Köşe Yazarları

SİZ NİYE AFFETTİNİZ?



Başbakan itiraf ediyor, bazı kişiler, hesaplarında para olmasına rağmen borçlarını ödememiş, o parayı çekmiş, hükümetin sağladığı 90 gün öteleme hakkından yararlanma yönüne gitmiş. Bunu bize şikayet ediyor, “halk affetmez” diyor. Halk affetmez de, hükümet nasıl affediyor? Demek ki çıkarttığınız karar yanlış. Herkese aynı hakkı tanırsanız, adam da parayı çeker. Olağanüstün durum ilan etmeyince olacağı budur. Bankalar yasasına muhalefetten yargılanmak istemediğim için daha fazlasını da yazmıyorum ama böyle seyretmeye devam ederseniz, çok daha kötü durumlarla karşılaşacaksınız…

 

YAPTIRIM UYGULAYAMIYORLAR: Parası olan ve çalışan işletmeler olduğu ilk açıklandığında Ticaret Odası önce bir açıklama yaptı, devletin ithalatçıdan good for payment çeki istemesinden şikayetçi oldu. Sonra Başbakan çıkıp da “ahlaksızlıktır” falan deyince, bir açıklama daha geldi, bu defa üyelerine ödeme gücü olanların durumu istismar etmemesi çağrısında bulundu. Ricayla minnetle, enişte kayınço ilişkileriyle giden bir süreç. Başbakana soruyorlar ‘ne yapacaksınız’ diye, “yatırmaları lazım” diyor başka bir şey diyemiyor.

 

37 YILLIK DEVLET, 37 GÜN DAYANAMADI:

Maliye Bakanı Amcaoğlu Türkiye’den para gelmezse mayıs ayını zor çıkarırız diyor. Hatırlayacaksınız Türkiye’den 3 milyar kusur yardım talep etmişlerdi. Türkiye’nin durumuna baktığımızda bu yardımın gelmesi biraz zor. Yani önümüzdeki ay mali yönden zorlanacağız. Ne acıdır ki, 37 yıllık devlet bu krize 37 gün dayanamadı ya işte ona üzülüyorum…

Tolga Atakan

AYRICALIĞA HAKKINIZ YOK: Karantinaya girmeyip, evlerine gidenler panik sebebi. Hisarköy, Kumyalı gidiyor. Bakan Tolga Atakan sağlık nedenleriyle, Bakanlığın izniyle falan diyor da halk bunların hiç birine güvenmiyor. Herkesin canı ortada. Ülkedeki bulaşmanın tek sebebi sözde evde karantina değil mi? Sağlık sorunu varsa, karantinalarda doktor da var hemşire de. Yeter artık bunca zaman herkes boşuna mı evine kapandı, bunca insan bunun için mi işinden, gelirinden oldu? Bu iş ayıbı da geçti, isyan ettirecek noktaya geldi artık.

 

Tufan Erhürman

ERHÜRMAN HATIRLATTI:

Tufan Erhürman, sürece zarar vermesin diye gerçekten sorumlu bir politika yürütüyor. Dün bunu hatırlattı, “İktidarda iken bana yapılanı şimdi muhalefette iken ben yapmıyorum. Döviz krizinin ortasında, ‘Türkiye sizi istemiyor diye para göndermiyor, protokol bile imzalamıyor’ söylemlerini çok duymuştuk. Ancak biz Türkiye’den para gelmeli diyoruz. Muhalefet Partisi Başkanı olarak para gelemiyorsa veya yeterli gelmiyorsa iç borçlanmaya gidin diyorum” dedi.  Utanan olmuş mudur?

 

KRİZ HÜKÜMETİ:

Başbakan Yardımcısı Özersay’dan sonra İŞAD Başkanı Enver Mamülcüoğlu da kriz hükümeti önerdi. Hatırlayacaksınız DP milletvekili Denktaş, Özersay’ın Bakanlar Kurulunda kriz hükümeti önerdiğini ancak kabul görmediğini iddia etmişti. Şimdi iş çevreleri de aynı öneriyi yapıyor. Tatar bunu da duymayacak çünkü koltuktan kalkmak, onlar için oldukça zor…

 

MAYIS’TAN SONRASI KARANLIK:

Başbakana kalsa “abartılacak bir şey, hatta salgın da yok” ama. Maliye Bakanı itiraf ediyor, Mayıs’tan sonrası meçhul. Hazırladıkları paketin ana kaynağını Türkiye’den gelecek yardım olarak öngörmüşlerdi. Şimdi o yardım gelmezse, borçlanacaklarını söylüyor Amcaoğlu. Asıl endişe etmemiz gereken budur. Anlaşıldı ki, hükümet sadece maliyenin kaynaklarını düşünmüş, bir atımlık barut çıkartabilmiş. Bundan sonrası için adam gibi öngörülere, vizyona ve en önemlisi cesarete ihtiyaç var. Yapılan yanlışların, öngörüsüzlüğün, cesaretsizliğin bedeli de ağır olacak…


Etiketler

Benzer Haberler

Başa dön tuşu
Kapalı