Sınav, sınav, sınav… - Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
EğitimKöşe Yazarları

Sınav, sınav, sınav…

Öğretim yılının sonuna doğru geliyoruz. Dün bir yakınımı aradım, telefona cevap vermedi. Anında mesaj attı; “Sınavdayım”. Kendisi mi sınavdaydı yoksa çocuğu mu sınavdaydı anlamadım. Dedim ne sınavı? Cevap geldi: “Deneme sınavı”.

Sınavlar sadece çocuklarımızın değil bizim hayatımızı da etkilediğini çok rahatlıkla görebiliyoruz. Sınavlar nedeniyle maddi ve manevi olarak etkileniyoruz. Bir düşündüm, KKTC’de Mayıs ve Haziran ayları sınav ayları…


Bir çırpıda aklıma gelenleri sayayım dedim, o kadar çoktular ki bir çırpıda sayamadım. Mayıs ayında ortaöğretimde final sınavları var, Kolejlerdekilerin sanırım GSCE ve A Level sınavları da var. Sonra Haziran’ın ilk haftası 5’inci sınıfların “Kolej Sınavı” var. Ardına artık sıralanır sınavlar…

8’inci sınıfların girdiği Bülent Ecevit Anadolu Lisesi ve 20 Temmuz Fen Lisesi Yerleştirme Sınavları var. Her zaman olduğu gibi bütünleme sınavları var. O da yetmez son zamanlarda bütünlemenin bütünlemesi sınavları da var.

… Ve tabii ki Türkiye’deki üniversitelere girmek için YKS sınavı var, buna ek olarak KKTC’deki üniversitelerin ayrı ayrı yaptıkları giriş sınavları da var. Bu konuda bir türlü bir merkezi sınavı beceremediler. Her üniversite ayrı ayrı sınav yapıyor. Düşünün ki KKTC’deki üniversiteye gitmek isteyen bazı öğrenciler 3-4 üniversitenin sınavına birden girmek zorunda kalıyor.

Bu iş sınavlarla da kalsa iyi… Bildiğiniz gibi bunların bir de hazırlık süreçleri var. Kimisine bir yıl kimisine iki yıl önceden hazırlanmak gerekiyor. Çocuklar okul sonrasında dershaneler ve özel derslere koşuşturup duruyorlar. Tabii ki çocuklar ile birlikte anne-babalar da koşuşturuyor. Böylesi zamanın yetişmediği bir girdabın içinde tepinip duruyoruz.

Bu koşuşturmanın sonunda her zaman mutluluk ve başarı gelmiyor. Çoğu zaman hüsran ve hayal kırıklığı ile sonuçlanıyor. Elbette ondan sonra da hayal kırıklığını ortadan kaldırmak için uğraşıyoruz. Kabul etmek gerekir ki çocuklar için çok yorucu ve yıpratıcı bir dönem…

Tüm bu süreçlerden sonra üniversiteyi bitiriyorsunuz, işe gireceksiniz yine sınav… Hele devlette çalışmak istiyorsanız Kamu Hizmeti Komisyonu tarafından yine sınava tabi tutuluyorsunuz. Belki siz mesleğinizde harikalar yaratıyorsunuz ancak KHK’nın yaptığı yazılı sınavda başarılı olamazsanız işe giremezsiniz. O sınav dışında geçmişte ne yaptığınızın bir önemi yok.

Bu kadar sınavın olduğu yerler daha çok gelişmekte olan veya üçüncü dünya ülkeleri olabileceği konusunda bir öngörüm var. Mesela eğitimde iyi işler başarmış Finlandiya’da 9’uncu sınıfa kadar sınav yok. Ondan sonra da öğrenmenin gerçekleşip gerçekleşmediğini görmek adına bazı değerlendirmeler var.

Pisa sınavlarında çok üstlerde olmayan İngiltere’de ise birkaç ulusal düzeyde sınav var onlarında sadece bir kısmı bir yerlere girmek için kullanılır. Örneğin ilkokul 2 ve 6’ncı sınıflarda tamamen öğrenme işleminin gerçekleşip gerçekleşmediğini görmek için yapılan SAT sınavı var. Burada yapılan değerlendirme sonunda çocuklardaki eksiklikler giderilmeye çalışılır. Bir de 11 ve 13’üncü sınıflarda yapılan GCSE ve A Level sınavları var. A Level sınav sonuçları üniversiteye gitmenize yardımcı olur.

Bizdeki gibi küçük yaşlardan çocukların geleceğini etkileyen sınavlar çoğu yerde yoktur. Umarım bir gün bizim ülkemizde de sınavların bu kadar önemli olmadığı bir ortam yaratabiliriz.

 

Web tasarım ve geliştirme : Baba Bilgisayar