Köşe Yazarları

TARİHİN ÇÖPLÜĞÜNE GİDENLER…






Birleşmiş Milletler askerleri,  Lokmacı kapısının açılması için ellerinde karanfillerle karşı tarafa geçmek isteyenlerin karşısına dikildi.

Üstelik, teçhizatlı bir şekilde hazır ve nazır pozisyonda.

Eylemci sayısından fazlaydılar ve aldıkları emir çerçevesinde eylemcilerden daha kararlıydılar.

“Yasalar” çiğnenmeyecekti.

Hangi yasalar?

“Kıbrıs Cumhuriyeti’nin” yasaları.

“Kıbrıs Cumhuriyeti yetkilileri” (buradan geçilmeyecek) diye buyurdular ve BM askerleri de bu buyruğu yerine getirdiler.

“Kıbrıs Cumhuriyeti” yetkilileri Cumartesi günü de (buradan geçmek yasaktır) demişlerdi.

Geçmek için ısrar edenleri de cop ve biber gazı ile geri püskürtmüşlerdi.

Yani, “yasal yetkili” onlardı ya, “yetkilerini” döverek ve gaz sıkarak kullandılar.

Peki arabulucu ve barış yapıcı olarak isimlendirilen Birleşmiş Milletler askerlerine ne oluyor?

Olan şudur;

Statükonun bekçiliğini yapıyorlar.

Kıbrıs’taki statükonun barışçıl eylemlerle de olsa zarar görmemesini sağlamaya çalışıyorlar.

Uluslararası hukuka göre statüko “Kıbrıs Cumhuriyeti’dir” ya.

O’nu korumak için göğüslerini siper ediyorlar.

***

Dünkü eylemi yönetenler isabetli bir karar vererek Birleşmiş Milletler askerleriyle çatışmadılar.

Zaten Cumartesi de tanık olduk amaçları çatışma değildi.

Yasal geçiş haklarını kullanmak için yaptıkları bir zorlamaya karşılık coplandılar ve biber gazlı saldırıya maruz kaldılar.

Amaç, “Kıbrıs Cumhuriyeti” statükosunun aldığı kararın yanlış olduğunu anlatmaktı.

Dünkü eylemde, ellerinde karanfillerle bunu bir kez daha denediler.

Zorlasalardı Birleşmiş Milletler askerlerinin barikatını yıkarlardı.

Zorlamadılar.

Ellerinde çiçekler olan barışçıl bir gösteriye şiddet bulaştırmadılar.

“Yine geleceğiz” deyip geri çekildiler.

Birleşmiş Milletler yetkililerini de sebep oldukları utançları ile başbaşa bıraktılar.

***

Dün akşam saatlerinde, bu satırlar yazılırken, kötü haber Rum tarafından geldi.

İki Rum vatandaşında korona virüsü olduğu tespit edildi.

Kuzey’den korona virüsü gelecek diye 4 geçiş kapısını kapatan ama hava ve deniz limanlarında hiçbir önlem almayan Rum Yönetimi bir kez daha çuvalladı ve bu tehlikeli virüsü adamıza taşımış oldu.

Virüsün can aldığı birçok ülkenin Kuzey’e girişi bloke edilirken Rum Yönetimi tehlikenin Kuzey’den gelecekmiş gibi tedbirler aldı ama kendi hava ve deniz limanlarından her türlü girişi engellemedi.

İşte sonuç ortada.

Ve şimdi belki de Kıbrıs Türk Yönetimi geçişlerin durdurulmasını gündeme getirecek.

***

Sağlığı ve reel politiği çarpıtıp da Rum faşistlerin ağzı ile konuşanlara bir çift laf;

Ayrılık sizin kirli elleriniz üzerinde yükseliyor.

Tarih sizi hak ettiğiniz çöplüğüne çoktan gömdü.

Provokasyonlarınız artık nafile…







Başa dön tuşu