Köşe Yazarları

Antroposofi ve Waldorf Okulları






Rudolf Steiner’in, 1919 yılındaki eğitim yaklaşımı Waldorf Okulları. ABD’deki Peninsula Waldorf Okulu ile ilgili tartışılacak en önemli detaylardan biri ‘Aynı öğretmen bir sınıfı birinci sınıftan sekizinci sınıfa okutuyor.’* kuralıdır.

Buraları için çok tartışmalı bir kural. KKTC okullarında artık ilkokullarda branşlaşma daha da alt dallara ayrılmış durumda. Bakanlığın böyle bir kararı var mı bilinmez ancak bazı ilkokullarda İngilizce, Beden Eğitimi, Resim derslerinin de dışında, Fen ve Teknoloji, Matematik, Sosyal Bilgiler dersleri de branşlaşmış gibi ayrı öğretmenler giriyor.

Peninsula’da ise 1’den 8. Sınıfa kadar aynı öğretmen giriyor. Hangisi daha etkili? İlkokul düzeyinde aynı öğretmenin tüm dersleri vermesi daha doğru; öğrencinin ‘bütünsel’ gelişimi açısından. Her öğrencinin farklı özelikleri olması ve bunun dikkate alınması temelinde aynı öğretmenin bazı dersler dışında tüm dersleri vermesi, çocuğun gelişimi açısından daha doğru.

Waldorf Okulları’nı (WO) biraz daha yakından tanıyınca olumlu pek çok detayları yanında eleştiri alan yanları da mevcut. İlk WO 1919’da Emil Molt’un sigara fabrikasındaki ailelerin çocuklarının devam etmesi amacıyla açıldı**.

WO ‘Antroposofi’ (anthroposophy) olarak bilinen, kritik idealizm felsefesini temeline alır. Antroposofi yunanca insan ‘anthropos’ ve bilgelik anlamına gelen ‘sophia’dan türetilerek ‘insan olmanın bilgeliği’ anlamına gelir**. İnsanlığın ruh ile birleşiminin keşfi olarak kabul edilir.

Sayın Zeynep Kurtulmuş’a göre 2 bileşini var: (1) Dünya ile teklik: ay, gezegen ve dünyanın evreleri, mevsim evreleri, insan ve ölüm evresi bu evreler bir biri ile bağlantılıdır. (2) İnsanın kendini tanıması ve bilmesidir. Steiner’e göre zihinsel konuların, sanatsal çabaların, el sanatı ve beceri işlerinin ve ruhsal huzurun keşfi ve bu konulardaki çalışmalar yolu ile insanlar ruhunu ve kişisellik duygusunu geliştirebilir**.

Steiner’in eğitim felsefesi çocuk merkezlidir. O ruhun birçok yaşa boyunca devamlılığa sahip olduğu fikrine inanır. Beden ruhun tapınağıdır. Beden verilir ruh da özgürdür. O, eğitimin çocukların öz gelişimleri ile ilgili olmasını ister. Öz, geçmişi simgeleyen beden ve geleceği simgeleyen ruh arasında bir köprü görevi üstendiğini savunur**.

WO bu eğitim felsefesi temelinde öğretim yapmaktadır. Her çocuk farklıdır ve farklı şekillerde öğrenmesine yardımcı olunur. Eğitim, Steiner’in üç temel dizisi olan ‘pratik’ ve ‘sanatsal’ olmalı ve ‘bilişsel gelişimi ilerletmesi’ ilkesinden hareketle yapılır.

WO pratik beceriler üzerinde durulur. Teknolojik dünyada göz ardı edilen, örgü örme, giysi yapma, yemek pişirme, bahçe işleri, tahta ve metal işleri yapmayı, okul öncesinden itibaren çocuklar öğrenmeye başlar.

Öğrenciler bilgisayar ile 8. Sınıfta tanışıyorlar. Peninsula Waldorf Okulu büyük teknoloji şirketlerine ev sahipliği yapan Silikon Vadisi bölgesindedir. Veliler ağırlıklı olarak ileri teknoloji şirketlerinde çalışmalarına rağmen çocukları bilgisayarla 8. Sınıfta tanışan okullara çocuklarını gönderiyorlar*.

WO başarıdan çok mutluluk geliştirme amaçlanır. Okullarda testler ya da diğer bir ifade ile sınavlar yok. Kitap yok. Her çocuk kendi kitabını yazıyor*. Öğrenciler okulun anlattıklarını defterlerine yazarlar. Defter üst sınıflara doğru mükemmel grafikler, resimler ve şekillerle sanat eserlerine dönüşürler.

Peninsula WO’dan bazı detaylar; sınıflarda doğal malzemeler kullanılır, öğrenciler sıklıkla bahçeye çıkar, okul paralı ama kar amacı gütmüyor, öğretmen olmak için koşul eğitim fakültesi mezunu olmak ve 3 yıllık Waldorf eğitim almak, çocuklara doğru rutinlerle özdisiplin kazandırmak, sınıflar 20-26 kişilik, 1. Sınıftan 8. Sınıfa bir sınıfı aynı öğretmen okutuyor, dersler 2 saatlik blok ama her 20 dakikada yeni bir aktiviteye geçiliyor*.

WO eleştiri almaya devam ettiğini belirtmiştik. Özellikle Endüstri 4.0 ve 5.0 Toplumları’nın gündemde olduğu ve teknoloji ve bilgisayar becerilerinin öneminin gittikçe arttığı dönemde çocukların bilgisayar ile 8. Sınıfta tanışması eksi taraf. Öğretim sürecinde beyin araştırmalarının sonuçlarını dikkate almaması diğer bir eleştiri noktası. Beyin araştırmaları çocukların 4 yaştan önce okumaya hazır biri beyin yapısı olduğunu ve okulların 7 değil daha erken yaşlarda okuma ve yazmaya başlaması gerektiğini ortaya koymaktadır. Halbuki Sayın Kurtulmuş’un da vurguladığı gibi WO’da çocuklar çok geç olan 3 veya 4. Sınıfta okuma öğrenmektedirler. Bizce en büyük eleştiri bu noktadadır.

* https://www.egitimpedia.com/ogrenme-yolculugu-1-silikon-vadisi-yoneticilerinin-cocuklarinin-gittigi-waldorf-okulundayiz/

**Kurtulmuş, Z. Waldorf Yaklaşımı ve Syteiner Pedagojisi. Erken Çocukluk Eğitiminde Yaklaşımlar ve Programlar. Edit.Fulya Temel. Ankara: Vize Basın Yayın. 2012.







Başa dön tuşu