Kıbrıs’ta yüzyıllarca öyle bir düzen kurulmuştu ki,
Kelle sayısı belirlenip ona göre haraç kesiliyordu.
Gelip gidenler ayırımsız ahaliyi haraca bağlamışlardı.
Halbuki insanlar kendi halindeydi,
Ve genellikle inanışlarına göre yaşıyorlardı.
Mesela, eskiden ada Müslümanları bir inanıştan dolayı kargaları öldürmezlermiş.
Bir keresinde Lefkoşa Sarayönü’nde bir otele yerleşen yabancı bir yazar,
Etraftaki ağaçları dolduran yüzlerce karga sesinden uyuyamamış…
…
Daha sonra bu inanış yok olacak,
Ve karga başına iki şilin konacaktı…
…
Osmanlı adayı almazdan önce de Kıbrıs’tan haraç alıyordu.
Memluk Sultanı Osmanlılara yenilince,
Araplara ödenen haraç Osmanlılara ödenmeye başlanmıştı,
Ta fetihe kadar.
Yani Osmanlı adayı almasa da olurdu.
Bu durumda,
Alemine aldığı söylenebilir mi?
…
Zaten fetihten sonra da düzen haraç düzeniydi,
O devir de İngiliz’in adaya gelişine kadar sürdü.
Yeni gelenlerin marifeti çoktu.
Resepsiyonlarda kadınlı erkekli dans ediyorlar,
Ahali de buna şaşkın gözlerle bakıyordu.
Bizimkilerin bıçak ve orak oyunundan başka bildiği dans yoktu,
Üstelik erkek erkeğe.
Kadınlar da en çok kına gecelerinde mum yakarak dans ediyorlardı.
Kadın kadına.
İngiliz, bigudilerle saçlarını yaptıran kadınları ile dans ederken,
Bir yandan da gümrük vergileri yanında birçok vergiler koyuyordu.
1931 isyanı gümrük vergileri bahane edilerek çıkarılmıştı…
…
Kısacası,
Ada haraca kesilmeye alışıktır.
Bu durum bir kültür oluşturur mu?
İnsanları nemelazımcı,
Umursamaz yapar mı?
Nasıl olsa adanın kaderi bu deyip ne olursa olsun’a yatar mı insanlar?
…
Kıbrıslıya buz pateni yaptır,
Dillirga’yı isteyecek…
…
Ahalinin Dillirga’da sıkışıp kalmasının nedenleri vardır.
Bu nedenler onlarda birikim yaratmıştır.
İnsanlara, hele haraç konusunda kimse kül yutturamaz.
Yüzyılların deneyimi mevcuttur.
Kimsenin su ve elektriğin haraca dönüşeceğinden kuşkusu yoksa nedeni budur.
Benzetme yerindeyse,
Bu ahali,
Sıngılıyı sıyırdı/Eski Saraya kandil astı…
…
Bu sözün kaynağını araştırdık ancak bulamadık.
Bizim doğup büyüdüğümüz evde çok kullanılan bir sözdü.
Sırasında çokbilmiş açıkgöz insanların yaptıklarına dair söylenirdi,
Sırasında belirli bir deneyimi vurgulamak için…
…
Bu satırlara Pembe Marmara’nın “Bayram” adlı şiirinde “Sıngılıyı sıyırdım/Eski Saraya kandil astım” şeklinde kullanıldığına rastladık.
Bu sözün Osmanlı halk kültüründen geldiği belli…
…
Diyeceğim şudur:
Bu adada herkes her şeyin farkındadır,
Sıngılıyı sıyırıp, Eski Saraya kandil asmıştır.
Fakat,
Meseleleri çözme konusunda durumları vahimdir.
Çünkü öyle bir kültürün içinden geçip gelmemişlerdir.
Hâlâ haraca bağlanması da bu vahim durumundan kaynaklanır…
(2016)
































