Köşe Yazarları

Spora siyaset karışmıştır, hem de en iki yüzlüsünden…


Benim de bu futbol karşılaşmasından çıkarttığım ilk sonuç şudur; BM’nin sözde Barış Gücü’nün ’nün varlığı artık ciddi ciddi sorgulanmalıdır…

Pile sahasında güvenliği sağlayamazmış…

Yani güneyde yapılınca, daha güvenli mi olacaktı?

Böyle bir karşılaşmayı sabote edecek birilerinin kuzeyden geleceğini asla tahmin etmem.

Yine de vukuasız bitmiş olması güzel.

BMBG, kısaca “Gidin güneyde yapın, beni karıştırmayın” demiş.

1964’den beri hep yaptığı gibi.

Peki onca askerine, polis gücüne rağmen, bir futbol karşılaşmasının güvenliğini sağlayamıyorsa, ne işe yarar?

Cumhurbaşkanı Akıncı güzel söylemiş; “Yani ara bölgede bir organizasyona yeterli güvence sağlayamam diyorlarsa, buradaki varlıklarını, kendi elleriyle sorgulanır hale getirmekteler”.

BMBG, sıfır riskle görev –pardon tatil- yapan sözde bir güvenlik gücüdür, o kadar.

Sonuçta, önemli bir olaydı, iki toplumlu bir futbol karşılaşmasıydı.

BMBG bunu yaparak, barışa katkı yapmakla bir alakası olmadığını, aksine çabaları engellemekte olduğunu da göstermiş oldu.

İkincisi ise, dibine kadar siyaset karışmasıdır.

Cumhurbaşkanı Akıncı’ya kızmayın. Aksine verilen sözden cayılması, Kıbrıs Türk tarafının eşitliğine saygısızlık ve daha bir çok oldu-bitti çabası karşısında, dik duruş sergilemiştir.

MTG Başkanı, maçın yapılmasını “siyasetten arınmış olarak değerlendiriyoruz” diyor. Mesele güneyde maç yapmak değildi ki.

Anastasiadis’in Cumhurbaşkanı Akıncı’yla konuştuklarının tam tersine, güney Kıbrıs’taki sahayı kastederek, “Maçın oynanması için ayarlanan saha, hep burasıydı” demiş olması bile, olaya siyasetin  karıştırıldığını görmek için yeterlidir. Hem de iki yüzlü siyasetin.

Onu da geçtim; BRT’nin canlı yayın aracının sahaya yaklaştırılmaması da mı siyaset değildir?

 

YAPACAK BİR ŞEY YOK, ALIŞIN!

Elektrikte yediğimiz yeni kazığın anlatıldığı basın toplantısında, Ekonomi Bakanı Özdil Nami “alışkanlıkları değiştirin” demiş.

Tabii, çünkü artık fakirleştik, kabul edin, en temel alışkanlıklarınızdan da vaz geçeceksiniz.

Yapacak bir şey yok…

Devletimiz bize asgari yaşam standardına ulaşabilmek için yol gösteriyor.

Çamaşırı, bulaşığı gece yarısından sonra yıkayacağız, sabaha kadar da ütü yapacağız.

Elektrikle ilgili kurumun amacı da, kamu yararı falan değil.

Birilerinin daha fazla kazanmasının ve kötü yönetimin ekstra maliyetinin karşılanması için, bütün bir halk elini cebine atacak.

Ha bu arada, “3 zamanlı tarifenin” içine sıkıştırılan zam da ortaya çıktı. En düşük tüketim olarak belirlenen, ayda 300 kilowat tüketen biri bile  %4 zamlı fatura ödeyecek.

Ortalamada da zam oranı, Kıb-Tek’in hesaplarına göre  % 9 ila 18 arası.

Eski Ekonomi Bakanlarından Erdal Onurhan, oturmuş kendi tüketim miktarını, eski ve yeni fiyatlarla karşılaştırmış, zammın % 25 olacağını hesaplamış. HP Genel Sekreteri de aynısını söylüyor. Maliyeci Ersin Tatar, bazı dilimlerde %50’ye karar varacağını söylüyor.

Öyle ya da böyle, yeyemem yok, yeyeceksiniz. Ta ki birileri çıksın ve Kıb-Tek içindeki bu çarkı ellesin.

O arada kablo ile elektrik, enterkonnekte sistem, ya da doğal gaz hayalleriyle avunacaksınız.

O güne kadar bu devlet kurumu size değil, kendine hizmet edecek…

Ucube yapısı ve yüksek maliyetleriyle. Bakın, sadece şu “zamlı tarifeyi” bize yutturmak için, 50 bin liralık reklam harcaması yapmışlar.

Şimdi kızıp, köpürecekler. Kızmasınlar, eski ve yeni maaş skalasını açıklayacak bir basın toplantısı daha yapsınlar, ondan sonra konuşalım…

YERİN KULAĞI VAR

KRİZ BÜYÜR MÜ?:

Bir çok konuda diğer ortaklarla farklı düşünen HP’nin, elektrikte uygulamaya konulmak istenen çoklu tarife sistemiyle ilgili ciddi itirazları var. HP Genel Sekreteri Yenal Senin, “bize sunulan tarife ile açıklanan farklı” iddiasında bulunarak, “her ne koşulda olursa olsun var olan ağır faturalar daha da artacaktır” dedi. Ben bu hükümete Temmuz ayına kadar ömür biçmiştim ancak, görünen o ki Nisan sonunda, hükümet ortakları arasında ciddi bir kriz yaşanacak gibi…   

RESMEN ALAY EDİYORLAR:

Toplumun tüm kesimleri elektrikte hayata geçen yeni uygulamanın aslında zam olduğu görüşünü savunurken, kurum ısrarla faturlarda düşüş olacağını iddia ediyor ama bir şartla,

eğer abone dikkatli kullanır ve anlatılanlara tamamen uyarsa zamdan mağdur olmayacakmış. Hatta faturasında indirim bile sağlayacakmış. Yakında faturalarla birlikte birer de “kullanma klavuzu” dağıtırlar haerhalde.

HATIRLI KİŞİ:

Antalya turizim ofisindeki görev süresi uzatılan Nazmi Pınar, Bakanlar Kurulu’nda tartışmalara neden oldu. İddiaya göre görev süresinin uzatılmasına karşı olan birçok bakana rağmen, “önemli bir kişinin”  ricasını kıramayan HP kanadının baskısı üzerine kalmış. Basit bir memur için bile bazıları ricacı oluyor ve bu kabul görüyorsa söyleyecek fazla birşey yok…

 İŞTE FIRSAT, ANLATALIM:

Güneye kaydırılan futbol maçı sürecinde Kıbrıs Türklerine yönelik uygulanan hakaret, saygısızlık, eşitsizlik, tahammülsüzlük aslında tam da Kıbrıs’ta neden çözüme ulaşılamadığını anlatan somut bir örnek oldu. Başta Monaco merkezli “Peace and Sport” kurumu olmak üzere, tüm dünyaya anladıkları dilden anlatılması gereken bir örnek. Eğer hala daha olaya “Akıncı katılmadı” boyutunda bakmaya ve maçın yapılmış olmasını da temel haklarımızın önünde görmeye devam edersek, o çözümü daha çok bekleriz…

BİR DE KAÇAKMIŞLAR:

Gökhan Naim’in katil zanlıları da kaçak çıktı. Tam da geçen gün yazdığım gibi. KKTC vatandaşlığı, TC ile muhaceret işbirliği önemli de, en az onlar kadar üçüncü ülkelerden gelenlerin takibi de önemli. İşte bakın kriminal adamlar. Resmen kimsenin ruhu duymadan burada kaçak yaşamışlar, cinayet işlemişler. Kapıdan giren kim olursa olsun takibi yapılıncaya kadar hiç birimiz güvende değiliz. Ne canımız, ne ekonomimiz. Ben ailenin yerinde olsam, İçişleri Bakanlığı’nı suçlu tutardım.

 

SEVSİNLER SİZİN EMİRNAMENİZİ:

Hatırlayacaksınız hükümet, Mağusa-İskele-Yeniboğaziçi imar  planı çalışmalarının daha sağlıklı bir şekilde yürütülmesi için bölgeyi  kapsayan bir Emirname çalışması başlatmıştı. Şehir Plancıları Odası’nın iddiasına göre, hükümet emirnamedeki  kazanılmış hak maddesini genişletmiş ve “belediyelerden inşaat ruhsatı  almış dosya hak kazanır” maddesini, “vizeye başvuran dosya hak kazanır”  olarak değiştirmiş. Bunun sonucu 500’e yakın “naylon başvuru” yapıldığı iddia ediliyor. Ancak hükümet, geçmişte verilen ve dolan 3 aylık süreyi tekrardan uzatmış. Şeir Plancıları Odası, yapılan bu son hareketin hem bölge imar planına, hem de ülkenin çarpık yapılaşmasına bir çarpıklık daha ekleyeceğini belirtiyor…

 

ZİRVEDEKİLER

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı: “Bu basit bir statü meselesi değildir. Bu, Kıbrıs Türkü’nün varlığı ve siyasi eşitliği meselesidir. Siyasi eşitlik gibi haklı olduğunuz noktalarda kararlı ve ısrarlı tavrınızı sürdürmezseniz nerelere sürüklenebileceğinizi düşünmek bile istemiyorum. Drogba değil, Drogbalar gelse, dünyanın en ünlü futbolcuları gelse Kıbrıs Türk gençliği eşit haklara sahip olmadıktan sonra ne işe yarayacak”…

 DİPTEKİLER

Atma Recep: Bizim Turizm Bakanı ilginç bir siyasetçi. Tam iki senedir bilet fiyatlarının düşeceğini söyleyip durur ama, bir türlü gerçekleşmez. Bilet fiyatlarının düşmesi için yaptıkları çalışmalar sonucu sefer sayılarının artmasına rağmen istenilen fiyat düşüşünün gerçekleşmediğini o da kabul ediyor ama, Nisan ayı itibariyle ek seferler sayesinde istenen fiyat düşüşünün sağlanacağını öngörüyor. Ne yapsın, nasıl olmasa bir gün ucuzlayacak diyerek o da bizim gibi umutla bekliyor…

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı