EkonomiKıbrısManşetRöportaj

Soyer: İleride ödemek koşulu ile maaşlarda kesinti yapılsın






Yetkili muhasip-murakıp Aydın Soyer Havadis’ten Muazzez Gazihan’a konuştu ve ekonomik krizle ilgili çeşitli önerilerde bulundu:

 

Muazzez Gazihan – Yetkili muhasip-murakıp Aydın Soyer, içinden geçmekte olduğumuz süreci değerlendirirken, Türk Lirası’nın değer kaybetmesi nedeniyle dövizdeki yükselişe dikkat çekerek, KKTC’nin resmi para biriminin olmamasından dolayı, Türk Lirası (TL ) kullanıldığı için döviz fiyatlarına müdahale etme şansı yoktur açıklamasında bulundu. Geçen haftadan beri volatilenin yüksek olması beklenen bir durum olduğunu ve dengeye gelmesi için bir az daha zamana ihtiyaç olacağını aktardı. Güçlü bir bütçeye ihtiyaç olduğuna vurgu yaparak, Hükümetin acil kaynak yaratması gerektiğini söyledi. Aydın Soyer, kaynak yaratmak için belirli bir süre için ileride ödemek koşulu ile maaşlarda kesinti yapılması gerektiği konusunda da öneride bulundu.



 

“Yabancı para girişleri”

Ekonomi ve siyaset üzerine Havadis gazetesine değerlendirmelerde bulunan Yetkili muhasip-murakıp Aydın Soyer; “dövizin fiyatı yani kurlarda diğer mal ve hizmetler gibi piyasada oluşmakta ve arz- talep dengesine göre kurlar belirlenmektedir” diyerek, yabancı para girişleri artığında TL değer kazanmaktadır açıklamasında bulundu. Son merkez bankası kurul tutanakları hakkında konuşan Aydın Soyer “ülkede kredi hacminin büyümesi enflasyonist baskıya neden olmaktadır ibaresinin olduğu, bu yüzden politika faizleri artırıldı. Bu artış ile reel faiz oranının artması TL’ye olan talebi artırdı ve TL değer kazanmaya başlamıştı. Ani bir karar ile Merkez Bankası Başkanı değiştirildi ve bu da yabancı yatırımcıları tedirgin etti. Geçtiğimiz hafta borsadan çıkan yabancı yatırımcılar, Kredi Risk Primi’ndeki (CDS) artış ve Türkiye’deki dolarizasyonun artması bunun en önemli göstergesidir” dedi.

 

“Volatilenin yüksek olması beklenen bir durumdu”

Geçen haftadan beri volatilenin yüksek olması beklenen bir durumdu diyen Soyer, dengeye gelmesi için bir süre daha gerekeceğini ve bu noktada alt direnç ve üst direnç noktaları belirli olacaktır açıklamasında bulundu.

Aydın Soyer, KKTC’nin çok fazla müdahale şansı olmamasına rağmen bu konu uzmanlar ile birlikte en kısa sürede mutlaka masaya yatırılması gerektiğine dikkat çekerek, ekonomik daralma yaşanan süreçlerde Keynesyan İktisadın dünyada uygulandığını gerek 2008 finansal krizinde gerekse son pandemi de görüldüğünü ifade etti.

“Piyasaya para pompalanmalıdır”

“Yani genişletici politikalar ile piyasaya para pompalanmalıdır. Bunun için güçlü bütçeye ihtiyaç vardır” diyen Soyer, KKTC’nin ne yazık ki böyle bir bütçe yapısına sahip olmadığını belirtti. Hükümetin acil kaynak yaratması gerektiğini söyleyen Soyer, “1000-1500 TL’ye yaklaşık 50.000 kişinin başvurması, durumun vahametini ortaya koymaktadır. İşsizliğin artması ise kötü, son rakam %10.1 fakat bunun yanında yoksullukta artmaktadır” şeklinde konuştu.

Aydın Soyer, kaynak yaratmak için önerilerini dile getirdi;

“İleride ödemek koşulu ile maaşlarda kesinti yapılsın”

“Vergisi kesinleşmiş fakat ödemeyen kurumlardan bunların tahsil edilmesi, protokole bağlı kalarak Türkiye’den kaynak akışının sağlanması, Merkez bankasının ihtiyat akçesi ile ekonomiye yardımcı olması, hükümetin daha az öncelikli harcamalarda kısıtlamaya gitmesi” gerektiğine dikkati çekerek “eğer bunlar yetersiz kalır ise maaş ve maaş nitelikli ödemelerde 2021 yılı için hayat pahalılığının dondurulması hatta eğer yapacak bir şey yoksa belirli bir süre için ileride ödemek koşulu ile maaşlarda kesinti yapılması” gerektiğini söyledi. Maaşlardaki kesintinin piyasayı daha da daraltacağını ifade eden Soyer, “geliri sıfırlanan vatandaşları düşününce maalesef gerekirse bu yapılmalıdır” dedi.

 

“5+1 gayri-resmi zirvesinden bir beklentim yok”

27-29 Nisan’da Cenevre’de gerçekleşecek olan 5+1 gayri-resmi zirve konusuna da değinen Soyer, bu zirveden pek bir beklentisi olmadığını aktardı. Hellim konusundaki tavırları bunun göstergesidir diyerek, “25 Mart’ta Yunanistan’ın bağımsızlık günü kutlamalarını gördük, ayni zamanda 5+1’in taraflarından biri olan Birleşik Krallığın Monarşi’deki ilk veliaht Prens Charles’ın da buna katılması ayrıca beni düşündürmektedir” diye yorumladı.

Soyer, sözlerine şu şekilde devam etti;  “1 Nisan’da Rum tarafı 1955 Plebisiti ve EOKA’nın kuruluşu kutlayıp Cenevre’ye gidecek bu 5+1 Rumların Annan Planı’na hayır demesinin 17. Yıl dönümünden 3 gün sonra ve ayrıca AB yine Rumların uzlaşmazlığını devam ettirici kararlar almaya devam ediyorlar, bu perspektifden baktığımda iç açıcı olarak görmüyorum. BM Parametreleri değişmeden bir sonuca ulaşmayı mümkün görmüyorum bu yüzden yeni politikamızı defaatle savunmaya devam etmeliyiz” dedi.

 

 

 







Başa dön tuşu