Bazı kitaplar vardır. Ne bir solukta okurum ne kısa sürede.. Onlar hep bir yerlerde dururlar. Hep gözlerimin önünde.. Sonra bir gün, daha önceleri de defatle...
Çok seyrek de olsa ne zaman “çözüm Rum tarafının tutumuna bağlıdır” yollarında her hangi bir yetkili ve sorumlunun açıklaması ile söylemini işitip okusam ellerimi havaya...
Türkiye ile İsrail’in barışmasına Güney’deki komşumuzun ne zaman tepki göstereceğini merakla bekliyordum. Çok bekletmedi! Nitekim yine Rum medyasından öğreniyoruz: “Bu TC-İsrail uzlaşısının Güney’in hoşuna gitmeyeceği...
Bir kere Rum’u teşhis etmenin Denktaş’tan beridir değişmeyen gerçeğinde şunları bilmemiz gerekir: Güney Rum Yönetimi “masaya,” 1974’de Kuzey’de kaybettiklerini yeniden kazanmak için oturdu. İstediği 1963’de...
Şubat 2016’da başlayan müzakereler sürecinde ilk kez “uzlaştık” lafını işittim! Üstelik hiç uzlaşamayacaklarını sandığım “Merkezi Federal Hükümetle Kurucu Devletler ilişkilerinde!” Yalnız konu itibarı ile değil,...
Türkiye ile İsrail’in “Roma anlaşması” ile birlikte yeniden barışmalarına, her zamanki gibi bu tip gelişmelerde gözettiğimiz “siyasi değerler” yönünden yaklaşırken, “Kıbrıs’ı hangi oranda nasıl...
Geçen hafta Avrupa, merkez üssü “Büyük Britanya” olan ve rihter ölçeği ile dokuz şiddetinde bir depremle sallandıydı! Şu sıralarda artçı dalgalar gelmesi beklentilerinde hasar...
Bazı arkadaşlarımın da dikkatini çekti. “Biz Türkler ya çok iyi niyetliyiz veya çok saf!” Oysa her ikisinin de “politikada” yeri yoktur! Bu nedenle olmalı Sn....
Türkiye’nin suyu gitti yerine Rum’un suyu geldi! Yeter ki “susuz” kalmayalım! Ki birincisi ne kadar “budalaca ” bir tepki idiyse, ikincisi de o denli “aptalcaydı!”...