TAŞ - Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Pazartesi, Aralık 11, 2023
Köşe Yazarları

TAŞ

Ahmet OkanAhmet Okan

Antonio Maria Graziani’nin, “Kıbrıs Savaşı” adlı eseri 1624 yılında Roma’da yayınlandı.

1630’da ikinci,


1674’te üçüncü baskıları yapıldı.

Sonra, Latinceden Fransızcaya çevrilen kitap 1685’te Paris’te yayınlandı.

Fransızca olarak ikinci baskı yapan kitap daha sonra İngilizceye çevrilerek 1687 yılında Londra’da yayınlandı.

Kitap 1571 öncesi Kıbrıs etrafında gelişen olayları ele alarak fetih günlerine gelir ve olaylar Osmanlı, Kıbrıs ve Venedik üçgeninde ele alınarak detaylı bir şekilde anlatılır.

Aradan yüzyıllar geçer.

Kitap Latincesinden Grekçeye çevrilir ve 1997’de Lefkoşa’da yayınlanır.

Daha sonra bu değerli kitap 2017 yılında Galeri Kültür Yayınları arasında Türkçe dilde yayınlanır ki belirtildiğine göre bu çeviride 1687’de İngilizce olarak yayınlanan kitap esas alınmıştır.

Yukarıda kitabın yayını ile ilgili verdiğimiz bilgiler R. Hallum’a tarafından kitaba eklenen “Editörün Notu” başlığı altında yer almaktadır…

Bir coğrafyada yaşarsınız ama tarihi hakkında resmi bilgilerden öte herhangi bir bilgiye sahip değilsiniz.

Böyle olunca birçok nesil kendi tarihinden habersiz yetişir.

Canbulat’ın ve Pertev Paşa’nın Kıbrıs fethinde öldüğünü bilir, onlar hakkında uydurulan efsanevi hikayelere inanmak durumunda kalırsınız.

Aynı kitapta R. Halluma, Pertev Paşa hakkında şu bilgileri verir:

“Maraş’taki Pertev Paşa mezarının 1950’li yılların başında tamir edildiği, mezarın Rumlar tarafından sonradan yok edildiği, bu nedenle 1974 sonrasında mezar yerinin bulunamadığı bilinen iddialar arasındadır. Buna karşın Pertev Paşa’nın1572’de İstanbul’da öldüğünü ve Eyüp’te gömülü olduğunu, Türkiye Diyanet Vakfı, İslam Ansiklopedisinin Pertev Paşayla ilgili maddesinden öğrenilebilir.”

Bilindiği gibi Canbulat hakkında da hikayeler vardı ama bunların hiçbirinin doğru olmadığı yüzyıllar sonra anlaşılacak, Canbulat’ın mezarının da Kıbrıs’ta değil Kilis’te olduğu anlaşılacaktı.

Bu arada bir dönem ilkokul çocuklarını Hala Sultan’a götürdükleri gibi Canbulat’ın Mağusa’daki surlar içindeki türbesine de götürürlerdi.

İki yer için de anlatılan hikayeler çocukların zihinlerinde nasıl şekillenirdi kim bilir.

O havada duran, sözde hiçbir destek görmeyen taş acaba ne zaman düşecekti!

Taş, insanların başına çoktan düşmekteydi.

Zihinlerini parçalaya parçalaya…

Tepki göster
Bayıldım
0
Bayıldım
Huzurlu
0
Huzurlu
Hahaha
0
Hahaha
Üzüldüm
0
Üzüldüm
Hayran Kaldım
0
Hayran Kaldım
Facia
0
Facia
Web tasarım ve geliştirme : Baba Bilgisayar