Köşe Yazarları

Kıbrıs’ta Uzlaşma Mı Çatışma Mı?

Kıbrıs’ın Kuzeyinde, milletvekili seçimlerinden sonra, hükümeti kuracak siyasi güçler ortaya çıkmaya başladı.

       21 Milletvekili kazanan UBP, kendisine verilen hükümeti kurma görevinde, diğer Partiler tarafından istenmediği için başarılı olamadı.

Şimdi, CTP lideri Tufan Erhürman’ın Başbakanlığında, 4 Partili bir koalisyon kurulacak. Bu koalisyonun kuruluşunda, Türkiye Basınının değerlendirmelerine göre, UBP Genel Başkanı Hüseyin Özgürgün’ün, seçimler sırasında ortaya çıkan, kaynağı belirsiz 700 BİN doların etkisi oldu.

UBP’nin karşısındaki tüm Partiler, bu paranın kaynağı belirlenmeden, UBP lideri ile hükümet kuruluşu konusunda hiçbir çalışma yapmayacaklarını seçim sırasında açıkladıkları için, Hüseyin Özgürgün Başbakanlığında bir hükümet kuruklamadı.

Afrika Gazetesi  ve Meclis önünde, sağcı kesimin yaptığı provokasyon da, DENKTAŞ tarafından, kendisine yapılan bir baskı olarak değerlendirildiği için, Denktaş UBP nin bölücü çizgisi yerine, yeni bir denemeye şans verdi.

Denktaş’ın tanımıyla yeni hükümet, tüm vatandaşları, özgürlük, eşitlik ve demokrasi temelinde yeniden birleştirmeyi hedefleyecek. KKTC  vatandaşı olan herkesi kucaklayacak ve bölücülüğe karşı çıkacak.

Özellikle Kudret Özersay’ın, TEMİZ TOPLUM vaadi de, bu seçimlerde önemli taraftar bulmuştu.

3 Milletvekili olan ve Akıncı’ya yakınlığı ile Bilinen Cemal Özyiğit önderliğindeki TDP de, seçimler sırasında UBP ile kesinlikle hiçbir siyasi birliğe gitmeyeceğini açıklayan güçler arasında dikkati çekiyordu.

Tufan Erhürman’ın da , DENKTAŞ, ÖZERSAY ve ÖZYİĞİT ilke ayni görüşte olduğu bilinmektedir.

Kuzey Kıbrıs’ta kurulacak 4’lü koalisyon, Akıncı’nın, yeniden başlayacak TOPLUMLARARASI GÖRÜŞMELERDE manevra kabiliyetini arttıracak bir güç olacaktır.

Uzun yıllar  BAŞ Görüşmeci olan Kudret Özersay’ın da yeni hükümette Dışişleri Bakanı olarak yer alması, Türk Görüşme heyetine büyük bir destektir.

Rum tarafına gelince, Başkanlık seçiminin birinci turundan %35.50 oyla Anastasiadis  ve %30.25 oyla Malas başarılı çıkarak ikinci tur’a kalmışlardır.

Nikolas Papadopullos %25.74, ELAM %5.65 ve Lillikas %2.18 oy alırken, % 28.6 civarındaki bir kitle seçimleri boykot etmiştir.

Papadopullos ikinci tur için seçmenlerini BOYKOT’a doğru yönlendirmeye çalışmaktadır.

İster Anastasiadis, isterse Malas olsun, her iki aday da, Kıbrıs sorununda, Federasyon temelinde bir çözüm için, GÖRÜŞMELERDEN YANADIR.

Bu seçimde, her iki  liderin şansı eşittir. Başkanlığı kararsızlar ve % 28 civarındaki boykotçuların nereye yönelebilecekleri belirleyecektir.

Rum tarafındaki BAŞKAN , 4 ŞUBATTA belirlendikten sonra, Kıbrıs görüşmelerinin yeniden başlaması kaçınılmaz olacaktır.

Malas’ın seçilmesi durumunda, görüşmelerin daha hızlı bir şekilde sonuca gidebileceği beklentisi yüksektir.

Anastasiadis ise, görüşmelerden, Cumhurbaşkanlığı seçiminde yara almamak için çekildiğini, kendisinin Kıbrıs sorununu kesinlikle bitirecek bir yol izleyeceğini yakın çevresine söylemektedir.

Kıbrıs’ta Şubat ayı ile birlikte, Türk olsun, Rum olsun, tüm güçler yeniden  belirleyici BAŞÇELİŞKİ olan KIBRIS SORUNU ile YÜZLEŞECEKLERDİR.

Bu yüzleşme, ya başarı ile FEDERASYONA , ya da kesin bölünmeye giden yolu açacaktır.

Tayyip Erdoğan’ın son iki yıldır, sorunları, uzlaşma ile çözülmemesi durumunda, KUVVETLE ÇÖZME STRATEJİSİ Kıbrıs’a da mutlaka uygulanacaktır.

Artık Kıbrıs Sorununu, olduğu şekliyle zamana yayma stratejisi çökmüştür. BM nin son kez yapacağı deneme başarılı olamazsa, Kıbrıs kendisini çatışma ortamında bulacaktır.




İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı