KıbrısManşet

Trafik suçlarına ağır ceza

Trafik suçlarına ağır ceza






Yol güvenliği ve trafikte can emniyeti 2019’un en çok konuşulan konuları oldu. Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Tolga Atakan, ölümlü çarpışmaların önüne geçmek için hazırladıkları eylem planını Havadis’e açıkladı




ALKOLE HAPİSLİK: Yeni yılda yasalaşması planlanan Trafik Ceza Yasa Tasarısı’na göre, belli bir promilin üzerinde alkollü araç kullanan ehliyetini tamamen kaybedecek, çok ciddi para cezası ödeyecek, hatta hapis yatabilecek. Aşırı sürat, tehlikeli araç kullanma ve trafikte cep telefonu kullanımında ise cezalar ağırlaştırılacak



 POLİSE TAM YETKİ: Yasa tasarısında polisin elini güçlendirecek yeni yetkiler de var. Polis, muayenesi yetersiz olan, trafikte tehlike saçan ve veya gürültülü egzozu olan araçları bağlayıp, trafikten men edebilecek. Trafikte tedbirler çerçevesinde trafik eğitiminin yeni eğitim ve öğretim yılında müfredata konması da hedefleniyor

 EHLİYETTE SIKI DÖNEM: Şoför eğitimi, ehliyet alma şekli, ehliyet sınavları, sürüş okullarının denetlenmesi, şoförlerin denetlenmesi, ülkedeki yabancı ehliyetliler için de çalışmalar, bunlarla ilgili de 1 Ocak 2020’den itibaren hayata geçirilecek AB tüzükleri var. Bu tüzük çerçevesinde ehliyet alımı da zorlaşacak. Ehil şekilde denetlenecek

BAŞKA BAHARA: Yolların durumu siyasetçinin de malumu, sözde tümü endişeli, herkes mevcuttan şikayetçi ama iş icraat noktasına gelince elini taşın altına koyan yok. Ulaştırma Bakanlığı, yatırıma dönüştürülmesi için birçok tedbir önerisi ortaya koydu, hiçbiri karşılık bulmadı. Yol projeleri için de hala kaynak sorunu aşılmadı

 

 

Duygu ALAN

Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Tolga Atakan, uzun süre, uzmanlarla birlikte üzerinde çalışılan Trafik Ceza Yasa Tasarısı’nın meclise sevk edildiğini, tasarının yeni yılda yasalaşarak hayata geçirilmesinin beklendiğini kaydetti.

Atakan, Trafik Ceza Yasa Tasarısı’na göre, trafik suçlarında, cezaların hapislik dahil çok daha ağırlaştırılarak revize edildiğini kaydetti.

Bakan Atakan, şoför eğitimi, ehliyet alma şekli, ehliyet sınavları, sürüş okullarının denetlenmesi, şoförlerin denetlenmesi ve ülkedeki yabancı ehliyetliler konusunda da çalışmalar yapıldığını belirterek, 1 Ocak 2020’den itibaren hayata geçirilecek AB tüzükleri çerçevesinde ehliyet alımının zorlaşacağını ve de daha ehil şekilde denetleneceğini dile getirdi.

Atakan, yol projeleri ve seyrüsefer konuşlarında da Havadis’in sorularını yanıtladı.

 

Soru: Seyrüseferin hacmi nedir? Ne kadarı fona aktarılır, ne kadarı devletin cari harcamalarına gider?

 

“ Fonu olmayan sayılı bakanlıklardan biriyiz”

Atakan: Bir fon yok artık. Fonu olmayan sayılı bakanlıklardan biriyiz. Bir zamanlar bir Trafik Güvenlik Fonu varmış, sabit radarlardan kesilen cezalar bu fonda birikirmiş, zannederim 3 önceki hükümet döneminde bu bir değişikliğe uğradı, bu da maliyeye gitmeye başladı. Şuanda tüm seyrüsefer gelirleri Maliye Bakanlığı’na gidiyor. Maliye Bakanlığı’nda toplanan gelirler bakanlıkların ihtiyaçlarına göre dağıtılıyor ancak ülkedeki gelir gider dengesizliği ister istemez kendini bu bakanlıklara dağılım noktasında da gösteriyor. Yani Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı, yatırımcı bir bakanlık, özellikle Karayolları bağlamındaki sıkıntılar hepimizin malumu. Geçen kış geçirdiğimiz çok zor kış koşulları ki bu yıl da benzerinin gelmesi bekleniyor. Özellikle altyapılarımıza yönelik çok ciddi sıkıntılarla karşı karşıya kaldık. Bunları gidermek için de bir ihtiyaç ortaya çıkıyor. Fakat özellikle son dönemde üzülerek takip ediyorum bu ihtiyacı dile getirdiğimizde çeşitli yaklaşımlar görüyoruz. Bu yaklaşımlar da gerçekten hoş değil, çünkü biz bu parayı kendimize talep etmiyoruz. Bakanlık olarak bir gailemiz var bu gailemizde bu ülkenin altyapısını bir adım ileriye götürebilmektir, insanımıza yakışır bir hale getirebilmektir. Biz bunun için talepkar oluyoruz ama bizim bu amaç doğrultusundaki talep karlığımız bazı kesimler tarafından farklı kisvelere sokuluyor. Ben bunu üzülerek takip ediyorum, sanırım bu eleştiriyi yapanlarla da aynı gaileyi paylaşmıyoruz.

 

Soru: Parasını tahsil edemediğiniz seyrüsefer ne kadardır? Buna polis kontrolü ile neden tedbir almıyorsunuz?

Atakan: Trafikte olup ama seyrüseferini çıkarmayan yaklaşık 18.000 araç olduğu tahmin ediliyor. Burada tabi çeşitli enstrümanları da hayata geçirmek gerekiyor ki en yakın zamanda bununla ilgili çok ciddi bir değişiklik yapacağız. Polis kontrolleri arzu ettiğimiz seviye değil. Polisimiz özveri ile elinden gelen imkanlar çerçevesinde denetimler yapmaya çalışıyor ancak o kadar iş yükü yükleniyor ki polisimizin üzerine; trafik çarpışmalarına mı gidecek? Yol denetimi mi yapacak? Zanlıları mı kovalayacak? Ülkemizde artan suç oranları malum, bunların peşinde mi koşacak? İşte biz bu boşluğu doldurmak için teknolojik gelişmelerden yararlanarak birkaç atılım yaptık. Bunlardan biri yeni yıl ile birlikte hayatımıza girecek olan Kent Güvenlik Yönetim Sistemidir. Bu sisteme plaka tanıma sistemi entegre ettik. Bu plaka tanıma sistemi plakalar üzerinden sadece seyrüsefer bilgisi değil, sigortası var mı? Muayenesini yaptırdı mı? Aranan bir araç mı? Herhangi bir sorgulama için bir şey girilmiş mi? Tüm bunlar takip edilebilecek. Ülke genelinde çeşitli yerlerde olacak bu plaka takip sistemi. Yine bir süredir üzerinde çalışılan bir yazılım var, polisin kullandığı. Bu yazılım ile bizim mevcut kameraları ve trafik sistemine entegre edecek bir çalışma hayata geçiriliyor. Bu da şuanda trafikte olan polis devriye araçlarının üstündeki sabit kameralarla bile bu tespitin yapılabilmesi anlamına geliyor. Dolayısıyla 2020 yılının başından itibaren peyderpey sistem devreye girdiğinde bu konudaki kayıp kaçağın daha çok azalacağını planlıyoruz.

 

Soru: Ne zaman seyrüseferi, evimizde otururken bilgisayar başında çıkarabileceğiz, online sistem ne zaman hayata geçirilecek?

“Online seyrüsefer yeni yılda”

Atakan: Yeni yıl ile beraber buna geçeceğiz. Şuanda bununla ilgili test çalışmaları yapılıyor Maliye Bakanlığı ile. Tabi burada bir karmaşa var. Seyrüsefer ile ilgili tüm işlemleri Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı yapıyor ancak Maliye Bakanlığı parayı topladığı için para toplama noktasındaki tüm ileri de Maliye Bakanlığı tarafından yapılıyor. E-Maliye İşletme Sistemi içerisinde online seyrüsefer bu yapılanla entegre bir şekilde test aşamasına girdi. Biz bunu bir adım daha ileriye götüreceğiz. Biliyorsunuz araç muayene istasyonları ile ilgili de bir dönüşüm çalışması var. Tek portal üzerinden araç kayıt, araç muayene ve hatta Sigortacılar Birliği ile de bir dizi görüşmemiz, çalışmamız var bu bağlamda araç sigortalarını d bu portalın üzerine koyarak kişinin önceden (1 ay önce) uyarı aldığı bir sistemi hayata geçireceğiz.

 

Soru: Yol projeleri için kaynak sorunu aşıldı mı, nedir son durum?

“Toplum olarak eleştirileri daha çok seviyoruz”

Atakan: Aşılmadı, net. Sebebi muhtelif tabiî ki. Ortaya konan ihtiyaç ile mali yeterlilik birbirini karşılamıyor. İhtiyacımız ciddi oranda ki biz bununla ilgili bakanlık olarak 3 yıllık bir proje geçiş dönemi hazırladık. Bunun birinci yılı; en elzem olanlar, işte geçen yıl yaşadığımız o zorlayıcı kış koşullarının etkilerini ortadan kaldıracak ve aynı zamanda örneğin bu kış öncesi de geçen sene yaşadıklarımızı yaşamayacak altyapı dönüşümüdür. Ki bu yaklaşık 150 milyon civarında bir tutara tekabül ediliyor. Bu çok ciddi bir rakam, ciddi bir değişim ve bakım-onarım öngörülüyor. Tabi şunu da ortaya koymak gerekiyor, bu harcayacağımız para da günün sonunda size uzun yıllar hiçbir sıkıntı yaratmayacak bir altyapıya ulaşmanızı sağlayacak. Tabi bununla ilgili bir önceki hükümet döneminde, zaten kaynak sorununu defalarca dile getirdik. Bu hükümet döneminde de daha yeni yeni aşılmaya başlandı o da bizim umduğumuz ve dilediğimiz miktarlarda olmadı. En son Maliye Bakanlığı’nın mahalli bütçeden aktardığı bir 22 milyon liralık bir tutar. Birçok noktada acil bakım onarım, asfalt yenileme yapmaya başladık ama yeterli ve murat ettiğimiz kadar değil. Çok daha fazlasına ihtiyacımız var. İşte bu noktada şunu sorgulamamız gerekiyor ekip olarak. Bu ülkenin öncelikleri nelerdir? Bu öncelikler çerçevesinde gerçekten belki de hayatına dokunan yol eksiklikleri, altyapı eksiklikleri mi öncelikli yoksa başka şeyler mi? Bununla ilgili şahsi bir çağrı yaptım tabi bununla ilgili de herkes kendi işine gelen bölümünü aldı. Ben şunu söyledim; gerekirse 1 yıl bir silkeleyelim kendi kendimizi bir sıkalım Sayın Cumhurbaşkanı ve Sayın Başbakan dışında bakanlar gerekirse yurtdışı ziyaretleri yapmasın, partilere 1 yıl herhangi bir yardım yapılmasın, 1 yıl ek mesailerimize bir kısıtlama getirelim, 1 yıl açılış, şenlik, festivallere biraz kısıtlama getirelim. Yani tasarruf yapalım ama bu tasarruf en tepeden başlasın aşağıya doğru insin.  Ortaya çıkardığım bu havuzdan da en önemli üç yol projesini, trafik yol güvenliğini de içine alacak şekilde yapalım, çok acil bir hastane projesini yapalım ve ihtiyaç duyulan bölgeye 2 okulumuzu yapalım. 1 yıl sonra hayatımıza kaldığımız yerden devam edelim’ dedim.

Tabi bu çok fazla karşılık görmedi, demek ki toplum olarak eleştirileri daha çok seviyoruz. Tabiî ki imkan doğrultusunda yapabildiğimiz kadarını yapmaya çalışıyoruz, çabalamaya devam edeceğiz.

 

Soru: Trafik çarpışmaları sürekli artıyor. Ne tedbirler alıyorsunuz? Spesifik olarak sıralayabiliriz misiniz?

Atakan: Bu tabiî ki çok kapsamlı bir durum ve bununla mücadele etmek, ortaya ciddi bir şeyler koymak sadece bakanlığımızın uhdesinde olan bir şey değil. Kısa vadede yapılabilecekler konusunda bir ayrıştırma yaptık. Kısa vadede gerekenler, özellikle altyapı eksikliklerin giderilmesi noktasında elzem olanlar. Örneğin Karayolları yönetmeliğine göre şehir girişlerinin ve kavşakların aydınlatılması. Bu konuda ciddi sıkıntılar var. Bununla ilgili, Kıb-Tek ile belli bir süreden beri yürüttüğümüz bir çalışma vardı bunu tamamladık. Gereken miktarı Maliye Bakanlığı’na bloke talebi olarak ilettik. Maliye Bakanlığı, bu bloke talebimizi olumlu karşılarsa süratle bu noktalardaki aydınlatma sorununu çözeceğiz.

Özellikle oto korkuluklar ve yol çizimleriyle ilgili de sıkıntılarımız var. Yol çizimlerine ayrılan bütçe maalesef çok çok az. Bunları özellikle yolun sağ ve soluna konuşacak fosfor direkleri ile çözmek istiyoruz. Aynı zamanda tabelalarla ilgili eksiklikleri gidermeye çalışıyoruz. Ve tabiî ki özellikle kavşak noktaları, gelişleri ve gidişlerindeki asfalt kalitesinin düzeltilmesi.

Tabi her şeyin başı insan faktörü. Devamlı surette bunu dile getirmeye çalışıyoruz. Yollarımızın durumunu hepimiz biliyoruz. Dolayısıyla bu dezavantajı bilerek hareket etmek zorundayız. Kıbrıs küçük bir yer ve bir yere en fazla 15-20 dakika gecikirsiniz. Ya yola 15-20 dakika erken çıkın a da 15-20 dakika geç gidin. Aşırı süratten kaçınmamızın gerekiyor. Yolda ellerimizin direksiyonda, beynimizin güzergahta olması gerekiyor. Özellikle araç kullanırken dikkatimizin başka bir yerde olmaması gerekiyor. Dolayısıyla gene kısa vadede, bunlara yönelik uyarıcı, kamu spotlarından, bilgilendirmelere kadar bunların üzerinde çalışıyoruz.

Cezalarımızın caydırıcı olması noktasında da bir çalışmamız var. Caydırıcı ceza tek başına bir şey çözer mi? Uygulamayla beraber bir araya getirdiğinizde çözer. Şöyle ki bugün daha ‘Avrupa ülkelerinde şu uygulanıyor, bu uygulanıyor’ deniliyor ben iddia ederim ki bunları ülkemizde uygulamaya başlayalım üçüncü günde halk isyanı çıkar. Çünkü her şeyden şikayetçiyiz, her şeyin değişmesi taraftarıyız. ‘hadi değiştirelim’ dediğimizde de ‘Benden başlamayın, oradan başlayın da ben değişirim’ deniliyor.

Alkol kullanımında çok caydırıcı bir ceza çalışması yaptık. Şuanda meclise sevkettiğimiz trafik yasası çerçevesinde yer alıyor. Ciddi anlamda sürücünün belli bir promilin üzerinde alkollü olarak sokağa çıktığında ehliyetini tamamen kaybetme, çok ciddi para cezaları hatta hapislik cezaları ile karşılaşabileceği bir yapı. Aynı şekilde aşırı sürat, tehlikeli araç kullanımı, seyrüsefer halinde cep telefonu ile konuşmak cep telefonu ile mesajlaşmak ve benzeri suçları işleyenlerin de ehliyetini kaybetme noktasından çok ciddi para cezalarına gidecek kadar farklılaştırılmış bir Trafik Ceza Yasası çalıştık, uzmanlarla birlikte. Yasalaşması halinde umarım yeni yılla beraber bu da hayata geçirilmiş olacak.

Polise bazı yetkiler veriyoruz. Örneğin araç bağlama. Muayenesi yetersiz olan, trafikte tehlike saçan ve veya gürültülü eksozu olan araçları polis bağlayıp, trafikten men edebilecek. Hatta bununla ilgili Türkiye’den bir araç hibesi alıyoruz. Bir de İçişleri Bakanlığı ile birlikte bir arazi tahsisi yaptık.  Bağlanan araçların muhafaza edilmesi için. Bunlar orta vadede bu sorunu çözecek. Uzun vade de eğitim. Yeni eğitim ve öğretim yılında trafik eğitimi ile ilgili çalışmayı da müfredata koymayı planlıyoruz.

Bununla birlikte, şoför eğitimi, ehliyet alma şekli, ehliyet sınavları, sürüş okullarının denetlenmesi, şoförlerin denetlenmesi, ülkemizdeki yabancı ehliyetliler tüm bunları içeren bir sürü farklı çalışmamız var. Bunlarla ilgili de 1 Ocak 2020’den itibaren hayata geçirilecek AB tüzükleri var. Bu tüzük çerçevesinde bundan sonraki süreçte ehliyet alımı da zorlaşacak. Daha ehil şekilde denetlenecek.

 

Soru: Trafik ile ilgili oluşturduğunuz teknik ekiple yollarınız ayrıldı. Bu sizin için bir kayıp değil mi? Yerlerini nasıl doldurdunuz?

Atakan: Bir kısmı ile yollarımızı ayırdık. Bir kısım teknik arkadaşla yolumuza devam ediyoruz, ekibe yeni arkadaşlar da eklendi. Tabiki kişilerin eksikliğinden kaynaklı süren projelerin devam edememesi noktasında dönemlik sıkıntı yaşadık. Ancak yeni projelerle bunları ikame ettik.

 





Başa dön tuşu