Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe YazarlarıManşet

TÜRKİYE İNSANININ YÜZDE 41,7’Sİ “İLHAK” DİYOR…

Kadir Has Üniversitesi Türkiye Çalışmaları Merkezi, her yıl Türkiye insanının dış politikaya ilişkin algılarını ölçüyor. Bu yılki anket de geçtiğimiz günlerde yayınlandı.

Genel olarak baktığımızda Türk insanı bir kere Türkiye’yi yüzde 46 ile “İslam Ülkesi” olarak görüyor.

Kendilerini 37,4 oranında dindar/muhafazakar olarak tanımlıyorlar.

Burada dikkat çeken, bu oranın geçen yıla göre yüzde 7 düşmüş olması.

Türk Dış Politikası için de ABD ilişkilerini en büyük sorun olarak algılıyorlar.

Türkiye için bir tehdit olarak görülen ülkelerin başında ABD geliyor, ikinci sırada ise İsrail.

Güney Kıbrıs’la ilgili sorunlar ancak 10. sırada.

Ankete katılanların hemen hemen yarısı, her türlü tehdide rağmen S-400’lerin alınmasını savunuyor.

Buna paralel olarak, Rusya’yı “dost ülke” olarak görenlerin sayısı da geçmiş yıllara göre ciddi oranda artmış.

Evet, S-400’ler alınsın diyorlar da, büyük çoğunluk yine de NATO’da kalınması gerektiğini savunuyor.

Ama diğer taraftan halkın yüzde 44’ü, S-400’lerin ne olduğunu bilmiyor ya da uçak sanıyor.

Çarpıcı bir başka sonuç, “Suriye’de tarafsız politika izlenmeli” diyenlerin oranı, yüzde 42…

Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne üye olmasını destekliyor musunuz?’ sorusuna katılımcılar geçen yıla oranla ciddi bir artışla, yüzde 61,1 oranında “evet” diyor ama üyeliğe ihtimal verenlerin oranı sadece yüzde 32.

Daha çok detaylı sorular var ama, bunlar temel göstergeler. Sonuçta, ortaya böyle bir toplum profili çıkıyor.

İşte bu algıya sahip bir ülke insanının Kıbrıs’a bakış açısı da ilginç.

“Türkiye’nin dostu olan ülkeler” sıralamasında KKTC yüzde 59,8’le, Azerbaycan ve Türkmenistan’dan sonra geliyor.

Geçmiş yıllara bakıldığında sürekli olarak 2. sırada olan KKTC, bu yıl ilk kez üçüncülüğe düşmüş. Özbekistan’la hemen hemen aynı oranda…

Yüzde 53,3 KKTC için “Asla Vazgeçilmeyecek Kardeş Ülke” derken, ikinci sırayı “Yavru Vatan” olarak görenler alıyor…

Buna karşın, KKTC’nin “Türkiye’nin sırtında kambur” olduğunu düşünen yüzde 10,3’lük de bir kesim de mevcut.

Ankete katılanlara “Son dönemde yeniden gerginliklerle gündeme gelen Türkiye-Yunanistan ilişkilerinde, iki ülke arasındaki en önemli sorunun Kıbrıs anlaşmazlığı olduğu tespit edildi. ‘Sizce Türkiye ve Yunanistan arasında sorun var mı” sorusu sorulmuş.

Sorunun içinde bir miktar yönlendirme olsa da, katılımcıların yüzde 30,3’ü “evet” demiş.

Yani iki ülke arasındaki sorun Kıbrıs’mış…

“Türkiye ve Yunanistan arasındaki en önemli sorun nedir” diye bir daha sormuşlar, yüzde 55 yine  ‘Kıbrıs anlaşmazlığı’ yanıtı vermiş.

Ankette çok daha dikkate değer bir sonuç var Kıbrıs’la ilgili.
Bu yıl ilk kez yüzde 41,7’lik bir kesim Kıbrıs sorununun ancak “KKTC’nin Türkiye’ye bağlanması” temelinde çözülebileceğini belirtmiş.

Bu oran geçen yıl sadece yüzde 24,4’müş…

İki toplumlu-iki kesimli federal devlete destek ise, yüzde 36,8’den yüzde 30,1’e düşmüş.

Bunun nedeninin, “federasyon çökmüştür” resmi söylemi olduğu kesin.

Yüzde 87’si dış politika konularını televizyondan izlediklerini söylediklerine göre, bu normal.

Bizim burada çok da tartışmadığımız, daha doğrusu adını anmaktan çekindiğimiz “ilhak” konusu, Türkiye insanına sempatik geliyor besbelli.

Kadir Has Üniversitesi’nin anketi, Türkiye basınında genelde “Vatandaş S-400 istiyor” başlığıyla yer aldı.

Ben de diyorum ki, Türkiye insanı KKTC’nin ilhakını istiyor.

Üzerinde ciddiyetle düşünmemiz gereken bir durum bu…

Eğer yakın bir gelecekte KKTC’nin Türkiye’ye bağlanması gibi bir söylem ortaya çıkarsa, Türkiye halkı buna destek verecek gibi görünüyor.

Öyle anlaşılıyor ki, Kıbrıs Türkünün ne istediği hakkında Türkiye insanının en ufak bir fikri yok…

YERİN KULAĞI VAR

“TANITIM SEFERBERLİĞİ” Mİ?:

Dışişleri Bakanı Kudret Özersay sürekli olarak kullandığı, “farklı ortaklık modelleri” sözü ile acaba “KKTC’nin tanıtımı mı” demek istiyor. Çünkü Cenevre’de, “Tüm engelleme girişimlerine ve imkansızlıklara rağmen şartları zorlayarak her platformda sesimizi duyurmak için çalışmaya devam edeceğiz” sözleri, sanki bir “KKTC’nin tanıtım seferberliği” mesajı gibi geldi bana…

 

SENDİKALAR SONUÇ ALMAK İSTİYORSA…:

Sendikalar, maaşlardan yüzde 2’lik kesinti için eylem yaptılar. Bir çok şey söylediler, bir çok slogan ortaya attılar. Benim kendilerine bir tavsiyem var. Belli bir konuya odaklansınlar. Hani açıklamalarında bahsettikleri, “Denk bütçe ve tasarruf söylemleri ile yapılmak istenen, çalışanlar ve emeklilerden kesinti yapıp, rant ve teşviklerden beslenen sermayeyi beslemektir” söylemi var ya. Bir tek bunun üstüne gitsinler, toplumun desteğini alsınlar. Yoksa  kara çelenk eylemleriyle bir yere varılmaz. Bu tür eylemlere tüm hükümetlerin bağışıklığı var…

 

KONUŞACAĞINIZA AÇIN:

Kapalı Maraş konusunda sadece Tatar ve Özersay konuşuyordu, onlar da hep ayrı telden çalıyordu haftalardır. Aniden farklı isimlerden de ses gelmeye başladı. Sanki birileri UBP’li vekillere “ siz de konuşun” dedi. UBP milletvekili Oğuzhan Hasipoğlu hemen ses verdi. Güney Kıbrıs’ın söz konusu gelişmelerden ötürü tedirgin olduğuna inanıyormuş ve Kapalı Maraş’ın bir an önce açıkması gerekiyormuş. Açın o zaman, elinizi tutan mı var… İktidarda olduğunuzu unuttunuz galiba.

 

AF KAÇAĞI ARTIRIR:

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sucuoğlu, “dünyanın her yerinde kabul edilebilir kaçak oranı” yüzde 0.5-3 seviyesindeyken, KKTC’de resmi rakamın yüzde 20.44 olduğunu açıkladı. Hiç şikayet etmeyin, durum bu kadar vahimse eğer, her iktidar döneminizde kaçaklara af çıkarılmasındandır. Şimdi yine soruna köklü bir çözüm bulmak yerine “kaçak affı” çıkarmak için kolları sıvadınız. Böylece o sayı daha da yukarılara çıkacak demektir.

GÖSTERMELİK:

Avrupa Komisyonu, Yeşil Hat Tüzüğü konusunda Güney Kıbrıs’a eleştiriler getirmiş. Eleştiri konuları, 7,5 tondan ağır kamyonların Güney’e geçememesi; Rum sağlık makamlarının, KKTC’de üretilen ürünler konusunda endişe duyduğu gerekçesiyle işlenmiş gıda ve malzeme geçişine izin vermemesi; Avrupa vatandaşlarını taşıyan Kıbrıs Türk otobüslerinin KKTC’den Güney’e geçişine izin verilmemesi; Kıbrıslı Türklerin Rum tarafında reklam yapmakta ve ürünlerini Güney’deki dükkanlarda sergilemekte zorluk yaşaması. Ancak bu eleştirilerin tahmin edebileceğiniz gibi, herhangi bir yaptırımı yok… Güney Kıbrıs da o bakımdan rahat.

 

AKIN AKIN KUZEY’E:

Güney’de ev hizmetlerinde çalışanların kitleler halinde kuzeye geçtiği haber veriliyor. Rum polisi 2 bin 745 derken, bir Rum aracı şirket, sayının 8 bin olduğunu söylüyor. Malum Güney Kıbrıs ev hizmetlerinde çalışanlara ülkelerindeki asgari ücreti veriyor. Bu da yatırımlarıyla birlikte 400 dolar civarında. Kuzey’de aldıkları ise bunun çok üstünde. Başbakan Tatar’ın, Çalışma Bakanı Sucuoğlu’nun gündeminde olduğunu söylediği sektörel bazda asgari ücret uygulamasının gerekliliği ortaya çıkıyor…

 

 

 

ZİRVEDEKİLER

Başaran Düzgün: “Paket 1 hafta içinde imzalanacakmış. Bakalım içinde neler neler vardır. Sadece elektrik konusunda bile memlekette yer yerinden oynayacak. Diğer konularda neler olacak neler.

Memleketin vesayet altında ve alt yönetimden ibaret olduğu gerçeğini es geçen,  ‘evimizin içini düzeltelim’ diyen lobiyi zor günlerin beklediği kesindir. Kıbrıs Türkü bu filmi çok gördü. Yeni versiyonu da bir hafta sonra vizyona girecek”…

 

 

DİPTEKİLER

Anastasiadis’in Kıvraklığı: Guterres’e gönderdiği mektup açıklandı. Diyor ki, taraflardan birinin belirleyici oyu konusunun hangi alanlarda olacağını, daha doğrusu en önemli bir tanesinin ne olacağını tartışalım. Yani öyle her konuda değil. Sonra ‘dönüşümlü başkanlığı kabul ederim’ diyor, ama “sembolik” olarak. Burada asıl söylemediği, tek seçim listesiyle belirlenecek bir parlamenter sistem… Bununla da gevşek federasyonu sağlayacakmış. Gerçekler satır arasında…