Köşe YazarlarıManşet

Umalım ki ders almış olsunlar…


Can suyu mu desem, bayram hediyesi mi desem, ne isterse olsun, imzalanan İktisadi ve Mali İşbirliği Protokolü ile gelecek 2 milyar 288 milyon liralık kaynak önemlidir…

Türkiye’nin sorunları da malum. Bizimkine benzemeyen o çok büyük yapının, kendi finansal sorunları var. Bir de üstüne ekonominin durması eklenince, TL’nin de değer kaybıyla o sorunlar katlanmış, KKTC’ye savunma giderleri bile aktarılamaz olmuştu.

Umalım ki, bu kez kaynak akışı sekteye uğramasın, her iki taraf da bu dibe vuruşla birlikte doğru ve sağlam adımlar atabilsin…

Bence protokolün en önemli kısmı, Ek 1 denilen ve KKTC’ye düşen görevlerin sıralandığı 2020 Eylem Planı’dır.

Baktığınızda, önceki protokollarda bahsedilen eylem planları var.

Ancak bunların başına kamuda istihdam politikasının konulması bence önemlidir. Hani, ‘bu yıl yine seçiminiz var, şu pandemiden önce yapmaya başladığınız gibi, oraya buraya atama yapmayın’ diyor. Kamunun diğer giderleri için disiplin çağrısı da aynı şekilde önemli…

Kooperatif Merkez Bankası’nın yeniden yapılandırılması mesela, çoktandır dile getirilen bir sorun, tekrar ediliyor. Niye yapılmaz, neden ayak sürünür anlamak mümkün değil…

Yüksek Öğretim ve turizm sektörleri için stratejik planlara vurgu yapılıyor ki, bu da çok önemli. Açıkça dile getirilmese de, bence bunun altında, devletin bu sektörlerden hak ettiği geliri elde etmesi arzusu var.  Tabii bunun yanında kalitenin, öğrenci-turist sayısının ve bürokratik engeller kaldırılmak suretiyle yatırım cazibesinin artması…

Yapabilecek miyiz bunları? Sorun buradadır.

Şu son 3 ayda yaşananları, hem de sorumlu insanlar olarak yaşayanların, en iyisini yapması beklenir aslında. Kuruşa kurşun atarken, dizlerini dövüp, ‘biz bunları zamanında niye yapmadık’ dediklerine inanmak isterdim doğrusu.

Şimdi kapılarında ağlayan ama aslında teşvikler, destekler, muafiyetlerle aşırı derecede şişen sektörler bu devlete adam gibi vergi ödemiş olsalardı, devlet gelirleri böyle bir ortamda sıfırlanmaz, piyasaya para pompalayabilirdi.

Tam 45 yılın yanlışı, bu pandemi döneminde yüzümüze tokat gibi vuruldu…

En azından bu kötü günlerden sonra cesaret kazanıp, adil bir vergi sistemine geçişi gündemlerine aldıklarını görmek isteriz.

Yok eğer geçmişte ağababalarının yaptığı gibi ‘gelsin-dağıtalım’ kolaycılığına giderlerse, dünya yansa böyle bir katkıyı bir daha bulamazlar.

Zaten iki devlet arasında eleştirilen ilişki biçiminin sebebi de vurdumduymazlıktır.

Geçen birkaç yılda bunu da net bir şekilde gördük…


Etiketler

Benzer Haberler

Başa dön tuşu
Kapalı