Köşe Yazarları

“Suç Cenneti” deyince kızarsınız…

Polis haberlerini izleyip isyan ederiz.

İşlenen suçların sayısal olarak artmasından ve son yıllarda çeşitlenmesinden endişe duyarız.

“Teksas’a döndük, Güney Amerika ülkelerini geçtik” deriz, bize “abartmayın normal seviyededir” derler…

İşte ben söylemiyorum bu sefer, Yüksek Mahkeme Başkanı Narin şefik söylüyor.

Ceza davalarında sadece bir yılda, yüzde 51.26’lık bir artış olmuş.

Özellikle uyuşturucu sorununun  rekor düzeye ulaştığını da belirtiyor Sayın Şefik.

Nedenlerini de; yine uyuşturucuya…

Ülkeye giriş çıkışların ısrarla yeterli denetlenmemesine..

Yeterli parası olmayan kişilerin ülkeye girişlerine izin verilmesine…

Öğrenci olarak giren kişilerin bu statülerinin devam edip etmediğinin kontrol edilmemesine…

Trafikte yetersiz denetime bağlıyor.

Adeta bu kişilerin suç işlemeye teşvik edildiği yorumu yapıyor…

Daha ne desin? Sokaktaki sorunları, sosyal yapıdaki bozulmayı bir güzel sıralamış.

Hepsinin altından da yetersiz denetim çıkıyor.

Devletin bunların tümünün önlenmesi, kökünün kurutulması için yasaları var.

Ama denetimi yok!

Sonuçta ağzına kadar dolu hapishane, başını dosyalardan kaldıramayan bir yargı, günden güne suç cennetine dönen bir ülke…

Suçluyu caydırmak bir yana, cezbeder duruma geldik. İpini koparan gelip burada, canının istediği suçu işleyebileceğini düşünüyor.

İşte dün sabah. İşlek bir cadde üzerindeki döviz bürosu, güpegündüz soyulabiliyor. Ya da bir başkası, Ercan’dan bir valiz dolusu parayla, tam 150 bin dolarla çıkmaya çalışıyor…

Sizce nerden buluyorlar bu cesareti?

Bir avuç memleket ama başaramıyoruz.

Yazıklar olsun hepimize…

 

BU TÜZÜK’TEN DE GERİ ADIM ATACAK MISINIZ SAYIN ÖZYİĞİT?…

Aslında geçen haftanın haberiydi, yazmaya fırsat olmadı.

Eğitim Bakanlığı’nın yaptığı iyi işlerden biri, üniversiteler için yeni bir Kayıt Kabul Tüzüğü’ydü.

Bununla, adaya gelen öğrencilerin okula devam edip etmedikleri takip edilecekti.

Öğrenci adaya girişte pasaport kullanacaktı. Pasaportla yaptıkları işlemleri 2 yılda bir tekrarlayacaklardı.

Sonra geldikleri ülkeden belli bir not ortalaması ya da bir sınav şartı vardı.

Asayişten, kayıt dışı ekonomiye, oradan öğrenci kalitesine kadar ciddi konulara bir önlemdi…

Tüzük geçti, Eylül’de yürürlüğe gireceği açıklandı.

Bu arada, Bahçeşehir Kıbrıs Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Zafer Ağdelen, bu yıl beklenenden az öğrenci geldiği gerekçesiyle, bu Tüzüğün askıya alınmasını istemiş.

Meğer bu Tüzüğe takılan öğrenciler varmış da, gelemiyorlarmış.

E, gelmesinler zaten.

Orasından delelim, burasını engelleyelim derken, memleket kendi kendini yedi bitirdi.

Derdimiz sadece üniversitelere ne kadar çok öğrenci geldiği midir, yoksa kayıt dışı ekonomideki fırlama, suç oranındaki korkunç artış ve öğrenci kimliğiyle ortalıkta dolaşanların yarattığı diğer sosyal sorunlar mıdır…

Devletin önceliği hangisidir?

Umarım Eğitim Bakanı bu konuda da geri adım atmaz…

YERİN KULAĞI VAR

“ARTIRACAĞIZ, AZALTMAYACAĞIZ”:

BM’nin Kıbrıs konusunda yeni bir süreç için zemin yoklaması, konunun muhataplarını da olası bir müzakere süreci için pozisyonlarını belirlemeye itti. Başlaması muhtemel müzakerler öncesi Rumların, garantiler, asker ve Maraş’ın “hemen iadesi” şeklindeki tavrına karşılık Başkan Erdoğan, “Biz Annan Planında her şeyi kabul ettik onlar sattı. Bu saatten sonra kusura bakmasınlar biz Kıbrıs’ta kendi açıkladığımız reçeteyi uygularız” ddedi. Rumların “sıfır asker” taleplerine ise, “Kusura bakmasınlar, biz orada asker sayımızı azaltmayacağız. Artıracağız, azaltmayacağız” diye yanıt verdi… Herkes gardını almış oldu.

 

FİGÜRAN BİLE DENMEYEBİLİR:

Öğretim Üyesi Dr. Hayriye Kahveci, Haber Kıbrıs’a yaptığı açıklamada, enerji konusunda Kıbrıslı Türklerin oyun dışında kaldığını söyledi. Hangi konuda oyunun içinde olduk ki, enerji konusunda da olalım. Dış politika, hatta iç politikamızı bile bizim dışımızda birileri dizayn ediyor. Biz bir figüran mıyız, ondan bile emin değilim…

 

İŞİMİZ ZOR:

Hürriyet’ten Vahap Munyar’ın Başbakan Tufan Erhürman’ın ağzından aktardığına göre Başbakan, bu yılın “takkasa tukkas” tamamlanacağını, ama önümüzdeki yılın zor göründüğünü söylemiş. Benim buradan anladığım, Türkiye’den beklenen kaynağın şüphede olduğu. Eğer cari bütçe için ayrılan kaynak bile gelse, yaraya merhem olacak. Ama galiba o da zor… Savaş yılları da dahil, galiba hiç bu kadar kötü bir duruma düşmemiştik…

 

ÖZGÜRGÜN İŞİ SIKI TUTUYOR:

UBP Genel başkanı Hüseyin Özgürgün, kurultayda yol kazasına uğramamak için işi sıkı tutuyor.  Kurultaya yaklaşık bir ay kala Özgürgün’ün bin yeni üye yazdığı iddia ediliyor. Şimdilik dört adayın var. Bu bin yeni üyenin vereceği oy, başkanın belirlenmesinde önemli bir rol oynayacak. Özgürgün, hakkındaki suçlamalara karşın bu kurultayı yeniden kazanarak güven tazelemeye çalışacak…

UBP’DE SAFLAR BELİRLENDİ:

UBP kurultayına yaklaşık bir ay kaldı. Ülke döviz kriziyle yatıp kalkarken, UBP başkan adayları çalışmalarını sürdürüyor.  UBP’ye yakın bir kaynak, adaylıklarını açıklamış olan dört isim arasında şuan için Ersin Tatar’ın diğerlerine göre bir adım önde olduğunu iddia etti. Özellikle bazı önemli vekillerin Tatar’a destek vermeleri, şansını oldukça artırıyor. Sonuç nasıl olur bilemeyiz ama, kurultayın ilk turuda bitmeyeceği görüşü oldukça yaygın…

HANGİSİ UCUZ:

Kuzey ile güney çarşısındaki fiyatlar karşılaştırılıp, kuzeyin güneyden daha ucuz olduğu hep söylenirdi. ‘Aman paralar güneye akmasın’ diye. Son döviz artışı ile birlikte KTTO yeni bir mukayese yapmış ve kuzeyin hala güneye göre yüzde 48 daha ucuz olduğu ortaya çıkmış. Keşke bu karşılaştırmayı sadece güney ile değil, Türkiye’deki fiyatlarla da yapsalardı, çok daha inandırıcı olurlardı…

ZİRVEDEKİLER

Özay  Şendir: Kıbrıs’a yakın ilgisi olan ve burada kitapları basılan Şendir, Milliyet’te güzel bir öneri yapmış. “Cumartesi günü Güney Kıbrıs’tan da Kuzey’e geçmeye çalışan kalabalıkların fotoğraflarını geçti ajanslar” diyor ve sınır kapılarına gümrüksüz satış yapan outlet’ler kurulmasını öneriyor, böylece krizin fırsata çevrilebileceğini yazıyor. Özay kardeşim sen ne diyorsun, turistleri bırak, Rumlar akın akın gelmeye başlayınca, bizde aksine fiyatları uçurdular. Fırsatçılar idare ediyor piyasayı…

 

DİPTEKİLER

Çevre Koruma Dairesi: Daire yine denetim sonuçları açıklamış. Şu kadar yere, şu, şu, şu konularda ceza kesilmiş. Önceki akşam Karaoğlanoğlu’ndan bir hanım canlı yayın yaptı, sosyal medyadan izledik. Gece saat 03.00… Kaya Palazzo’da kulakları patlatan bir müzik sesi. Defalarca şikayet ettiklerini, kimsenin ilgilenmediğini de söylüyordu. Eeee, arkadaşların gücü buna yetmiyor mu?…

 

Daha Fazla Göster



İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı