Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Sonay Adem’den zehir zemberek açıklamalar…

Hüseyin Ekmekçi ile dün Radyo Havadis’te yaptığımız program sırasında telefonla programa katılan, CTP Parti Meclisi üyesi ve eski milletvekili Sonay Adem, hem yolsuzluklar, hem de CTP ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Dünkü program sırasında ülke sorunlarını tartışırken kullandığım, “Hesap soracağım diye iktidara gelenler, günün sonunda iktidardan hesap sorulur durumda gidiyorlar” cümlesi üzerine telefonla programa aldığımız Sonay Adem,  milletvekilliği döneminde Meclis kürsüsünden, Cumhurbaşkanı Eroğlu’nun bankadaki 2.5 milyon sterlini ve İçişleri Bakanlığı’nda para ile vatandaşlık verildiği yönündeki iddialarını yineleyerek, CTP’yi bu konularda sessiz kalmakla suçladı…
Son seçimlerde sandıktan çıkamayan Sonay Adem, “Liste oyunları ile vekillikten alınmamın sebeplerinden biri de ortaya çıkardığım yolsuzluklardır” iddiasında bulundu. Bu noktada kastettiği, karmada ortak liste hazırlayanlardı.  Ardından, “Son 4 yılda hep bunları gündeme getirdim. Ama ne yazık ki CTP, şimdi bu konuda adım atmıyor. Sadece Sayın Eroğlu ile ilgili değil, İçişlerinde ayyuka çıkan ve 10 bin dolara vatandaşlık verildiği yönündeki iddialar. Yine  Çavuşoğlu’nun bakanlığı döneminde  çekmecede bulunan dolarlar. Şimdi kimse bu konularda izah da yapmıyor. CTP de hesap sormuyor” diye konuştu.
“Ne yazık ki, yolsuzluk konularında birçok iddia var. Gazeteler birçoğunu yazdı, Havadis olarak bizler de onlarca olay yazdık. Ne oldu peki?” sorumuz üzerine ise Adem, “Eroğlu 2009 yılında, bizden hesap soracağını söyleyerek iktidara geldi. Kırlangıç gibi birçok olay ortaya attı. Başta Sayın Soyer olmak üzere, biz de karşı cevap verdik. İspat etmezse namert olduğunu söyledik, dava açtık. 4 yılda mahkeme bile toplanmadı. Biz belgesini koyduk banka mevduatının, ama bir şey olmadı. 2,5 milyon sterlinin kaynağını emeklilik ikramiyesi olarak gösterdi. Emeklilik ikramiyesi 600 bin TL olarak başka bankadaydı, halka yalan söyledi. Şimdiki hükümetin, bu işin üzerine gitmesini beklerim. Dönemin Başbakanı İrsen Küçük, bu paranın üstüne yürümedi. O dönemde, Mal Bildirim Yasası kapsamında Eroğlu da mal bildiriminde bulundu. Zarfının açılmasını talep ettim Eroğlu’nun. Heyet zarfı açmaya korktu. Bir el var ki yolsuzluğun üstüne gitmekten korkar… Meclis Başkanı Sayın Siber’e açık çağrımdır. Eroğlu’nun mal bildirimi yaptığı zarfı açmak gerekiyor. Teberrüken Uluçay da bu paranın peşine düşmeli. İddia odur ki mal bildiriminde 2,5 milyon TL için mal bildirimi yapılmadı. Hasan Bozer bu konuda Meclis kürsüsünde dedi ki: Eroğlu bana bilgi verdi, ben yurt dışında mal sattım. Hangisi emeklik mi yurt dışında mal mı? Bu yanıt cumhurbaşkanlığından asla gelmedi. Bozer de gitti, ben de gittim. Hasan Bozer de bunu açıkladığı için zılgıç yedi Eroğlu’ndan…”…
CTP’nin  son kurultaya giderken, “köklü gelenek, güçlü gelecek” demesine rağmen, geleneklerini unuttuğunu söyleyen Adem, mal varlıkları ile ilgili olarak  CTP’lilerin, henüz açıklama yapmadığına dikkat çekerek, “İlk PM toplantısında bunu talep edeceğim. CTP’li vekiller bu geleneği sürdürmeli” değerlendirmesinde bulundu…                                                                                                                           Adem, siyasetten, siyaset yapmaktan vazgeçmeyeceğini, ille vekil olmasına gerek bulunmadığını, CTP-PM üyesi olarak idealleri için kendine düşen mücadeleye devam edeceğini de vurguladı. Bunu söylerken aslında CTP Parti Meclisi’nde yeni dönemde aktif bir politika yapacağının da ilk sinyallerini vermiş oldu…

Türkiye televizyonlarında yolsuzlukları sinema filmi gibi seyrederken, kendi yolsuzluklarımızı unutmayı da marifet sayıyoruz.

YERİN KULAĞI VAR

HESAP SORMAK MI, HESAP VERMEK Mİ:
Toparlanıyoruz Hareketi Lideri Kudret Özersay’ın Havadis Gazetesi’ndeki röportajında söylediği, “Yolsuzlukların üstüne gitmiyoruz” değerlendirmesi ile, Sonay Adem’in dünkü radyo programımız sırasında söyledikleri birbiriyle örtüşüyor. Ne yazık ki, bugüne kadar hesap sormak için gelenler, iktidardan giderken, hesap sorulur duruma düşüyorlar…

HASSASİYETLERİMİZİ BİLE BİLMEDEN:
Din İşleri Dairesi Başkanı Talip Atalay Türkiye’de bir toplantıda bizi çekiştirmiş. Bizim din konusunda önyargımız varmış da, onu kıracakmış… Yıllardır bu adada din hiç bu kadar konuşulmamıştı. Herkes kendi inancı doğrultusunda, ibadetini kendince yapardı. Ancak son yıllarda dine karşı oluştuğu iddia edilen önyargının nedenlerini bilmiyorlar mı? Sayın Atalay kusura bakmasın ama, önyargı oluşmuşsa, suçu biraz da kendilerinde aramalıdırlar… Atalay, sonunda Kıbrıs insanını hiç tanımadığını, Kıbrıs’ın gerçeklerinden ne kadar uzak olduğunu ortaya koymuş. Sürekli olarak, “Kıbrıslılar-Türkler” diye bir ayırım yapmış. Bunu söylediği andan itibaren de yaptığı değerlendirmelerin hiçbir önemi kalmamış.

13. MAAŞLAR TAMAM, YA KTHY ÇALIŞANLARI:
Maliye Bakanı Mungan kamu çalışanlarının dört gözle bekledikleri 13. maaşların en geç Cuma gününe kadar ödeneceğini açıkladı. İyi güzel de, keşke bu açıklamayla birlikte ödeme sözü verdiğiniz KTHY eski çalışanlarının, ne zaman ödeneceklerini de  açıklasaydınız. Yeni yıldan önce ödenecekleri konusunda Başbakanın sözü var. Çıkın onların da ne gün ödeneceklerini açıklayın ki, hem siz, hem de onlar rahat etsinler… 

BİZ NİYE YAPMADIK: Yaklaşık bir yıldan fazla bir süredir ekonomik krizle boğuşan Güney Kıbrıs, toparlanmak için de gereğini yapıyor. İşte 2014 bütçesi; Rum Yönetimi bu yıl bütçede giderlerini yüzde 21 oranında azaltmış. Tasarrufu kamudan başlatmışlar. Bakanlıkların çalışma giderleri yüzde 7 oranında, kamu personelinin eğitim masrafları ise yüzde 15 azaltılmış.  Vardiyalı çalışanların ödeneklerinde yüzde 25 azaltmaya gidilmiş ki, bizde de bu ek mesai sorunu olarak ortada durmakta. Ayrıca kültürel faaliyetler, yurtdışındaki temsilcilikler için bina inşaatları, KİT’ler ve silahlanma için ayrılan ödenekler tümden kapatılmış. Şimdi düşünüyorum, biz de yapamaz mıydık? Bizim de bu yıl kısacağımız, ya da kapatacağımız ödenekler yok muydu? Biz aksine bütçeyi büyüttüğümüzle övünüyoruz…
LEFKE DP’DE:                                                                                                                                                             Kurultay’a hazırlanan DP-UG’de Lefke’yi bir süre partisinden ayrıldıktan sonra geri dönen ve 2011’den beri İlçe Başkanı olan Özkan Mavioğlu aldı. Bundan önce yapılan Güzelyurt İlçe Kongresi’ni ise, UG kanadından Türkay Tokel kazanmıştı. Gözler şimdi diğer ilçelerde, bakalım dağılım nasıl olacak. Tabii dananın kuyruğu da Lefkoşa’da kopacak…

ERHÜRMAN SERT ÇIKTI:
CTP’nin BG kanadından milletvekili olan Tufan Erhürman, “partili” sayılmadığından MYK’dan istifa etti. Bunun üzerine bir makalede yazdı ve bir tür mücadele yürüteceğinin sinyallerini verdi. Dünyayı bilenle, mağarada kral olanların kıyaslaması yapan Erhürman bakın ne dedi; “…. esas kavga, gün ışığını görenlerle mağaranın önde gelenleri arasındadır her zaman. Mağaranın liderleri yenemeyeceklerini fark ederlerse gün ışığını göreni, bu duruma ilk tepkileri, ona, onu da aralarına almayı teklif etmek olacaktır muhtemelen. Oysa Platon’a göre nafile bir uğraş olacaktır bu…”.

 

ZİRVEDEKİLER

Alnar Narcılık Ltd.: 23 ortaklı Alnar’ın başarılarını dünkü Havadis Gazetesi’nde okuduk.  2011 yılında İsveç’e 23 ton nar ihraç eden firma, 2013 yılında birçok AB ülkesine ihracat gerçekleştirerek, bu rakamı 232 tona çıkardı. İzolasyon ya da tanınmamışlığın ardına sığınmadan bu başarıyı yakaladılar. Doğru zamanda, standartlara uygun üretim ve doğru fiyat politikasıyla tüm duvarların yıkılabileceğini gösteren bu yürekli ve çalışkan arkadaşları gönülden kutluyorum… 

DİPTEKİLER

Talip Atalay: Hangi devletin temsilcisi olduğunu, o devletin halkının hassasiyetlerini din adına hiçe sayan Atalay’a her kesimden tepkiler geliyor. Kendisi hem “Yönteme ve söyleme dikkat edilmeli” diyor, hem de “Kıbrıslılar-Türkler” ayırımı yapıyor.  Ayrıca, dinin kurallarının zorla empoze edilemeyeceğini en iyi bilmesi gereken bir kişi de kendisi olmalı. Biz ona hatırlatalım; Sayın Atalay bu ülkede “Kıbrıs Türkleri” yaşıyor ve onlar da Müslüman’dırlar. İbadetlerini de diledikleri gibi yaparlar. Din İşleri Dairesi’nin göreviyse, din işleri konusunda düzenlemeler yapmaktır, misyonerlik değil…

İskele Belediyesi, kent sınırları içerisinde yaşayan yabancı kökenli İskeleliler onuruna Christmas etkinliği düzenledi