Sabah sıralarıydı.
Baktılar havada bir cisim gelmekte.
Bir ikaz ettiler, iki ikaz ettiler.
Tam on kez.
Cevap alamayınca,
Angajman kurallarına göre uçağı düşürdüler…
…
Uçağın hangi milletten olduğunu bilmiyorlardı.
Ortalama bir dil kullandılar ki hangi millet olursa olsun anlasın…
…
O günlerde Lavrov Türkiye’ye gidecekti.
Uçak düşürülünce vazgeçti.
Gitmedi.
İmamlar “krizi tırmandırmayacağız” dediler,
Ve diyalog yollarını aradılar…
…
Kriz sürerken,
Bizden bir haber geldi.
Lavrov, bizim liderimizle görüşmek için onu ara bölgeye davet etmişti.
Karşımızda bir süper güç vardı,
Ama olsun,
Yutmadık.
Çünkü biz devlettik.
İmamların yapamadığını yaptık.
Krizi tırmandırdık.
Hemen reddettik…
…
Lavros da Ankara’yı reddediyordu.
Ama burası Türkiye değil, KKTC’ydi,
Nerede olduğunu pek anlamamışa benziyordu Rus…
…
Daha önce de bir Alman yapmıştı.
Bizi toplum yerine koymuş,
Daveti de öyle yapmıştı.
Resmen eşitliği ayaklar altına alıyordu.
Yine yutmamıştık.
Biz ne olduğumuzu biliyorduk çünkü.
Hemen reddetmiştik…
…
Bir Belediyemiz bile sırf bu nedenle,
Eşitlik gözetilmediği için,
Bir ziyarete katılmayı,
Anında reddetmişti.
Ne bu? demişti.
Biz eşitiz…
…
Seçilmişlerin bu tutumları cemaatimizden tam puan alıyordu.
Bunlara tanık oldukça,
Bir çözüm olması halinde her şeyin eşit olacağına kanaat getiriyordu.
Gelen her lider sıkı durduğundan içleri rahattı herkesin…
…
Liderler Büyük Han’da kahve içtiklerinde,
Birbirlerinin ikametlerine gidip yemek sofralarında muhabbet ettiklerinde,
Bir tiyatroya,
Bir konsere,
Bir konferansa,
Bir meyhaneye gittiklerinde,
Eşittirler.
Hal ve hareketleri de böyledir.
Kahveler bile eşit yudumlanır,
Konyaklar eşit içilir,
Kebaplar da eşit şekilde dağıtılır.
Bir şiş ona, bir şiş diğerine.
Liderlerin dikkatli davrandığı gibi,
Ahali de aynı özeni gösterir.
Onlarla el sıkışanlar ikisine de eşit muamelede bulunur.
Herhangi birine Mr. Presedent demezler…
Bu kadar hassas bir konu.
Gerçekten de “eşitlik” meselesi,
Esnaftan iş adamına, solcudan sağcıya, iktidardan muhalefete,
Velhasıl,
Tekmil ahalinin zihninde berrak bir meseledir…
…
Haliyle Obama ya da Putin bile gelse,
Bu hassasiyeti göstermedikleri taktirde,
Onlar da geldikleri kapıdan geri dönecekler.
Bizi görebilme,
Bir masada bulunma,
Bizi anlama,
Bizimle oturup konuşma çabaları boşa çıkacak…
…
Bu durumda ne olur derseniz.
Hiç.
Hiçbir şey olmaz…
































