Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
KıbrısManşet

“Tencerem kaynamıyor, kıyafetim yok”

Esentepe bölgesinde ikamet eden bedensel engelli İlknur Süzen ve bakımını üstlenen eşi Ferhat Şen, bir gün toksa iki gün aç yatıyor. Çiftin aylık geliri artık kirayı bile ödemeye yetmiyor

 

“0” TL İLE YAŞAM MÜZADELESİ: İlknur Süzen’in tek geliri 2 bin TL engelli maaşı. Bunun bin 400 TL’si kiraya, 100 TL’si de elektrik ve suya, 500 ev eşyalarının taksitine  gidiyor. Karı koca bir ay boyunca 100 TL ile hayatta kalmaya çalışıyor

ZAYDER OLMASA… Aylık gelirleri sabit giderlerine yetmeyen İlknur Süzen ve Ferhat Şen çiftinin karnını ZAYDER doyuruyor. ZAYDER’in gıda yardımı olmasa çift birçok geceyi aç geçirmiş olacak. Çiftin giyim ihtiyacı da ikinci el bağış kıyafetlerden sağlanıyor

TAKI SATIP BEZ ALIYOR: Tekerlekli sandalyeye mahkum olan İlknur Süzen’in sürekli bakıma ihtiyacı var. Süzen’in tüm bakımını eşi Ferhat Şen yapıyor. Fırsat buldukça da boncuklardan takı yaparak satıyor ve eşine bez alıyor

EV DE ELDEN GİTTİ:  Süzen ve Şen çifti, yaşadığı evi bin 400 TL’ye kiraladı, ev sahibi geçen ay 400 TL zam yaptı. Çift, bu ayki kirasını ödeyemedi, ev sahibi, evi boşaltmalarını istedi. Uygun kiralı bir ev bulamazlarsa bedensel engelli kadın ve eşi sokakta kalacak

 

 

Duygu ALAN

Esentepe bölgesinde ikamet eden bedensel engelli kadın İlknur Süzen, 2 bin TL engelli maaşı aldığını ancak maaşının 1 bin 400 TL’si ile kirasını ödediğini, 100 TL ile su ve elektrik faturasını yatırdığını kalan 500 TL ile de boş olarak kiraladığı eve aldığı iki parça mobilyanın taksitlerini ödediğini söyledi.

Uzun zamandır üzerine bir hırka bile alamadığını kaydeden Süzen, gıda ihtiyacının ise Zeytin Ağacı Eğitim ve Yardımlaşma Derneği (ZAYDER) tarafından karşılandığını ifade etti.

“Dernek gıda getirmezse açım” diyen Süzen, çoğu gün tenceresinin kaynamadığını ifade etti.

Süzen, ayrıca ev sahibinin kiraya 300 TL zam yaptığını söyleyerek, “Bu bedeli karşılayamayacağımı söyledim, ev sahibim evi boşaltmamı istedi, yakında sokakta da kalacağım” diye konuştu.

Maaşı ile geçinmesinin mümkün olmadığını dile getiren İlknur Süzen, “devletimizin biz engellilere bu hayat şartlarında reva gördüğü 2 bin TL mi?” diye sordu, engelli maaşlarının ülkenin ekonomik koşullarına göre yeniden düzenlenmesi gerektiğini kaydetti.

Bedensel engelli kadın İlknur Süzen, hikayesini ve yaşadığı sıkıntıları Havadis okurları ile paylaştı:

 

“Yardımsız kımıldayamıyorum”

İlknur Süzen, 2.5 yaşında geçirdiği ateşli hastalık sonucu vücudunun sol tarafının işlevini kaybettiğini ve süreçte tekerlekli sandalyeye mahkum olduğunu kaydetti. Çocuk yaştan itibaren yaşamını bedensel engelli olarak idame ettiren Süzen, yardımsız hareket edemediğini anlattı.

Süzen, 2017 yılında Ferhat Şen ile evlendiğini anlatan kadın şunları söyledi:

“Eşimle uzun süre Esentepe’de ailemle yaşadık ancak daha sonra problem oldu, ev üstüne olmadı, annemin evinden ayrılmak durumunda kaldık. Evden ayrıldık ve bölgenin ücra denilebilecek yerinde bin 400 TL’ye bir ev kiraladık. Daha ucuzunu bulamadık, ancak ev boş olduğu için içine tüp, ocak, koltuk ve yatak aldık. Bunları alabilmek için kredi çektik. Benim maaşım elektrik, su, kira ve kredi taksitini kılı kılına karşılıyor. Bedensel engelimden ötürü sürekli bakıma ihtiyacım olduğundan ve bana bakacak tek kişi eşim olduğundan mutfak masrafımızı ancak evden çalışarak çıkarmaya çalıştık. Eşim evde boncuktan takı yapıp Girne’de satıyordu. Fakat kış geldi, iş bitti.

 

“Ekonomik çıkmazdayım”

Büyük bir ekonomik çıkmaza girdik. Aç kaldık. Bir dostumuzun vasıtası ile Zeytin Ağacı Eğitim ve Yardımlaşma Derneği’ne (ZAYDER) ulaştık. Dernek uzun süredir imkanları dahilinde gıda ihtiyaçlarımızı karşılıyor. Olmadığı günler açız, tencere kaynamıyor.

 

“Üşüyorum, üzerime giyecek kıyafetim yok”

Hayli zaman oldu üzerime bir hırka bile alamadım. Bir mağazaya gidiyoruz en ucuz kıyafet 50-100 TL arası. Benim bu gücüm yok. Üşüyorum, hırka alamıyorum. İki üç parça kıyafetim var, dönüp dolaşıp onları giyiyorum.

 

“Yakında sokakta da kalacağım”

En büyük sıkıntım da çok yakında artık başımızı sokacağımız bir evimiz de olmayacak. Ev sahibimiz İngiltere’de kiracılarla ilgilenen kişi, geçtiğimiz ay kira bedelinin 400 TL zamlanarak bin 800 TL olduğunu söyledi. Veremeyeceğimi söyleyince de evden çıkmamızı istedi. Ancak bütçemize uygun ev bulamadık. Evler 2 bin TL’den aşağı değil. Ev sahibinin aracısı son bir haftadır adeta kapımda yatıp kalkıyor. Sürekli “ya bin 800 TL verin ya evi boşaltın” diyor. En son bize birkaç gün daha süre verdi. Bu hafta sonuna kadar bir çare bulamazsak haftaya sokaktayız. Mevsim kış olmasa çadırda kalırız. Bu kışta ben bu halimle nereye gideceğim?”

 

 

Şen: Ücrada beş parasızız

İlknur Süzen ile 2017 yılında dünya evine giren Ferhat Şen, eşinin engeli nedeni ile sürekli bakım ve yardıma ihtiyacı olduğunu belirterek gün boyu evde olmak zorunda olduğunu kaydetti.

Ancak, en azından eşinin özel ihtiyaçlarını karşılayabilmek için çalışmak durumunda da olduğunu kaydeden Şen, evde takı yaptığını ve zemin buldukça bu takıları sattığını dile getirdi.

Ferhat Şen, satışa gittiği süreç içerisinde hem eşinin mağdur olduğunu hem de takı satışından elde ettiği gelirle ancak da eşinin özel bakımı için gerekli olan malzemelerden sadece birini alabildiğini dile getirdi.

Maddi açıdan çok zor durumda olduklarını ifade eden Ferhat Şen, “tek dileğim, Girne’de bin TL civarında veya daha uygun fiyata kiralık ev bulabilmek” dedi.

Şen şunları söyledi: “Yaşadığımız ev Esentepe bölgesinde, ücra bir yerde, eşimi düzenli olarak hastaneye götürüyorum. Şahsi ulaşım aracımız yok. Ulaşımda ciddi sıkıntı yaşıyoruz. Takı satmaya Girne’ye gidiyorum, sadece 1 saat zaten yol, eşim evde tek başına kalıyor, ihtiyaçlarını karşılamadığından mağdur oluyor. Fakat Girne’de bütçemize uygun bir ev kiralayabilirsek hem ulaşım için ekstra masraf etmem hem de ulaşıma ayırdığım zamandan kazanırım hem de eşim daha kısa süre yalnız kalacağından daha az mağdur olur.”

 

“Kalbi güzel insan”

Ferhat Şen, “kalbi güzel insan” diye söz ettiği eşi İlknur Süzen’i çok sevdiğini ve hayatını eşini mutlu etmeye adadığını kaydetti.

Şen, İlknur Süzen ile yollarının nasıl kesiştiğini ve yaşadıklarını anlattı:

“Ankara’da yaşıyordum. İşyerim vardı. Halim vaktim yerindeydi. Bir kadını sevdim ama o beni sevmedi. Mutlu olsun diye, o istiyor diye ne dediyse yaptım, ne istediyse aldım. Bir dönem geldi, isteklerini karşılayacak param olmadı, işyerimi devrettim, para bitti, aşk da bitti misali, sevdiğim kadın 10 yıllık ilişkimizi ihanet ile noktaladı. Yemin ettim. ‘Bir daha sevmem, evlenmem de’ dedim. Büyük konuştum. Sonra İlknur ile tanıştım. Diğer kadın çok güzeldi ama o beni sevmedi, kalbi kötüymüş. İlknur’u tanıyınca tüm yargılarımı yitirdim. Kalbi öyle güzel ki, onun kalbine, iyi niyetine, dürüstlüğüne aşık oldum. Evlendim. Zaten 50 yaşındayım, bu saatten sonra macera mı arayacaktım. Evliliğimiz çok güzel, bizim birbirimizden hiç şikayetimiz olmadı. Ben kendimi İlknur’un mutluluğuna adadım. Ben onun hem kocası, hem arkadaşı, sırdaşı hem de eli ayağıyım. Ömrüm yettiğince de yanında olacağım.”