Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

UBP ve KTMMO aynı görüşte olabilir mi?

Varolan emirnameleri orasından burasından elleyerek, her türlü kısıtlamayı kaldırıp, kentleri ranta teslim eden UBP, şimdi de Gazimağusa-Yeniboğaziçi-İskele Emirnamesi’ne karşı çıkıyor.

Geçen günkü yazımda, iyi ki böyle bir hükümet var da, direniyor diye yazmış, geçmiştim.

Kastettiğim buydu aslında…

Belediye Başkanları’nın tavırlarını da gördükten sonra, saflar netleşti.

Kim istemez ülkenin kalkınmasını, yatırımlar yapılmasını.

Sanki emirnameyi savunanlar yatırım düşmanı.

E, öyleyse planlar niye var? Ülkesel planlar, kent imar planları falan?

Ver gitsin, kim nasıl yaparsa yapsın, yeter ki para kazandırsın…

Bunu savunanlarla, diğerleri karşı karşıya.

Tarihin en bilindik kutuplaşması…

Baktım, UBP heyeti Mimar Mühendisler Odası’nı ziyaret etmiş.

Tuhaf geldi bana.

Meğer Oda’nın da “bize sorulmadı” diye şikayeti varmış.

Ortada bir yerde “muhalefette” buluşmuşlar… Mı acaba?

Oysa UBP döneminde kat sınırlamalarını kaldıran değişikliklere karşı çıkanlar bu Oda’lar.

Bu bölgelerin de Girne olmasına karşı olduklarını söylüyorlar yine.

Ama “süreç iyi yönetilmedi, bizden de görüş alınmalıydı” demekteler.

Doğrudur, haklıdırlar. Amaç bir değil mi? O zaman hazırlık aşamasında danışılmalıydı.

Her neyse, şimdi içerik önemli.

UBP, KTMMO’dan bir rapor istemiş.

Ben de o raporu merakla bekleyeceğim.

Hükümete yönelik kırgınlık, Emirname aleytarlığına mı dönecek, yoksa bilimsel gerçeklere dayalı bir sonuç mu çıkacak.

Ben ikincisinin çıkacağını tahmin ederim…

Neden derseniz, cevabı KTMMOB Başkanı Seran Aysal’ın yazılı açıklamasında.

Bakın Sayın Aysal ne diyor; “Yayınlanmış emirnameler ile koruduğumuz bölgelerimiz olduğu gibi, onlarca yıl yürürlükte kalıp onlarca kez değişerek siyasilerin oyuncağı haline gelmiş belli çevrelere rant sağlayan, belli kesimi de mağdur eden emirnameler de vardır. Girne’nin bugünkü duruma gelmesinin sebebi de siyasi kararlarla değiştirilen emirnameler ile kentin imarının 23 yıl yönetilme(me)sidir”.

Bu ne anlama gelir?…

Sonuçta korumanın doğru olduğu görüşü ortaya çıkarsa, o zaman UBP de, “tamam karşı değiliz” diyebilecek mi?

Baksanıza ziyarete giden heyette Ersan Saner UBP iktidarları döneminde, “sadece halkın önünü açmak  için halkın yararına iyileştirmeler ve düzenlemeler yapılmıştır” demiş.

Yani, mesela Girne’de yaptıkları emirname değişikliklerini hala “halkın önünü açma” olarak savunuyor.

Demek ki, Girne’nin geldiği ve daha da geleceği şekilden hoşnut.

Ne güzel, birileri büyük paralar kazanmış değil mi?

Varsın Girne Girnelikten çıkmış olsun, ne gam, zihniyet bu, ideoloji bu.

Dedim ya, KTMMO’nın raporunu merakla bekleyeceğim…

YERİN KULAĞI VAR

DİPLOMASİ GEREKLİ:

Politis gazetesi muhabiri Türkiye Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu’na, “Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın iki bölgeli federasyon dışındaki diğer çözümler üzerinde hem fikir olmadığını” sorması üzerine Çavuşoğlu “Bu onun şahsi görüşü olabilir” cevabını vermiş. Kıbrıs konusu Türkiye ve Kıbrıs Türkü’nün birlikte yürüttüğü bir ulusal davadır ve öyle devam etmeli. Galiba yakın diplomasiye gereksinim var.

 

KARAR AŞAMASINDA:

Genel Sekreterlik seçimini kaybeden, geçmiş dönem hesaplarıyla ilgili olarak suçlanan Dursun Oğuz’un, UBP’deki geleceğiyle ilgili karar aşamasında olduğu iddia ediliyor. Partide, “Özgürgün’ün adamı” olarak takdim edilen Oğuz’un bundan sonraki siyasi hayatına nasıl ve nerede devam edeceği konusunda yakın dostlaryla değerlendirdiği yine konuşulan iddialar arasında…

 

LEFKOŞA’YA BİR İNSİYATİF GEREK:

Lefkoşa sınır kapıları artık yükü taşıyamaz halde. Mağusa kapısının açılması en makul yol gibi görünüyor. Ama bir eksik var. Lefkoşa’da, Mağusa İnsiyatifi gibi bir örgüt yok sahip çıkacak. Yıllar yılı nasıl mücadele verdiklerini biliyoruz. Böyle oturduğumuz yerden söylenerek, açılmasını sağlamak mümkün değil. Lefkoşa’ya hem kuzeyde, hem güneyde kamuoyu oluşturacak bir insiyatif gerek…

 

KAFA AYNI:

Sınır kapılarının açılmasını karşı olan bazı Rumlar, Aralık ayında günde 3’er saat ” değişik bölgelerdeki sınır kapılarını kapatma eylemi” gerçekleştireceklermiş. Maksat geçişlerde insanlara sıkıntı yaşatmak. Belli ki son zamanlarda güneyden kuzeye geçişlerde yaşanan yoğunluk bazılarının canını sıkmış. Bizde de kapıların açılması konusunda “rahatsızlık” duyanlar var. Bunlar hep aynı kafanın ürünü, Rum olmuş, Türk olmuş fark etmez…

 

BİZ DE ONU DİYORUZ:

İskele Beldiye Başkanı Sadıkoğlu çıkarılmak istenen emirnameyle ilgili olarak, “İskelenin nasıl büyüyeceği bizler için çok önemli, İskele Turizm kenti olma yönünde ilerliyor” demiş. İşte biz de tam bunu diyoruz. Planlı bir büyümeye, kentlerin gelişmesine kimse karşı değil. Ama bazıları bunu farklı yorumluyor, “yeşilin yerine betonu dikelim, kat sınırlaması olmasın, 10 kat, 20 kat binalar yapalım” görüşünü savunuyor. Böyle turizm kenti mi olur?

 

 

YA ONLAR?:

BM’nin belirlediği 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’nde, dünyada olduğu gibi, KKTC’de de bir yürüyüş yapıldı, konuya dikkat çekildi. Cumhurbaşkanı, kadın örgütleri, vatandaşlar katıldılar. Ama ya şiddeti uygulayanlar? Ya şiddete maruz kalanlar? Onlar yoktular. Olamazlardı da. Keşke bu protestolar gibi, şiddeti önleme çlışmaları da başarılı olsa…

 

 

 

ZİRVEDEKİLER

Başbakan Tufan Erhürman: “Mağusa’da, İskele’de ve Yeniboğaziçi’nde yeni bir İmar Planı olacak. İmar Planı olmaması konusu üzerinde asla tartışmayacağız. ‘İmar Planı olmasa daha iyi olur’ diye düşünen biri varsa, onu asla dikkate almayacağız”…

 

DİPTEKİLER

Yorumsuz: Yunanistan’da polisin yeni yıl ajandasındaki haritaya “Kuzey Kıbrıs” ve “Makedonya” ibarelerinin girmesi kıyamet koparttı. Olay skandal olarak nitelendi, 14 polis rozetini kaybetti, Başbakan’dan, İçişleri Bakanı’nı görevden alması talep edildi…