Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

TC-KKTC Devlet Düzeyinde Doğrudan Diyalog, Doğru Yöntem…

Halkın Partisi Genel Başkanı Kudret Özersay BRT’de katıldığı programda, önemli bir konuya parmak basmış…

Diyor ki;

“Bugün gelinen noktada Türkiye ile KKTC’nin ilişkileri sağlıklı değil. Türkiye ile diyaloğun, basın yolu ile değil, doğrudan ilişki ile kurulması gerekir”….

İşte budur…

Şöyle bir hatırlayalım; ne zaman iki ülkenin arasında istenmeyen türden konuşmalar, laf atmalar, tavır koymalar olmuşsa; hemen hepsi de arada yanlış izlenim veren, yanlış analizler, raporlar gönderen kimi zaman görevlilerin, kimi zaman da durumdan vazife çıkaran yalakaların işidir…

Olup bitenlere bakan Kıbrıs Türkü’nün ilk tepkisi, “yahu bu kadar büyütecek ne var” şeklinde olmuştur…

Bu ülkede çok da ciddiye alınmayan, altında bir tabanı bulunmayan, destekçisi en fazla üçyüz, beşyüz olan kesimlerin yaptıkları Kıbrıs Türküne mal edilir…

Bundan başka, ense yapıp çalışmayan, doğru dürüst icraatı olmayan hükümetler döneminde, onların kendi kabahatlerini örtmek için yarattığı gündem saptırma faaliyetlerinin kurbanı olur KKTC…

Hedefler gösterilir, sözde düşmanlar yaratılır, hiç bir şey yoksa da “Kıbrıs konusu kritik aşamada” teranesi ısıtılır ortaya konur…

Sonuçta herkes ama en önemlisi iki ülke ilişkileri, birlik, bütünlük zarar görür…

Bugünlerde yaşadıklarımızın da böyle bir dezenformasyonla başladığını düşünürüm.

Üstelik son yıllarda yalakalar listesinin de epeyce arttığını hepimiz biliyoruz.

Kimse yanlış anlamasın….

Durumdan vazife çıkaranların içinde…

Yönetim kadrolarıyla…

Bürokratlarıyla…

Basıncılarıyla….

Dernekleriyle…

Sade vatandaşlarıyla hatırı sayılır miktarda Kıbrıs Türkü de mevcut.

Kıbrıs’ın Kuzey’inde yaşayan tüm nüfusun yapısını,

Eğilimlerini…

Hassasiyetlerini….

KKTC devletinin gerçek ihtiyaçlarını doğru şekilde ortaya koyan bir data hala oluşturulmamıştır.

Bunun en net sonucu da, birbirimizi doğru anlayamıyor olmamızdır.

Türkiye’nin herhangi bir sıkıntısı, bizi doğrudan etkiler, üzer, kahreder…

Bizim bir sıkıntımızsa, Türkiye için derttir, derhal çözülmesi gereken bir sorundur…

Bu bağ olduğu halde, saçma sapan gündemlerin ikili ilişkileri etkilemesine izin verilemez, verilmemelidir…

O bakımdan, kabinenin büyük olasılıkla Dışişleri Bakanı olacak olan Kudret Özersay’ın “doğrudan ilişki” diyerek söylemeye çalıştığı şey çok önemli.

Doğrudan kurulacak kanallar, partisel ya da kişisel çıkarlar için değil, ülkenin çıkarları için doğru anlatımlar…

Yani aradaki parazitlerin tespit edilip, devre dışı bırakılması…

Birbirimizi doğru anlamadığımız sürece, yanlış adımlar, kötü sonuçlar doğuracaktır ki, iki ülkenin tarihi ve stratejik bağları buna izin vermez…

 

YERİN KULAĞI VAR

BAŞARMAMA LÜKSÜNÜZ YOK:

Onca provakasyon ve senaryoya rağmen dörtlü koalisyonda mutlu sona ulaşıldı. Seçimler sırasında ve sonrasında vatandaşa verilen sözleri yerine getirmek; insanları ayrıştırmak yerine birleştirmek; yandaşın değil, hak edenin kazandığı, bu ülkeyi vatan bilen herkesin kanunlar önünde eşit olduğu bir sistemi yaratmak; yapanın yanına kar kalmadığını ve istenirse birşeylerin değişebileceğini göstermek artık bu 4 partinin elinde. Bunları başarmamak gibi bir lüksleri yok. Kısaca, beklenti büyük, şimdi çalışma zamanı…

TDP YAVAŞLATIYOR:

Diğer partiler bakanlarını belirlemişken, TDP’nin bunu da Parti Meclisi’ne götürme karar almış olması, yeni bir zaman kaybından başka bir şey değil. En azından bu konuda Başkan’ın bir insiyatifi olması gerekmez mi? Her türlü icraatı da partiye götürüp karar almaya kalkarlarsa vay halimize. Senenin ikinci ayına girdik, daha bütçe yok. Bence yeni ortaklar daha hızlı hareket etmeliler…

HELE BİR BEKLEYİN:

UBP’li vekiller hep bir ağızdan tutturmuş gidiyorlar, “dörtlü koalisyon başarılı olamaz” diye… Yahu bir bırakın da denesinler, ondan sonra başarılı olur mu, olmaz mı birlikte görelim. Siz yıllarca bu ülkeyi kafanıza göre yönettiniz de birşey olmadı, şimdi mi olacak. Tek derdiniz, altınızdan giden koltukları nasıl yaparız da geri alırız derdidir. Ha bir de, “acaba bu hükümet yolsuzluk dosyalarını, banka hesaplarını açar mı” korkusu var ya…

SAÇMA SAPAN DEMAGOJİLER:

Anlamadığım bir şey var; hükümeti kurmakta olan 4 partinin, bu faaliyeti seçim gecesinden itibaren devam ettirmesi birilerini fena halde rahatsız ediyor. Gerçekten tuhaf… Ne yapsalardı yani? Ya da yanlış bunun neresinde? Bu insanlar seçimden çok önce niyetlerini açıklamadılar mı? Halktan da bu taahhütle oy almadılar mı? İki yüzlülük mü yapsalardı? Elinde malzeme kalmayanlar, saçma sapan gündemler yaratmaya çalışıyor.

NİYE YAPMADINIZ:

UBP, Afrika Gazetesi ve Meclis önündeki eylemler nedeniyle yapılan tutuklamalara tepki göstererek, olaylarda tahrik unsurunun gözardı edildiğini ileri sürdü. Tamam tahrik konusunda haklısınız da, daha ilk günden gazeteyi kınamak için sıraya gireceğinize biriniz de gidip, gazete hakkında suç duyurusunda bulunsaydınız ya…

SAYIN POLİS GENEL MÜDÜRÜ:

Sayın Süleyman Manavoğlu; kaç oldu sayı? Ben kaçırdım artık da… Bu kaçıncı Afrikalı öğrenci cinayeti? Siz de pekala biliyorsunuz artık, bunların çeteleri var, gözlerini kırpmadan cinayet işlemekte, gençleri suça zorlamaktalar. Yani en az 3 yıldır, bir organize suç devamlılığı var. Adamlar örgütü büyüttüler, işleri geliştirdiler, bunca zamandır hala inlerine girilemedi mi bu küçücük memlekette, elebaşıları belirlenemedi mi? Ya üniversiteler? Öğrenci kisvesi altında, okula gelmeyen kaç tanesini devlete bildirdiler? Var mı böyle bir sonuç..?

 

ZİRVEDEKİLER

Ahmet Okan: “Diyeceğim, Kutlu bir yol yürüdüğünüz aşikardır. Bu memlekette de, tıpkı sizin oralarda olduğu gibi ne kadarına hain, ne kadarına ahlaksız, ne kadarına terbiyesiz ve namussuz, ne kadarına terörist falan diyerek, ama durmadan ardı kesilmeden söylenirse, insanları ayrıştırmayı başaracak, kutlu yürüyüş de o kadar hedefine ulaşacaktır…Kusuruma bakma! Tereciye tere satmak gibi bir niyetim yok”…

DİPTEKİLER

Erhan Arıklı (YDP Genel Başkanı): “Yok canım. İdam edilmeli sonra da cesetlerinin üzerinde tepinmeliyiz. Kim ki bu zenciler sizlerin yaptığını yapmaya çalışıyor. Bilmezler mi ki bu ülkede bazı eylemler beyazlara mahsustur”…(Kendisinin sosyal medya hesabından)

 

Foto Gündem

kızıl-ay
Gezegenimizin tek uydusu olan Ay’ın kızıl görüntüye büründüğü tam Ay tutulması ile gerçekleşecek olan Süper Kanlı Mavi Ay Tutulması’sı gerçekleşti