SanatSürmanşet

Türkiye’de isim yapmış sanatçımız: Alev Afacan







RESSAM: Türkiye’den Kıbrıs’a uzanan bir yolculuk, aslında o ülkemizde doğup yaşam yolunda Türkiye’de isim yapmış bir adalı sanatçımız. Alev Afacan bir ressam ve resimleriyle sanat dilini bize aktaran bir Kıbrıslı.

ERTAÇ HAZER

 

Herkese merhaba,

Birkaç ay öncesine kadar bir başka gazetemizde haftada bir yayınlamış olduğum ADALI SANATÇILARIMIZ sayfama bugünden itibaren her hafta HAVADİS gazetesinde yarım kaldığım yerden devam ediyorum.

ADALI SANATÇILARIMIZ , adı üstünde bizim sanatçılarımız. Bizim havamızı soluyan, bizim kültürümüzü yaşayan ve yaşatan insanlarımız.

Her ne kadar ülkemizin bir  “büyük sanatçısının ( ! )” ülkemizde sanatçılar bir elin parmaklarını geçmez dese de, sanatın birçok dalında üreten, emek veren, ter döken ulusal ve uluslararası boyutta kendini hem ülke, hem de dünya insanına kabul ettirmiş saygın sanatçılarımız vardır.

Bu sayfalarda sanatsal emeğini bizimle paylaşan sanatçılarımızın kimliklerini kendi ağızlarından bilindik ve bilinmedik yönleri ile  tanımış olacaksınız.

Sözü fazla uzatmaya gerek yok.

İşte bir Adalı Sanatçımız

Türkiyeden Kıbrısa uzanan bir yolculuk, aslında o Ülkemizde doğup yaşam yolunda Türkiyede isim yapmış bir Adalı Sanatçımız.

Alev Afacan

Alev Afacan bir ressam ve resimleriyle sanat dilini bize aktaran bir Kıbrıslı.

Sözün fazla uzamaması onun aktarımlarının sizlerle beraber olması da bir gerçeğimiz.

Ben sordum o cevapladı

E.H- ) Sevgili dostum alışılmış olan klasik soru ile konuya girelim ve seni okuyucu dostlarımıza senin ağzından tanıtalım, Alev Afacan kimdir?

A.A-) Lefkoşa Yeni cami bölgesinde doğdum ve Ortaköy bölgesinde büyüdüm. Sırasıyla Atatürk İlkokulu, Şehit Hüseyin Ruso Ortaokulu ve Lefkoşa Türk Lisesinde okudum. Annemin de resim öğretmeni olması benim gelecek planlarımı etkiledi ve o yıllarda adamızda resim bolümü açılmamış olduğu için üniversite eğitimime devam etmek maksadıyla İstanbul’a gittim. Marmara Üniversitesi’nin açtığı özel yetenek sınavını kazanarak dört senelik eğitimimi tamamlayıp Resim bölümünden mezun oldum. Ana sanat dalım ise Grafik. Orada eşimle tanışıp evlendim ve İstanbul’a yerleştim. 1996 doğumlu Betigül adında bir kızım ve 2006 doğumlu Çağan Tolga adında bir oğlum var.

E.H-) Uzun yıllar eğitim alanında bir eğitimci olarak görev yaptın, kısacası seni insanlar Öğretmen olarak bilir . Resim olaylarına nasıl bir geçiş yaptın veya bu sanat dalları ile uğraşın nasıl başladı?

A.A-) Uzun yıllar Özel Kolejlerde, Devlet Okullarında ve Halk Eğitim Merkezlerinde Resim Öğretmenliği yaptım. Akademik bilgilerime ilaveten gittiğim, görev yaptığım kurumlarda mesleki tecrübeler kazanıp alanımda ilerlemeye devam ettim. Sanatsal bir dalda görev yapıyorsanız durma şansınız yok. Benim bilgim bana yeter diyemiyorsunuz. Çünkü dünyada yaşayan insanlar devamlı yeni bir şeyler üretiyorlar. Bu yüzden ben de devamlı kendimi geliştirmek için seminerlere, workshoplara ve eğitimlere katıldım. Ancak hayat bazen öylesine akıyor ki insanın en sevdiği şeyler sıralaması aniden değişiyor. Benim de öyle oldu ve öğretmenlik macerama 2006 yılında oğlumun doğumuyla ara vermek zorunda kaldım. Büyük şehirlerde çocuğunuzu emanet edecek güvenilir birini bulmak çok zor. En azından ben böyle düşünüp oğlum anaokulu çağına gelene kadar evde oturup ona baktım. Tabi evde otururken planlarımda değişiklik yaptım ve serbest çalışma kararı aldım. Bu dönemde resim ile ilgili yazılmış kitapları ve eserleri takip ettim.

E.H-) Şimdiye kadar kaç resim var dağarcığında, ayrıca bunlar talep üzerine mi yoksa sen kendin mi esin perilerine kulak verip yapıyorsun bunları ve resimdeki tarzın ne?

A.A-) Yüzden fazla tablo yapmışımdır hiç saymadım 🙂 Talep üzerine veya kendi zevkime ve tarzıma uygun tablolar yapıyorum. Genelde kendime yakın bulduğum için realist resimler yapıyorum ancak zamanın akışı insanın doğasına etki ediyor. Bence en çok sanatçılara oluyor etkisi. Bir gün realist resimler yaparken bir bakıyorsunuz tam anlamıyla sürrealist bir resmin karşısında oturuyorsunuz.

Sanatı kendiniz için veya sadece sanat için yapıyorsanız bu duygusal değişimlerin önemi yok tabi ki. Ancak profesyonel olarak toplum için sanat yapmaya kara verdiğiniz de resimlerin de şekli içinde yaşadığınız topluma veya taleplere uygun olarak değişime uğruyor.

Ben de yaptığım resimlerle zamanımızın tercihlerine, istek ve taleplerine de cevap vermeye çalışıyorum. Açıkçası hangi tarz olursa olsun resim yapmaktan keyif alıyorum.

Bazen aklımda bir fikirle uyanıyorum. Elimdeki işi erteleyerek hemen aklımdaki fikri uygulamaya başlıyorum. Bildiğiniz gibi insanların zevkleri birbirinden çok farklı. Bu nedenle bazen hiç yapmak istemediğim bir resmi talep üzerine yapıyorum.

Ama sanatçı doğası işte resmin sahibine fikirlerimi söylemekten de geri kalamıyorum

E.H-) Katıldığın ulusal ve uluslararası sergilerden de bahsedeli m sevgili hocam ve bunların geri dönüşümünden. Neler hissettirir böylesi sergiler insana?

A.A-) Resim yapmak uzun, yorucu ama bir o kadar da zevkli bir uğraş. Bir resmin başlangıcından sonuna kadar verilen emek gerçekten çok fazla ancak geçen süre ise daha fazla. Bu yüzden tablo biriktirmek belirli bir süreç istiyor. Ben de serbest çalışmaya kara verdikten sonra iki-üç yılda ancak sergi açmak için gerekli olan sayıya ulaşabildim.

Yeterince resmim olduğunu düşündükten sonra 7 -8 kere solo sergi açtım. Türkiye’de İstanbul ve Yalova’da kişisel sergilerim oldu. Adamıza döndükten sonra ise Atatürk Kültür Merkezinde kişisel resim sergimi açtım.

Bu süreçte Lions Kulüpleri ve Doğa Koruma Derneklerinin açtıkları sergilere bağış kapsamında resimlerimle katılım sağladım. En son Girne Belediyesi tarafından düzenlenen Zeytinlik Festivalinde resim sergisinde resimlerimi sergileme fırsatı buldum.

Kasım ayı içerisinde Girne Belediyesi Sanat Galerisinde gerçekleştirdiğim  son kişisel resim sergimden sonra  birkaç ay önce Laptada kendi Resim Atölyemi açtım. Burada resim seven ve meraklı sanatçı adaylarına resim konusunda dersler vermekteyim.

Sergiler tüm halkın görüşüne açık doğal olarak. Bu nedenle bazen çok güzel yorumlar alırken bazen de olumsuz yorumlarla karşılaşabiliyor insan. Her türlü eleştirinin alınabildiği resim sergileri sanatsal gelişimime çok katkı sağlıyor.

Bu yüzden bulduğum her fırsatı değerlendirerek resim sergileri açmaya ve bu anlamda düzenlenen tüm faaliyetlere resimlerimle veya şahsen katılmaya istekliyim.

Her seferinde basamağın bir üstüne çıkmak ve eserlerimin beğenilip olumlu yönde eleştiri alması beni oldukça memnun ediyor. Sergilerime katılan insanların olumlu geri dönüşleri gururumu okşadığı gibi aynı zamanda resim yapma isteğimi de artırıyor.

E.H-) Ürettiğin eserler potansiyel alıcılar tarafından ilgi görüyor mu ve buna bağlı olarak yurt dışı talepleri de var mı?

A.A-) Sanatsal faaliyetler her zaman pahalı bir uğraş olmuştur. Kullanılan boyalar, tuvaller ve malzemeler toplumun geneli tarafından ulaşılması güç olarak görülmüştür. Bu nedenle insanlar genel olarak sanat faaliyetlerinde bulunmaktan uzak durmuşlardır. Bugün de durum aynı. Zaten yeterince zor olan hayatta kalma savaşında insanlar bu tip harcamaları gereksiz olarak görerek uzak durmaya çalışıyorlar.

Hâlbuki sanatsal bir faaliyetle uğraşmak insanı dünyadan tamamen koparacak ve kendisini çok daha zinde hissetmesini sağlayacaktır.

Bu sebeplerle ürettiğim eserlere ilgi yoğun olmasına rağmen toplumun yalnızca bir kısmı tarafından ilgi gösterilmesi beni üzüyor. Bu nedenle ben de Kıbrıs halkının tamamına hitap edebilecek tarzda uygun fiyatlı ürünler de üretmeye çalışıyorum. Hedefim daha fazla insanın kötü alışkanlıklar yerine kendini sanatsal faaliyetler içinde kaybetmesi.

Fiyatlar toplumun büyük bir kısmı tarafından ulaşılabilir seviyelerde olunca ilgi de beklemediğiniz düzeyde artıyor doğal olarak. Bu kapsamda çok kısa sürede birçok ülkelerden alıcılara ulaştım ve sipariş aldığım birçok tablo da var.

E.H-) Uzun yıllar Türkiyede bulundun, daha doğrusu orada yaşadın.  Türkiye’de yaşaman senin sanat yaşantına nasıl katkılar sağladı?

A.A-) Türkiye’de yaşamak bilgi, kaynak ve malzemeye ulaşma konusunda çok yararlı oldu. Bilgi alabileceğiniz insanlar, ulaşabileceğiniz kaynaklar, malzemeler oldukça geniş bir yelpazeye sahip olduğu için yaptığım resimlere katkısı da aynı oranda olumlu oldu. Resim bir okyanus gibi ucu bucağı yok.

Tek bir dal gibi görünse de aslında binlerce çeşidi var. Dolayısıyla Türkiye’de yaşayan yoğun nüfus, sizin sanat eğilimlerinizin de belirleyicisi oluyor. Resim alanında uluslararası başarı elde etmiş insanlarla iletişim kurmak, yeterince sanatsal kaynağa ulaşmak sizin istediğiniz alanda yol almanıza ve aldığınız yolun kısa sürede geçilmesinde yardımcı oluyor.

E.H-) Biraz da ülke sanatımızdan bahsedelim ülkemizin sanatsal durumu nasıl, beklediğimiz oranda bir gelişim sağlayabiliyor muyuz, yoksa gelişimimizin önünde engeller mi var?

A.A-) Sanat için sanat mı yoksa toplum için sanat mı? Sorulması gereken soru bence bu. Daha önce de belirttiğim gibi benim hedefim tüm adaya sanat hevesinin aşılanmasına katkıda bulunmak. Aslında adamızı sanatsal faaliyetlere katılım anlamında Türkiye ile karşılaştıracak olursak bizim çok daha ilerde olduğumuz bir gerçek.

Ülkemizin sanatsal faaliyetlere katılımı ve düzenlenen faaliyetlerin sayısı gördüğüm kadarıyla gayet iyi. Her gün ayrı ayrı birkaç yerde sanatsal bir faaliyet gerçekleştiriliyor. Aynı zamanda halkımızın sanatsal faaliyetlere katılımı gelişmiş ülkelerle aynı seviyede.

Sergiler ve sanatsal faaliyetler ulusal ve yerel basının da desteğiyle sürekli gündemde. Takip ettiğim çok değerli sanatçılarımız var. Yaptıkları sergilere ve gösterilere zamanım el verdiği ölçüde katılıyorum.

E.H-) Siyaset kurumumuzun sanatla ilişkisinde durum nasıl, beklenen destek, beklenilen ilgi ve alaka nasıl gidiyor?

A.A-) Açıkçası siyaset ilgi alanlarımdan biri olmadı hiç. Ancak adamızda açmış olduğum tüm sergilere cumhurbaşkanımız, başbakanımız, bakanlarımız, belediye başkanlarımız gibi siyasetçilerin de katılımı oldu.

Siyaset kurumumuzun sanatsal faaliyetlere katılımı ve sanatçılara yaklaşımı benim görebildiğim kadarıyla çok olumlu. Ancak burada şunu da belirtmek isterim ki sanatsal faaliyetlerin yaygınlaşması ve özellikle genç nüfusun boş zamanlarının sanat ile iç içe geçmesi için siyasetçilerimize büyük görev düşüyor. Sanatın topluma yayılmasında, ulusal ve yerel yönetimlerimizin katkıda bulunmaları şart.

E.H-) Alev kardeşim kişilerin hobileri de var, senin hobilerinden de bahsedelim mi biraz, nelerden hoşlanıyorsun ve neler yapmak var dağarcığında?

A.A-) Her ne kadar resim çalışmalarımı olumsuz etkilese de mutfakta vakit geçirmek, yemek yapmak, spor yapmak ve sosyalleşmek benim hobilerim arasında. Ancak en çok vakti mutfakta geçiriyorum.

Çünkü yemek yaparken geçirdiğim zamanda dünya dertleri beni hiç ilgilendirmiyor. Sevdiğim insanlara iyi bir yemek sunmak ve onların gönüllerini kazanmak zaten yeterince iyi bir ödül. O kadar ki eğer ressam olmasaydım aşçı olurdum herhalde.

E.H-) Son olarak sorulmamış, söylenmemiş neler var, bunlardan da bahsedip sohbetimizi bitirelim ne dersin?

A.A-) Son yıllarda geleneksel Türk Sanatı Ebru ilgi alanıma girdi. Kendimi bu alanda da geliştirmek için çok değerli bir hocadan Ebru dersi aldım. Kıbrıs halkına Ebruyu sevdirmek ve boş vakitlerini resim sanatı ile doldurmalarını sağlamayı amaç edindim.

Daha önce de belirttiğim gibi halkımızın zaten var olan sanatsal ilgisini artırmak için elimden gelen her şeyi yapmaya çalışıyorum ve bu yolda devam edeceğim. Ancak ilk hedefim özellikle çocuklar.

Çocuklarımızı çağımızın hastalığı olarak gördüğüm sosyal medya, telefon ve ekran bağımlılığından olabildiğince uzaklaştırarak resim, müzik, heykel gibi sanatın herhangi bir alanına yönelmelerini sağlamak benim öncelikli hedefim. Yol tabi ki çok uzun ancak başlamak başarmanın ilk adımıdır.

Bu arada Kanal T Televizyonunda sizinle beraber yaptığımız SANATIN İZLERİ adını verdiğimiz bir sanat programımız vardır ondan da söz etmem gerekir. Televizyon yolu ile insanlara sanatla ilgili bilgiler aktarmaya çalışıyoruz.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetine ve adamızın değerli halkına sanatla dolu uzun yıllar dilerim.

Sanatın sonsuz ufku içerisinde başarılarla dolu bir ömür dilerim sevgili Alev kardeşim.

Alev Afacanla yaptığımız sohbet ve bu sohbetten dökülen cevaplar sizlerleydi sevgili okuyucu dostlarım.

Haftaya bir başka Adalı Sanatçı dostumla buluşmak üzere sanatla kalınız sanatsız yaşamayınız.

ANLAYANA !!!

 








Başa dön tuşu