Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

SORUNU YARATANLAR, ÇÖZÜMÜN PARÇASI OLAMAZLAR…

Corona dilimize de yeni kelimler getirdi. Bunlardan biri de “yeni normal”…

Kapanma dönemi bittikten sonra, siyaset, ekonomi ve sosyal yaşamın radikal bir şekilde değişeceği öngörüsü var herkeste.

Evet, fakirleşme hiç öngörülmediği kadar artacak, tüketim düşecek, küçülmeler olacak… Kimine göre daha otokratik, kimine göre daha demokratik ve adil iktidarlar gelecek…

Virüsle baş etmeyi tam olarak bilemediğimiz gibi, sonrasını da net olarak göremiyoruz. Her kafadan bir ses çıkıyor.

En çok söylenen söz, “hiçbir şey eskisi gibi olmayacak”…

Bizde de benzer söylemler var.

Ama ilginç olan, bugün yaşadığımız sorunların, eksikliklerin, yetersizliklerin yaratıcıları da aynı sloganı ezberlemiş tekrar ediyor…

Sağlığın da ekonominin de yaralarının tam olarak sarılamamasının sebebi tek. Devletin 45 yılda olması gereken yerde olmaması. Ne sistemiyle ne finansmanıyla…

Her birkaç yılda bir ülkeyi döviz krizi vururken dile getirilen, gelir adaleti, vergi adaleti, devletin gelir kaynaklarının artırılması, kıyaklara son verilmesi talepleri, yönetenlerin bir kulağından girip, diğerinden çıktı.

Ayrıcalıklı kesimler yaratıldı. Birilerine devletin sağladığı haksız ve sonsuz teşvikler, muafiyetlerle adil olmayan zenginlikler yaratıldı. Devlet o zenginliklerden payını almaktan hep geri durdu.

Sonuçta, devlet eliyle yaratılan zenginler, işte gördüğünüz gibi, devletin sistemini, otoritesini takmamaya başladılar. İhale sisteminden tutun da, zaten komik olan vergilerini ödememeye kadar. Sermaye, KKTC’de sivil itaatsizliğe başladı. Çünkü, birkaç istisna hariç, onlar her dönemde satın alabilecek siyasi gruplar bulabildiler. “İstediğimi yaptırırım, güç bende” havalarına girdiler. Hükümet kurdular, hükümet bozdular. Onların desteğiyle hükümete gelenlerden ne beklenirdi ki?

Sadece son birkaç ayda hatta birkaç günde yaşanan rezaletlere bakın kafi…

Şimdi, gelelim ertesi gün meselesine.

Hasan Taçoy, Meclis kürsüsünde çıkıp, bakan olduğunda karşısına ilk çıkanın, kendisinden menfaat, ayrıcalık bekleyen kesimler olduğunu söylüyor. Çalışma Bakanı, bu zor günlerde kimin ne yaptığının ortaya çıktığını, birilerini bir kenara not ettiklerini söylüyor. Başbakan, güçleri olduğu halde yoksullar için yaratılan olanaklardan yararlanmak isteyenler olduğunu söylüyor ve onlara “ahlaksızlar” diyor. Teşviklerin, muafiyetlerin, vergi düzeninin eskisi gibi olmayacağını söylüyorlar…

Günaydın… E bu adaletsizlik hep vardı. Ama siz bile bile gayet memnun mesut sürdürdünüz. En azından, Türkiye’den gelen mali yardımlar kesildiğinden beri devletin gelirlerini artırmak, ona buna kıyak yapmaktan vazgeçmek gibi bir niyetiniz olmadı.

Tam 45 yıldır kurup, itinayla geliştirdiğiniz bu sefil düzen yıkılacaksa, yenisinde yeriniz olamaz. Eğer siz yine ortalardaysanız da, yeni düzen olmaz.

Sorunu yaratanlar, çözümün parçası olamazlar…