Köşe Yazarları

 “TEPEDE” DEMOKRASİ HÜRMETİNE KAVGA VAR!


Sn. Başbakan Tatar hükümete dolayısıyla kendisine yönelik eleştirilerden şikâyetçidir. Özellikle Sn. Cumhurbaşkanı Akıncı’nın yaptığı eleştirileriyle Hükümeti (dolayısıyla ayni zamanda kendisini) yıpratmak istediğini de iddia etmektedir.

…ÖNCE tepedeki bu kısır tartışmanın Kıbrıs Türk halkına tırnak kadar faydası olmadığını vurgulayım. Çünkü her ne kadar olay “koronavirüs” salgını tedbirlerine rağmen, TC’li bir şirketin Başkan ve personelinin  Marina yapımı projesi için özel bir uçakla Ercan’a gelip karantinasız ağırlanmalarından, tetkiklerde bulunmalarından kaynaklanmışsa da Bizzat Hükümet kendi hatasını kabul ederek ve Turizm Bakanı Üstel olaydan sorumlu tutularak Başbakan tarafından görevden alınmış, tutun ki bir usulsüzlüğün kefareti ödenmiştir!

Kısacası Hükümet, “evet bir hata yaptık kendi yasalarımızı kendimiz çiğnedik” itirafında bulundu ki sizce daha başka ne yapmalıydı? Kİ ortada 400 yatlık bir Marina yapımı projesi vardı, bu nedenle proje de heba oldu! (Buna karşılık asadı “özel jet olayı” olarak konan olayla ilgili yorum yapmak durumunda kaldığımda, “marina projesinin” kadük duruma düşmesini değil; “kim olursa olsun hele TC’den gelenler için mutlaka virüsle ilgili yasal tedbirler neyse noktasına virgülüne kadar uygulanmalıdır” görüşümü öne çıkardımdı..

Kaldı ki o günlerden bu günlere durum daha vahim gözüküyor. Dünya Sağlık Örgütü Başkanına göre virüse yakalananların sayısı her geçen gün yeni bir rekor kırarak artıyor.. Yani Koronavirüs hâlâ tüm insanlığı “ölümle tehdit etmeye devam ediyor..”

PEKALA biz neden bu “virüs” odaklı olayı bahane ederek kavga ediyoruz? Daha doğrusu neden Cumhurbaşkanı Sn. Akıncı ile Sn. Başbakan Tatar el ele, baş başa vererek virüsle mücadele edeceklerine; “kim mücadele etmiyor, kim virüse davetiye çıkartıyor, kim gerekli tedbirleri uygulamıyor” suçlamalarına sarılı politikalarda birbirlerine saldırıp laf çakıyorlar?”

…GENE şu müzmin soruna döndük. “Yönetim Sistemi bozuk!” Nitekim Anayasa’ya bakıyoruz Cumhurbaşkanı halkın yani “cumhur”un “başı” ama  pek çok konuda yetkisiz!

Fakat bu yetkisizlik “sorumlu” oluşunu etkilemez zaten etkilememeli.. Nitekim “Hükümeti uyarmak da çıkan yasaları eğer varsa aksaklıklarının düzeltilmesi için imzalamayıp geri iade etmek de sorumluluklarının bir parçasıdır..

NE var ki Sn. Tatar son olayı, “Cumhurbaşkanlığı seçimlerine” yönelik Hükümeti, dolayısıyla kendisini yıpratmak üzerine kurulu bir kumpas olarak nitelendirdi. Oysa bu “tepkisi” bizatihi kendisinin de kullandığı bir kumpas olamaz mı? Çünkü kendisi de Cumhurbaşkanı adayıdır! Dolayısıyla ayni zamanda yeniden aday olan Sn. Akıncı da rakibidir!

Dolayısıyla şu anda “devlet kademelerinde” akıl mantık değil, seçim rüzgârları esmektedir ve kimin doğru kimin yanlış yaptığından çok, kim rakibini  seçmen indinde mandepsiye bastıracağının politikalarıyla meşguldür! ÖTE YANDAN: KKTC’de devletin sorunlarına, halkın sağlığına afiyetine, alınması gereken tedbirlere karşın… “Cumhurbaşkanlığı seçimleri nedeniyle bir kez daha gördük ki “Anayasanın azizliği” sonucunda memleketin Cumhurbaşkanı ile Başbakanı karşı karşıya gelmişler takışıp çekişiyorlar!  Önümüzdeki Ekim ayında bizler işte bu ahval içinde “falan filan adaydan yana veya karşı oluşumuzla, Anayasal yurttaşlık görevimizi yerine getireceğiz..Ki yıllardır yerine getirdiğimiz bu görev “bozuk düzenlerin” devam etmesinden öte bir makamsal ve yönetsel düzen sağlamayı başaramamıştır!


Etiketler

Benzer Haberler

Başa dön tuşu
Kapalı