ilgili partilerin mesajlarını içeren demeçleri de vardır hatta ilgili partilerin milletvekillerinin ve yetkililerinin de. O zaman  UBP’ye verildiğinde 15 gün geçtiği halde Hükümeti kurabilselerdi. Şimdi her iki taraftan toplu görüş olarak değil de her bir milletvekilinin farklı mesajları var. Veya Hükümette şu partinin içinde olması lazım gibi paslaşmalar gündemde tutuluyor.

Seçimler niçin yapılır ve 50 milletvekilleri seçilir?.  Devleti parlamenter sistem içinde yönetmek için. Bu sorumluluk her seçimde seçmenler tarafından seçilenlere verilmektedir. Dolayısıyla bu yetkiyi korkmadan ve parti öncelikleri gözetilmeden ülke öncelikleri ve toplumsal sorumluluklarını düşünerek ortak noktaların buluşmaları Hükümetin kurulması için seçilmiş partilerin görevidir. Nisbî seçim sisteminin gereği budur.

Almanya’da da nisbî seçim sistemi olduğu cihetle 3’lü veya 4’lü koalisyon Hükümetleri ile seçim sonucunun hemen akabinde uzatmadan Hükümetler kurabiliyor ve istikrarlı ve en etkin bir biçimde  çok başarılı icraatlarla sürekli her alanda yükselen bir ülke olarak Avrupa Birliğinin en güçlü ve denge unsuru olan ve en çok yardım yapan ülkesi olabiliyor. Bu, sorumluluk duygusu ve irade kullanımında, doğru irade ve şahıs ve parti avantajı yerine seçim sonuçlarına da saygı duyarak Ülke ve Halk menfaati ön planda tutulduğu için yapılabiliyor. Halk iradesine saygı duyulduğu için. Ve bu kadar zengin bir ülke devlet Yönetiminde devlet kaynaklarını en verimli ve tasarruflu olarak kullanmaya da itina göstererek.. Belçika’da Eylül 2020’ de kurulan Hükümet 6 siyasi Partiden oluşuyor. Hollanda’da 4’lü koalisyon Hükümeti var. Yani Zihniyettir.

Yoksa zihniyet değişmezse  kabahati sisteme bularak şimdi herkes bu sistem bize yaramadı Başkanlık sistemine geçelim diye her şey bir tarafa bırakılmış ve nerde ise bütün suç sistemin üstüne atılarak sorumluluktan kurtulma nedenleri bulunmuş ve bu kadar karışıklık içinde birinci gündem olmuştur!

Zihniyet değişmezse, toplumsal gaileler öne alınmazsa gökten yeni sistem de indirilse şahıs ve parti, zümre menfaatleri ön planda tutulduğu sürece daha da kötü hale getirilebilir. Yüze göze bulaştırılır.

Çünkü Başkanlık sistemi bir ülkenin demokratik açıdan ve ekonomik açıdan çok sağlam ve uzun bir geçmişi olmazsa ve kontrolü Denetim mekanizmaları sağlayamazsa ki şimdiden sağlanamamaktadır, çok daha kötü sonuçlar doğurabilir. Dikta rejimine kayabilir.

Şimdi 2-3 ay boşluk bile kontrolsüzlükten ağır suçların arttığı basında her gün yer alıyor.   Ayrıca çarşıda halkı bu pandemi ve işsizliğin arttığı gelirlerin düştüğü bu dönemde, fırsatçıların istedikleri gibi koydukları fiyatlarla adeta bunaltmaktadırlar. Her alanda irade boşluğu halkı idareye karşı soğutmaktadır. Bunun Yönetimde bulunanların farkında olmamaları mümkün değil. Ancak demek ki bu sorumluluk hissedilmiyor. En çok korkulacak şey de budur.

Hak arayan hakkını bulamıyor. Hizmetlerin çoğu duraklamış. Güven duygusu çok önemlidir halk üzerinde. Daha fazla güveni yıkmayalım.

Vatanını seven milletvekilleri parti gözetmeksizin birleşin ve Yönetime talip olarak Hükümeti kurun diye naçizane önerim olsa, bu şartlar altında bir ütopya olacak, ama konu bu kadar önemlidir.





Başa dön tuşu