Köşe YazarlarıMagazin

Sevenlerin, gönül ve emek verenlerin günü


14 Şubat hızla yaklaşıyor. Şubat ayının gönüllerini birleştirenler için en özel günü olan Sevgililer Günü’ne çok az kaldı. Asıl adı Aziz Valentin Günü olan ve aslında dini bir anma günü olarak ortaya çıkan 14 Şubat’ın romantik bir hal alması ise 200 yıl öncesine dayanıyor. Dini bir günün, nasıl olup da romantizme bağlandığı ise halen akıllarda soru işareti olarak kalıyor. Birçok efsane var konuyla ilgili ama bizi ilgilendiren kısmı bir gün için de olsa çiftlerin sadece birbirlerini düşündüğü bir gün olması 14 Şubat’ın. Çiçekler, hediyeler, mekanlar ve romantik yemekler… Çoğumuzun aklında cevaplanması gereken sorular ve yapılması gereken planlar mevcut.

Yapılan mekân veya hazırlık planları dışında bir de tüm erkeklerin başının belası hediye bulma süreci var. Hediye seçimlerimizde pek çoğumuzun düşüncesi; özel olması, uzun yıllar saklanacak ve kullanılacak bir ürün bulunması yönündedir. İyi bir fikir akıllara gelmeyince bu düşünce ihtiyaç duyulan bir hediyeye doğru evrilir.

Maddi duruma göre hediye uygun ya da pahalı bir ürün olabilir. Güzel ve pahalı hediyeler mutlaka her kadını ve erkeği cezbeder fakat bu yıllara yayıldığı zaman, konu biraz monotonluğa ve ızdırap dolu düşünce fırtınalarına dönüşebilir. Aynı problemleri (zamanında) yaşamış biri olarak sizlere naçizane önerim butik ve el işi ürünlerine yönelmeniz olacaktır. Hele ki kendinizin tasarladığı veya bir araya getirdiği hediyeler olursa tadından yenmeyeceği aşikardır.

Hediyeyi hediye yapan verilen emeğin, düşüncenin bir ürünü olmasıdır. Karşınızdakinin anlaması da verilen hediye kadar önem taşımaktadır tabii. Bu özel hediyeler yanında çağımızda gün geçtikçe yeri azalan şiirler var bir de. Herkes iyi okuyamayabilir. Ezberi de kuvvetli olmayabilir. Güzel bir tebrik kartına özenle yazılmış bir şiir bile sevdiğinize kendisini çok özel hissetmesini sağlayabilir.

Atilla İlhan’dan mesela… Cahit Sıtkı Tarancı’dan, İlhan Berk’ten ya da Özdemir Asaf’tan. Bu vesiyle ben de tüm sevip ve sevilenlere Abdurrahim Karakoç’un “Hayal ve Gerçek” şiirini armağan ediyorum. Okumanızı veya Cengizhan Sönmez’den dinlemenizi ısrarla tavsiye ederim. Bazen sadece sevmek yetmez. Emek de vermek gerekir. Tüm sevenlere gönül ve emek verenlerin “Sevgililer Günü” kutlu olsun…

***

Gönül ve emek verenler demişken Havadis ailesi olarak “Sevgililer Günü”nün bizler içinde apayrı bir yeri var. 14 Şubat 2009’da “Gazetecilerin Gazetesi” sloganıyla kurulan Havadis birkaç gün sonra onuncu yılını dolduracak. Bu özel günün sevincini ve gururunu sizlerle paylaşmak isteriz… 13 Şubat akşamı Lefkoşa Eziç’te üst düzey ve seçkin davetlilerle, kalabalık halk kitlesinin katılımıyla yıl dönümümüzü kutlayacağız.  Bizlere inanıp destekleyen tüm halkımızı davet ediyoruz. Böyle bir sevgi gününe tesadüf eden kuruluş yıl dönümümüz vesilesiyle tüm okurlarımıza teşekkür ediyor, sevgilerimizi iletiyoruz. Günlerimizin sadece bir gün değil her gün sevgi dolu geçmesi dileğiyle…

 

***

 

2020 acısıyla tatlısıyla çok farklı bir yıl oluyor benim için. 2009 yılında stajyer olarak 4 ay çalıştığım Havadis Gazetesi’nde şu an iki önemli departmanın müdürlüğünü yürütmek benim için büyük bir gurur kaynağı. Mevcut olan görsel yönetmenlik vazifemin yanında magazin müdürlüğü görevini de üstlenmiş bulunmaktayım. İnanıp, güvenip beni bu göreve layık gören Başaran Düzgün’e bu yazı vasıtasıyla teşekkürlerimi iletmek isterim. Bugüne kadar desteğini üstümden esirgemeyen aileme, iş arkadaşlarıma, senelerle beraber çalıştığım, tecrübesini ve bilgisini benden esirgemeyen, bir abi bir baba gibi yanımda olan Mustafa Özsoy’a şükranlarımı sunarım. Devraldığım bu bayrağı daha yüksek çıtalara çıkarmak için elimden geleni yapmaya çalışacağım. Önümüz aylar içerisinde Havadis Gazetesi Magazin Bölümü olarak sanat, moda ve müzik alanlarında yerli ve yabancı haberlerimizle yepyeni konseptlerimizle sizlerle birlikte olacağız… Esenlikle kalın.




Etiketler

Benzer Haberler

Başa dön tuşu
Kapalı