Belli ki bir süre daha Türkiye ile Rusya arasındaki ilişkiler her iki tarafa da zarar verme pahasına “olumsuzluğu” çalarak devam edecektir. Çünkü Putin Rus uçağının düşürülmesini TC’deki bazı “Köşecilerin” de vurguladıklarınca “karizmasını çizen” olay olarak değerlendiriyor.
Pekala ama nedir o “karizma” dediğimiz? Aslında Putin’in kişiliğinde korumaya ve büyütmeye çalıştıkça kendini “küçülten” olgu? Bir: İçinde “demokrasi ile insan haklarının olmadığı” bir otokrat Cumhurbaşkanı! İki: Bir parmak işaretinin “emir” kabul edildiği büyük yetkilerle donanmış bir devlet adamı imajı. ÜÇ: Dünyanın en büyük enerji kaynaklarına sahip ve Türkiye’nin otuz katı büyüklüğünde, yüzölçümü 17 milyon 075 bin 400 kilometre karelik dev bir ülkenin Cumhurbaşkanı oluşu. Dört: Ne var ki dev coğrafyasına karşın nüfusu 150 bin ya var ya yok! Beş: Ve tutun ki Osmanlı döneminden beridir Türkiye ile dalaşmakta!
RUSYA KORKULAN ÜLKE MİDİR? “Başkanlık sisteminin uygulandığı, Cumhuriyet” gibi lanse edilse de Rusya’da tek otorite var, Putin.. Böylesi rejimlerden tabi korkulur çünkü “o tek otorite” halkına karşı değil, sadece kendine karşı sorumludur! Bu nedenle Putin “çok güçlü görünmek zorundadır.” Uçak düşürme olayının çizdiği karizması da burada ayazlanmaktadır! Yani bir yerde Türkiye’ye öyle bir çelme atmalıdır ki “halkından” alkış alsın… Şimdilerde bizi ilgilendiren ise Kıbrıs’lı Anastasiadis’le olan ilişkileridir. Nitekim Rusya Suriye’ye gireli beridir Kıbrıs’a daha bir yaklaşırken, Güney’le ilişkilerini de askeri yönden daha ileri götürecek fırsat ve ortamı yakalamıştır. Zaten Rum tarafına silah yönünden yardımda bulunacağı haberlerinin kokuları da duyulmaya başladı!”
ANASTASİADİS’İN İSTEDİĞİ: Görüşmelerle ilgili önerilerine bakıldıkta zaten nasıl bir Kıbrıs tasavvur ettiğini anlamak mümkündür. Sadece Türk halkını kendi nüfus ve mülk çoğunluğu içinde eritip etkisiz ve Türkiyesiz bir Kuzey oluşturmayı değil, ağırlığı Güney olan bir Kıbrıs’ı dünya devleti haline getirmek sevdasındadır! Nitekim dünyada en çok silahlanan ülkelerden biridir Güney Kıbrıs. Artı hiç gereği yokken Mısır ve İsrail gibi “faşist ülkelerle askeri tatbikatlar yapmaktadır. Rusya’ya neredeyse üs verecek, savaş gemilerinin Güney’e gelmesine çanak tutacak kadar sıcak bakmaktadır…
KISACA: Küçük adanın bu silahlı macerası ile askeri oyunlar merakını ne kadar kaldırabileceğini bilmiyoruz ama Anastasiadis’in bu konuda iyi rol kestiğini söylemek mümkündür… Tabi bu tutumunun müzakerelere ve çözüm sonucuna olumsuz etkilerinin olacağını söylemek bile abestir çünkü olacaktır!
**********
KISACA TAKILDIĞIM: (ASLİ İŞLERİNİ BİLE YAPAMAYAN BELEDİYELER!)
Asli işleri olmasına karşın “yollarını kaldırımlarını” bile onarıp yenilerini yapamayan.
Asli görevleri olmalarına karşın suyu bile doğru dürüst çeşmelerden akıtamayan.
Asli görevleri olduğu halde çevre düzenlemesiyle kentlerde insanlara doğru dürüst yeşil alanlar kazandıramayan..
Asli görevleri olduğu halde trafik düzenlemesine bile yetmeyen, yetersiz trafik işaretleri ile sürücüleri yayaları tehlikelere atan.
Asli görevleri olduğu halde “denetim mekanizmalarını” çalıştıramayan.
Asli görevleri olduğu halde çalışanlarını aylarca ödeyemeyen, Sosyal Sigortalarını yatırmayan!
Her seçim sonrasında üst üste yığmak pahasına yeni istihdamlarda bulunarak bütçelerini batağa saplayan.
Seçim öncesi verdikleri sözleri unutmak bir yana “türlü çeşitli bahane ve uyduruk açıklamalarla seçmenlerini aldatan!
Gün yirmi dört saat “iş” yerine laf yapan, çarpık yapılaşmaların önüne geçmek için çaba harcamayan!
Seçim öncesi bildirgeleri ve vaatlerine karşın seçim sonrasında sanki aydan gelmişler gibi “halka ne istediklerini soralım” gibilerinden “yoklamalar” maskaralığı yapıp zamandan çalan…
“Bu Belediyelerimizi” ne yapacağız? Adları olduğu halde nesli tükenmiş varlıklara dönüşmüşlüklerinde “koruma altına mı alacağız” yoksa bir yolunu yöntemini bulup “çalıştıracak kanun ve kuralların içine mi sokacağız?”
**********
NE OLDU SU? (RUMLA KAÇINILMAZ REKABETE HAZIR MIYIZ?)
Düşünün 75 milyon metre küp su.. Fazlası var azı yok! Daha şimdiden Kuzey’de 150 bin dönümlük toprağı sulayacağına ilişkin haberler var. Boruların en ücra köylere kadar döşenmesi devam ediyor…
Fakat hâlâ “suyu kimin yöneteceği” bilinmiyor! “Eninde sonunda biz yöneteceğiz” deniyor ama kimsenin güveni yok, işiten gülüyor! Tabi en büyük talibi de Belediyeler Birliği oluyor! Hani “Kısaca Takıldığım” deyip asli görevlerini bile yerine getiremeyen Belediyelerimiz! Karne notları kırıklarla dolu! Çoğu sınıfta kalmış! Buna karşın “TC’nin suyunu hanelerine geçirip gelir getiren bir “mal” gibi kullanacaklar! Peki denizde karada olası arızaları kim hangi teknoloji ile giderecek? Devasa arıtma tesisi nasıl devrede tutulacak, teknik bakımını kim yapacak? KALDI Kİ: Asıl büyük sorun Osmanlı döneminden beridir “veraset” nedeniyle sürekli bölünerek dolayısıyle küçülerek günümüze kadar küçük küçük “tarlalar” olarak gelen toprak parçalarıdır. Sulanacak bu topraklardan yeterince verim almak için birleştirilmelerinden tutun da Kooperatifçilik sisteminde çalıştırılmaları konusunda her hangi bir çalışma yapıldı mı? Yoksa “hele su borulardan aksın ötesine bakarız mı denmekte! Böylesi bir zihniyet değil midir bu devletin canına okuyan? Ki bu nedenle ne “makro planlar” tutmakta ne mikrosu işe yaramakta!
Demek istediğimiz: Biz aval aval bakarken neredeyse su ağzımıza akacak ama “ekolojik ve topografik yapısallığımızı külliyen değiştirecek bu büyük olaya bigane kalmak bir yana, “biz yöneteceğiz” inadına sardığımız suyun vanalarını da kapattırdık! Öte yandan:
RUMLA YALNIZ KALIRSAK NE YAPACAĞIZ? Nasıl bir çözüm olacağını bilmiyoruz ama sık sık yazdığımızca eğer “ortak, birleştirilmiş devlet” gibi kavramsal lafları “Türk-Rum halkları arasında yaratılacak dikensiz gül bahçeleri gibi anlayanlar varsa büyük yanılgı! Nasıl çözüm olursa olsun bu adada Rum tarafı ile her konuda “rekabet” üzerine oturan ilişkilerimiz olacaktır. Tarım alanında da spor alanında da turizm ve kültürel öteki alanlarda da. Ne Rum Türk’ü sırtlayacaktır ne Türk Rum’u?
Eee! Hazır mıyız böylesi rekabet gerçeklerinin yaşanacağı çözüme? Değilsek çok acele hazır olmalıyız!
































