Poli

Sporda ambargoyu aşmak mümkün mü?


Hasan Düzgün

Ülkemizde 7 Ocak’ta yapılan Erken Genel Seçimlerde hemen hemen her parti manifesto ve propagandalarında gençleşme vurgusu yaptı, hepsi de gençlere yakın durdukları izlenimini verdi. Biz de Poli Dergisi olarak gençlere toplumumuza yönelik spor ambargosunu, bundan nasıl etkilendiklerini ve bundan kurtulmanın nasıl mümkün olabileceğini sorduk.  İşte aldığımız cevaplar;

 

Laçin Aslım:

Bu ambargo öncelikle bizim gibi gençlerin ilerlemesine engeldir. Sporda çoğu yönden yetersizliklerimiz var. Bizde olmayıp başka ülkelerde olan imkanlardan da yararlanamamak gelişmemize engel oluyor.Tanınmış bir ada değiliz ve spor ambargosu sebebiyle tanınma şansımız bir o kadar daha engelleniyor ve ada olarak ilerlememiz gerekirken geriye gidiyoruz.

Eğer ada olarak işbirliği yapıp buna bir dur dersek ilerlememiz mümkün ama eğer umurumda değil deyip geri çekilenler olursa olduğumuz yerde kalırız.

Sporda elde edilen başarılarımızın göz ardı edilmemesi gerekir. Sporu siyasetle karıştırmamalıyız çünkü farklı kültürdeki insanlarla bizi birleştiren en büyük araçlardan birisi spordur. Spor siyasetin siyasetin bir parçası olmamalıdır.

 

Ahmet Biçen:

Ambargolar ülke dışında spor yapan gençlerin sayısının az olmasına neden olur ve uygulanan spor ambargosu yüzünden ülkemizde sporun yeterince gelişmemesi ve gençlere verilen önemi kısıtlar.

Ambargoları mevcut  durumda  delmek mümkün değildir.  Belirli antlaşmalar yapılır ve ülkemiz resmi olarak bir dünya devleti olarak bütün ülkelerce kabul edilirse bu ambargo kaldırılabilir.

 

İbrahim Kutay Ömerpaşa:

Yeteneği olan gençlerin hepsi ambargolardan dolayı mecburen Türkiye’den gelen teklifleri beklemek zorunda kalıyor oradan bir takım görüp beğense bile Avrupa’da veya dünyanın başka yerinde kendi ülkesinin bayrağını değil de başka bir ülkenin bayrağını taşımak zorunda kalıyor.  Ambargoları kaldırmanın tek yolu ülkemizi dünyayı tanıtmak. Eğer ülkemiz dünyada tanınırsa ambargolar kalkar ve sporcularımız yurt dışında yarışabilir.

 

Mehmet Berkem Barışsev:

Ambargolar KKTC’de yetenekleri yıpratan bir olay. Toplumu  bilinçlendirerek  ambargolara karşı bir topluluk oluşturup kararlı bir şekilde gençlerin ve yeni nesillerin azmiyle mümkün ambargoyu delmek mümkün. Spor bakanlığı verilen sözleri sadece sözde değil uygulamaya dökmeli gençleri teşvik edici tesislerle spora davet etmesi daha başarılı sporcuların yetişmesine olanak tanır ve bu da ambargoyu yenmek için büyük bir adım atılmasını sağlar.

Milenay Günsoy

İki senelik spor hayatımda birçok müsabakaya ve maçlara katıldım. İhtisas branşım atletizm ve bunu yanında basketbolda oynuyorum . Küçükken fark etmesi zor olsa da büyüdükçe ülkemizin spor açısından bu yıllarda ilerleme kaydetmesine rağmen yine de diğer ülkelerle karşılaştırıldığın çok gerilerde olduğumuzu fark ettim . Bunun en büyük etkeni KKTC’nin tanınmamış bir ülke olması.  bir ülke olarak sayılmaması . Yaptığımız tüm antrenmanlar ve uğraşlar sonunda atletizmde yılda en fazla 5 müsabaka yapılıyor veya daha az. Kendimizi geliştireceğimiz, ada sınırları dışında gidebileceğimiz yarış sayısı da çok az.   Ambargolara engellemelerin dışına çıkan tanığım ülkemizin başarılı sporcularını  yok sayamayız. Fakat hu ambargonun tamamen dışına çıktığımız anlamına gelmiyor . Sadece bireysel olarak başarılı olup kendini gösterme şansı yakalayan arkadaşlarımız yurt dışındaki kulüplerde spor yapabiliyor .

 

Burakcan Batuk: Kıbrıs’ta bir spor bilinci var. İnsanlar 7’den 70’e spor ile ilgileniyor veya bir dönem ilgilenmiş. Özellikle vücut geliştirme sporu çok popüler. Ülkeye uygulanan ambargo buradaki sporcular için bir engel değil bence. Çevremde sporla profesyonel anlamda arkadaşlar çeşitli yarışmalarda bir şekilde kendilerini gösterme fırsatı bulabiliyorlar. Baktığınız zaman tabi ki olimpiyatlarda veya Dünya Şampiyonalarında da temsil edilmek, bayrağımızı dalgalandırmayı isteriz. Ülkedeki spor ambargosunu aşmak elbette mümkün. Bu konuda ya Türkiye’den veyahut Güney Kıbrıs’tan aşılabilir ki, en çok tercih edilen yöntem Türkiye üzerinden yarışmalara katılmak

 

Yusuf Osman:  Spor ambargosunun en büyük etkisi sağlıktır. Hareket etmeyen, aktif olmayan ve sadece tüketen bir topluma dönüştürüldük; tüm bunları obezite de ki artış, erken yaşta gelen kalp sorunları gibi hastalıklarla örnekleyebiliriz. Ambargolar bugüne dek temsiliyetlerin yerelde kalması ve potansiyelimizi kısıtlamak gibi negatif yansımalarıyla gençlerimize büyük oranda etki ediyor. Bu ambargoların toplum olarak gelişebilmemiz ve uluslararası alanlarda kazanımlar elde edebilmemiz için en kısa sürede kaldırılmaları tüm gençliğe sağlayabileceğimiz en büyük yararlardan bir tanesidir. Ambargolar olsun veya olmasın, bu ülkede bireysel ve ekip olarak uluslararası arenada temsiliyeti olan spor dallarımız vardır. Bunların başında Atletizm,vücut geliştirme, jimnastik ve savunma sanatları gelmektedir. Küresel seviyedeki turnuvalara katılıp, zorlu ambargo şartlarına rağmen başarılar elde eden sporcu gençlerimiz vardır. Ambargolar kalkana kadar en azından bu alanda mücadele veren sporcularımıza devletin sahip çıkması gerekmektedir.

 

Galip Albayrak:

  Ambargolar her alanda olduğu gibi ülke sporunada çok büyük zarar vermekte, ambargoların en büyük etkisi profesyonelleşememe ve bu yüzden yıllardır ülke sporu bir adım ileri gidememekte. Sözde en büyük destekçimiz olan ülkelerin takımlarının bile kamp yapmaya gelemediği daha doğrusu ambargolar yüzünden gelmesi yasaklanan bir ülkede sporun gelişmesi düşünülemez.Fakat bu  ambargoların dışına çıkmak çok zor ama imkansız değil, düzgün iradeli ve kendi haklarının peşinde olan bir yönetimle sadece spor değil ekonomik ve sosyal alanlarda da ambargoların dışına çıkıla bilir.



Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı