Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe YazarlarıSürmanşet

“UCUZ POLİTİKA” LAFLARIYLA UCUZ POLİTİKA…

Kapandık nihayet. Pazar günü dışındakine kapanma denmez ya neyse…

Ne oldu? Hem sağlığı hem ekonomiyi bitirdikten sonra…

Son kararda dikkat ettiniz, yine 24 saatte 3-4 karar değişikliği… Belirsizlikler, insanları mesela kaymakamlıklara yığan tuhaflıklar…

Hala bu ülkenin Başbakanı çıkıp, düşman arıyor, “Ucuz politik oyunlarla bize saldırıyorlar”…

Yok yahu…

Sayın Saner hayatında muhalefet görmemiş. Eski liderlerine bir sorsun bakalım, bugün ‘saldırdı’ dediği muhalefet, bundan çok daha iyi şartlarda nasıl muhalefet yapmış. Ya da kendi partisi, iktidarın dışında kaldığı her dönem nasıl muhalefet yapmış.

E, daha geçen gün muhalefete şükranlar sunmuyor muydu? Ne oldu?

Sen insanları birlikte karar vereceğiz diye topla, aldığın kararları dikte et, resmen dalga geç.

O kararlar da yaraya merhem olmak bir yana, iyice deşsin…

Muhalefet son dakikaya kadar sorumlu davrandı.

Hala da öyle.

İsteseler ta başından arka arkaya yanlış kararlarla memleket virüs cennetine çevrildiğinde dünyayı başınıza yıkarlardı.

Yapmadılar, sorumlu davrandılar, bu işten siyasi çıkar elde etmek istemediklerini söylediler.

Bu virüs kendi kendine patlamadı. Siz patlattınız.

Ekonomiyi de ‘orayı burayı açık tutacağım’ diye siz mahvettiniz.

Eğer gerçek anlamda ta başından muhalefet yapılsaydı, Ersin Tatar’ı da seçtiremezdiniz.

Artık halk da çıldırdı. Neyin derdine yanacağını şaşırdı.

Sokaklar hastalık, işyerleri kapalı, borç faizleri durmuyor, hatta artıyor, batağın eşiğinde binlerce işyeri, işte o insanlar muhalefeti daha sert olmaya çağırıyor.

Şu anda yapılabilecek en ucuz siyaset, başarısızlığı başkalarının sırtına yüklemeye çalışmak.

Bırak dıştan düşman aramayı, otur ve kendine sor, neyi yanlış yaptım diye. Kendini hatasız görmeye devam ediyorsan, başkalarına sor.

İşin uzmanları her gün seslerini duyuracaklar diye canlarını yediler, şöyle bir facebook’da gezin bakalım, kim doğru kim yanlış…

Bak Sayın Başbakan, iş adamları para toplayıp aşı tedarik etmeye çalışıyor. Aslında senin yapman gerekeni. Ama diyorlar ki, karşılarında bir duvar bulmuşlar, kendileriyle ilgilenecek birine ulaşamamaktan şikayet ediyorlar.

Tamam Türkiye aşı gönderiyor da, onun elindeki aşı kendine yetmez. Niye biz kendi olanaklarımızı yaratıp, aşıya ulaşmayalım. Ayıp mı olur diyorsun? Yok olmaz, Türkiye’nin yakasından düşmüş olursun. Ama doğru yahu, sen aşıyla 5000 baş küçükbaş hayvanı birbirine karıştırmıştın değil mi? Ben de neler bekliyorum.

Hala bayatlamış “ucuz politika” laflarıyla ucuz politika. Kifayetsizliğin göstergesi…

Yemiyor artık insanlar, canlarına tak etti, bunu da mı göremiyorsunuz?

YERİN KULAĞI VAR

BAŞBAKANDAN 5 BİN KOYUN MÜJDESİ!!!:

Evet yanlış duymadınız Başbakan Saner katıldığı bir tv programında verdi bu müjdeyi. Ülke salgından kırılıyor, tek kurtuluşu olan aşı konusunda iyi bir haber beklerken Saner televizyondan vatandaşlara, “size aşı konusunda net bir program veremem ama, 5 bin küçükbaş hayvanın KKTC’ye getirilmesi için talimat verildiğini söyleyebilirim” diyor. Tuvalet kağıdı bitti, zımpara kağıdı verelim. Ülke virüsten kırılıyor, ekonomi bitmiş ama, Saner’e göre ülkenin tek derdi aşı değil, gelsin koyunlar, gelsin oylar.

 

SİZ OLSANIZ GÜVENİR MİSİNİZ:

Vatandaşın devletine güvenini yitirmesini sağladılar. En büyük başarıları bu. Özel sektöre tam 3 kez, “ödenecek” sözü verilen bin 500 liralık katkı parasını bir türlü ödemeyi beceremedi. Önce bu paralar “aralık ayı içinde ödenecek” dedi Meclis kürsüsünden ama ödemedi. Ardından “ocak ayı ortasında ödenecek” dedi yine ödemedi. Son olarak da “bin 500 liralar 5 şubatta çalışanın hesabına yatacak” dedi yine beceremedi. Üstelik bankaları da 15 şubata kadar kapatma kararı aldı. Şimdi de bu paralardan vergi alındığı haberleri geliyor.

 

TURİZME 1,5 MİLYON:

Turizmin tamamen kapalı olduğu bu dönemde, Bakanlar Kurulu, turizmin geliştirilmesi ve tanıtımı adı altında 1,5 milyon dağıtıyor. Resmi Gazete’de yayınlanan listeye baktım, küçük turizm acenteleri dışında, teşviğe asla ihtiyacı olmayan, hatta pandemiyi bile kendi kaynaklarıyla tolere edebilecek olanlara ödenen paralar var. Feryat eden küçük esnafa, küçük üreticiye, cafelere, restoranlara, butiklere, müzisyenlere sözüm; sadece bu listeye bakmak, hükümetin önceliklerini anlamanıza yeter.

 

ÜRETMEK TEK ÇARE:

KKTC ekonomisini ayakta tutan üç önemli sektör turizm, üniversiteler ve kumar turizmidir. Bu sektörlerin tümü de dışa bağımlı. Salgın nedeniyle gördük ki tümden dışa bağımlı bir ekonomik yapı ne yazık ki sürdürülemez ve en ufak bir krizde tepetaklak olur. Bugün yaşadıklarımız da bunun en somut örneği. Tek çare üretmek ve kendi kendine yeterli bir ekonomik yapıyı kurmak olmalıdır…

 

SİZ DE SORUMLUSUNUZ:

Ersin Tatar, 7 Şubat’tan sonra vaka sayılarında düşüşün yaşanacağı kehanetinde bulunarak, “her türlü tedbire rağmen Kıbrıs’ın güneyinden vakaların adanın kuzeyine sızdığını” söyledi. İyi de iki ay “sıfır” vaka ile giderken yurt dışına kapıları açan, kumarhaneleri kırmayarak özel izinlerle ülkeye karantinasız girişlere onay veren ve bu sayede pozitif vakaların patlamasına neden olan bizzat siz kendiniz değil miydiniz Sayın Tatar? Evet güneyden de vakalar geldi ama, tek sorumlu değil.

 

4 GÜNDÜR TIS YOK:

YDÜ açıklıyor ülkeye mutasyonlu virüs girdiğini. Sen de başında Sağlık Bakanlığı var da her şeyden haberi var zannet. Türkiye’ye yolladıkları örneklerin bile peşine düşmemişler. YDÜ aynı kitleri getirtmiş, analiz etmiş, 17 örnekten 9’unda mutasyonlu virüs saptanmış. Hala ne yapıyor Sağlık Bakanlığı? Aradan 4 gün geçti, tıs yok. Ya doğrula, ya yalanla… Belli ki boylarını aşmış…

FOTO GÜNDEM: Amerikan Bloomberg kanalının hesaplamasına göre, eğer aşı dağıtımı bu hızla sürer ve yeni mutasyonlara karşı da etkili olursa, küresel sürü bağışıklığının kazanılması 7 yıl alabilir. İki doz aşıya göre yapılan hesaplamada ise, Türkiye’nin 2.6 yıl sonra nüfusunun yüzde 75’ini aşılayarak sürü bağışıklığı kazanması öngörülüyor.