Köşe Yazarları

Siyasi yaygarayı boşverin, kararı yargı verecek…


Grup kararı çıkamadı ama, UBP Özgürgün hakkında Meclis’te kurulan Komite’ye bir şekilde girdi.

Yargılama süreci henüz başlamadı. Onun için herkes bir tarafın avukatlığını yapıyor.

“Arkadaşımız suçsuz” diyor Parti Başkanı, “yedirmeyiz” falan diyenler var.

Kimse çıkıp da, Başsavcılık bu noktaya nasıl geldi diye sormuyor…

Eğer elinde yeterli done olmasa başsavcılık böylesine popüler bir isimle ilgili bir konuda, ileri gider miydi?

Öyle imalar var ki, kabul edilemez.

Başsavcılık guduru iş yapar mı? Üstelik 1,5 yıl süren bir araştırmadan sonra…

Yine Başsavcılık siyasetten etkilenir mi?

Bunları akla getiren yorumlar yapmak, bu ülke siyasetinde olanlara yakışır mı?

Ortada yasalar var. Akçeli işlerin yasaya uygun olup olmadığı ortaya çıkacak.

“Ben suçlu değilim” diyen, çıkacak savunmasını yapacak, nedir bu feveran?

“Onu bitiririm, bu ‘illettir’, siyasi kumpas var, Meclis kararını kabul etmeyeceğim” diyerek, şaibeye şaibe katmak, adli bir konuya siyaset bulaştırmak ne gibi bir kazanç getirir ki?

Aksine siyasi anlamda yapanın hanesine zarar olarak geçer.

Ha, deniyor ki, “UBP’deki muhalif kanat  Özgürgün’le birliktedir… Genel Sekreterlik seçimiyle bu konunun ilgisi var”…

Alakası yok. Genel Sekreterlik tartışmasının aslını öğrendik. Kimin nasıl aday çıktığını az çok biliyoruz. Ancak artık Parti, Genel Sekreterini büyük bir çoğunlukla seçti ve o konu da kapandı. Spekülasyoları yeniden açma niyetimiz olmadığı için yazmıyoruz ama, dediğim gibi, orada başka hesaplar vardı.

Eğer bu muhalefet edenlerle, Özgürgün destekçileri aynı isimlerse, sadece şimdilik hedefleri ortak olduğu içindir…

Onlar kendi çıkarları şu anda öyle gerektiriyor diye yanında olabilirler.

Yarın Komite dokunulmazlığın kaldırılması kararı versin, Özgürgün arkasında tek bir kişi bulamaz.

Çıkacak olası bir negatif sonucun, kendilerini etkilemesine izin verirler mi?

Diyeceğim o ki, bu ülkede yasalar herkes içindir. Kimsenin ‘şu görevde bulundu, bu görevde bulundu’ diye bir ayrıcalığı olamaz.

Varsa bir şaibe, yargılanır, aklanır ya da suçlanırsın, bu kadar…

 

 

YÜZDE 20 KAÇAK ORANI GERÇEKÇİ MİDİR?

Polisin operasyonları sıklaştırmasıyla, artan sayıda kaçak yakalanıyor. Hapishanenin durumu ortada, şimdi nezarethaneler de tıka basa dolmuş.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faiz Sucuoğlu, her 100 kişiden 20’sinin kayıt dışı olduğunu söylüyor. Bu oran 2017’de yüzde 14,43, 2015’te yüzde 10’muş. Feci bir artış. Ama gerçek rakamları yansıttığından emin değilim. Neden derseniz,  resmi rakamlar çalışma izinleriyle, Sosyal Sigorta yatırımlarının karılaştırılmasından elde ediliyor. Bu iki sayının birbirini tutmadığı görülünce, aradaki fark kaçak yazılıyor. Ama ya turist olarak gelenler? Sigortada hiç kaydı bulunmayanlar? Bunlar bu sayının içinde yok. Uzmanlar gerçek rakamın yüzde 45 civarında olduğunu söylüyor ki, bence doğrudur. Çünkü yakalananların büyük çoğunluğu çalışma izniyle gelenler değil, turist statüsünde gelip de gitmeyenler.

Sonra, 2018’de Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na bağlı Çalışma Dairesi’nin denetimlerinden çıkan bir rapor var. Ticaret Odası yayınladı. Buna göre, ülkede çalışan her iki yabancıdan biri kaçak. Ve  çalışan 3 kişiden biri de yabancı. Şimdi rakamı siz hesaplayın.

Bakan Sucuoğlu, “Belki sınırdan girerken yani kaynağın başında denetlemeyi sıkı tutmak gerekiyor” diyor. Belkisi fazla aslında. Tüm olay Muhaceretle ilgili. Kapıdan girenin takibi yapılamadığı taktirde, polisiye denetimlerle kökünü kurutmanın imkanı yok.

“Belki” dese de, Bakan’ın bu noktaya gelmesi bile iyi bir şey…

 

YERİN KULAĞI VAR

 NE YANİ KORUSALAR MIYDI:

Özgürgün’le ilgili Komite kurulması sırasında Meclis’te konuşan YDP Genel Başkanı Erhan Arıklı UBP’li vekillere seslenerek; “Yol arkadaşınızı satıyorsunuz. Koltuk uğruna en yakın arkadaşınızı, genel başkanınızı satıyorsunuz”değerlendirmesinde bulundu. Nasıl yani, kendi partisinden biri hakkında Savcılık dosya gönderirse, yargılanmasın diye direnecek mi? Milletvekili yemininde hukukun üstünlüğü geçmiyor mu? Bu ülke bu kadar başsız mı? Ya da, Arıklı niye öyle sanıyor?

 

PROPAGANDAYA ÇOKTAN BAŞLADI:

TDP Genel Başkanı Cemal Özyiğit; “Bu hükümet Cumhurbaşkanlığı seçimine yönelik kurulmuştur. Burada kendisine biat edecek yönetimler istemektedir” diyerek, Akıncı’nın yeniden aday olmasını ve bir an önce adaylığını açıklamasını istediklerini söyledi. Aslında son birkaç aydır ziyaretlerini sıklaştıran Akıncı seçim havasına çoktan girmiş, nabız yoklamaya başlamış görünüyor.

 

BİR DE YASA VAR AMA:

Kıb-Tek’te yolsuzluk iddiası ile haklarında açılan davada tutuksuz yargılanan kişilerin, Lefkoşa’ya tayin edilmesi olayında Genel Müdür, “Toplu iş sözleşmesine göre bu iki kişinin yarı ödenekli olarak işten durdurulmaları gerekir. Ancak bu kararı Yönetim Kurulu verebilir. Şu anda Yönetim Kurulu olmadığı için Lefkoşa şubesinde bugün işlerine devam etmek durumundadır” diyor. Ama Toplu Sözleşme’nin üstünde de bir Elektrik İnkişaf Yasası var. 11. maddesinde, açılan bir dava, kovuşturma veya başka yargı işleminde Kamu Görevlileri Yasası’nın geçerli olduğu belirtiliyor. Keşke bir hukukçuya inceletselerdi…

 

HADE AÇIN O ZAMAN:

Bizim hükümet ortaklarının “kafa karışıklığı” yaşadığı Maraş için Türkiye’den talip var.  Güney Ege Turistik Otelciler İşletmeciler Birliği Başkanı Bülent Bülbüloğlu, Maraş bölgesinde atıl durumdaki otel ile işletmelere talip olduklarını belirtti. Bu ne heves kardeşim… Bu kadar meraklıysanız, Maraş’ı ne bekliyorsunuz? Gelin başka bir bölgede yapın yatırımınızı.

 

GARSONLARLA ANLAŞAMAMAK:

Turizmde ucuz işçi konusu, müşteriyi de rahatsız etmeye başladı. Sorun sadece yerli istihdamın yüzde 20’de kalması değil. Çalışan üçüncü uyruklular da sorun. Bayram’da KKTC’ye gelenlerin internette yaptıkları yorumlarda, ortak bir şikayet vardı, dil sorunu nedeniyle özellikle Rus ve Afrikalı garsonlarla anlaşamamak. İstisna değil bu; 5 yıldızlı otellerde meydana gelmiş. ‘Turizm ülkesi’ iddianız varsa, buna göre de kurallarınız olacak…

 

HEDEF 5 BELEDİYE:

Yıllardır borç batağında olan birçok belediyenin gözü, 2020 yılında hayata geçirilecek Belediyeler Yasasında yapılacak değişiklikte. KKTC’de halen 28 belediye bulunuyor ve bunların yüzde 95’i borç batağında. Bırakın sosyal yatırımları, maaş ödemekte zorlanıyorlar. UBP-HP hükümetinin belediyelerle ilgili görüşü, sayının 5’e düşürülmesi yönünde. Bence bunu hayata geçirirlerse, önemli bir sorunu da çözmüş olacaklar…

ZİRVEDEKİLER

Cenk Diler: “AB çatısı altında (hangi çatı ise!) iki ayrı devlet, diyor. AB çatısında, Türkiye nasıl garantör olur? Bu kabul görür mü? Bunlar için ayrıntı vermiyor. Ama çocuğun adını koyuyor. Las Vegas olacak Maraş diyor. Türkiyeli yatırımcılara müjde veriyor. Davet ediyor. Yetmedi, daha da gelin, yeşil sermayeyi buralara da yayın, bizi kalkındırın. Başımız göğe ersin!”…

DİPTEKİLER

Yasa Var, Uygulanmıyor: ABD Dışişleri Bakanlığı İnsan Ticareti Raporu, her yıl olduğu gibi yüzümüze vurulan bir tokat gibi. Raporun hemen her madddesinde, “gerekli yasalar var olmasına rağmen” uygulanmadığı; özellikle gece kulüpleri özelinde insan kaçakçılığı,  insanlık dışı çalışma koşulları konusunda hükümetin çaba göstermediği; sosyal hizmetlerin ve kolluk kuvvetlerinin yetersizliği; komisyoncular, işletmeler hakkında nadiren soruşturma açıldığı gibi vurgular ve öneriler var. Hani bir Gece Kulübü Komisyonu vardı ya, onun da işlevsiz olduğu belirtiliyor. Okuyunca insan isyan ediyor.

 

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı