Bir dost, bir arkadaş, bir spor adamı en önemlisi da adam gibi adam Yusuf Yönlüer’i kaybettik.
Ülke tenisinde yetiştirdiği sporcular ve son olarak Eliz Maloney’i yetiştiren ve onun daha ileri gitmesi için elinden geleni yapan Yusuf Hoca ebediyete göçtü.
Yusuf hoca bir yıldır kendisine yakıştıramadığımız o amansız hastalıkla mücadele ediyordu. Hastalığı ortaya çıktığında apar topar İstanbul’da tedaviye başlandı. İstanbul’da bulunduğum bir esnada eşim Yeşim, Yusuf Yönlüer, eşi ve abisi Ahmet Yönlüer hep beraber yemek yedik. Onun o zaman nasıl moralli olduğunu gözlerimle gördüm. Telefonda, KKTC’deki dostları ile konuşturdum. Her fırsatta iyi olduğunu belirtti.
Yusuf Hoca, bu amansız hastalığa karşı moralli ve bunu yeneceğini belirtiyordu. Son aylarda kötüleşti. Kötü haber en son cumartesi akşamı geldi ama ben bu haberi eşim Yeşim’e veremedim. Sabah, Yusuf hocanın abisi Ahmet Yönlüer ile telefonda konuştuk. O da üzgün ben de. Söyleyecek bir şey bulamadık. Ama Yusuf Hoca’nın herkese moral verdiğini söyledi.
Cenazesi dün kaldırıldı. Federasyon kortlarında gerçekleşen törene Türkiye Tenis Federasyonu’ndan federasyon başkanları, adanın dört bir tarafından gelen Tenisçiler ve onun öğrencileri ve en önemlisi Yusuf hocanın ülke tenisine kazandırıp dünya kortlarına yolladığı Eliz Maloney’in annesi ile kardeşi. Eliz’in annesi ile tören boyunca ağladık. Yusuf için ağladık ama o bizden sadece dua istedi. Biz de onu yaptık.
Tenis ve spor camiamızın “adam gibi adam” olan bir insanı. Yusuf hocayı kaybettik. Ailesinin, tenis camiasının ve spor camiasının başı sağ olsun.
































