Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

BAŞLARI MEZAR TAŞINA BENZER

Hikayesiz yaşıyorlar. Herkesin bir hikayesi olduğunu sanıyorlar. Öyle olsaydı dilleri olur konuşurlardı; hikayelerini yazarlardı; kuruyan bir ağaçtan kırılan bir dal gibi göçüp gidiyorlar arkalarında hiçbir şey bırakmadan.

 

Hiç şelale görmediler; şelalelerle birlikte yaşamadılar; akan bir suya ayaklarını değdirmediler, paçalarını sıvayıp bir dereyi geçmediler, hiçbir zaman; karda yürümesini bilmezler, hatta yolda bile.

 

Hayatları tozdan buluttandır, rüzgar kalkınca sürüklenirler, birçoğu yok olur; başları mezar taşına benzer. Mezar taşları daha canlıdır onlardan.

Körler daha iyi görür, dilsizler daha iyi konuşur; gördüklerini, konuştuklarını sanırlar, oysa aynı şeyi görmek, aynı şeyi konuşmak ne görmektir ne konuşmak.

 

Gece gündüzün aceleyle ördüğü siyah bir pelerindir; gündüz gecenin ibnesi. Bu yüzden gündüzler hem kalabalık hem gürültülü, buna rağmen tuhaf bir şekilde sessiz olduklarını sanırlar.

 

Atılan bir taşın başlarını yardığından habersizdirler; başlarına bir yaprak değse başlarının yarıldığını sanırlar; aptal olduklarından değildir yürüyecek yolları yok.

 

Güneş ve gölgeler çekildiğinde kendilerini çırılçıplak orta yerde bulurlar, sanki her şeylerini kaybetmişlerdir; tozdan, buluttan, yağmurdan toprak ve çamurdan geldiler buna rağmen gölgelere ve güneşe sığınıyorlar, dilenciliktir bu, bir dilenci gibi yaşıyorlar.

 

Kelebeklerin, arıların ve karıncaların, ve nerede bir yaratık varsa geriye bıraktıkları bir şeyler vardır; onlar bir şeylerden korkuyorlar; hayat gözlerinde ve ellerinde parçalanır.

Denizlerin, dağların, ovaların, dünyanın bütün kentlerinin, bütün sokaklarının, patlayan volkanların, okyanuslarda git gel’ lerin ve fırtınaların, boranların ve kasırgaların… Savaşların, fetihlerin, ölümlerin, kayıpların, cinayetlerin ve aşkların neresindeyiz?

 

Hangi atlas evimiz? Atlas bir battaniye olsa üstümüze örtsek.

Akdeniz’de batan bir botta kaybolup giden kıvırcık saçlı Afrikalı çocuğun çığlığı hangi müzikte kaydedilmiş?

Bir çocuğun gözlerinde kalsaydık.

Yok! Hiçbir hikaye onların hikayesi değil; kendilerinin hikayesi hiç kimsenin hikayesi değil.

Alt tarafı yaşanacak tek bir ömür.

Onca aydınlıkta bir içerileri var ki kapkaranlık; yazısız, sözsüz, şarkısız bir şey.

Onlar bir şeylerden… hayır her şeyden korkuyorlar.

Başları mezar taşına benzer yaşarken ölenlerin…