Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

SAÇMALADINIZ ARTIK

Hani olağan üstü bir durum var, ortamı fazla germeyelim, eleştiriler yıkıcı değil yapıcı olsun derken hükümet iyice saçmalamaya başladı. O kadar ki, ülkenin seçilmiş Cumhurbaşkanı ve seçilmiş Belediye Başkanını neredeyse “organize suç örgütü” ilan etti. Başbakan, Kıbrıs’ın güneyinden ve AB’den sağlanan ilaç ve malzemelerin “Cumhurbaşkanlığı ve Lefkoşa Türk Belediyesi iş birliği ile yasal olmayan yollardan KKTC’ye geçirildiğinin saptandığını” söyleyecek kadar kendini kaybetmiş durumda. Canımızın derdine düştüğümüz bugünlerde başınızda bizi kurtaracak bir yönetim olduğunu nasıl varsayalım artık.

 

ALAYCIYMIŞ: Cumhurbaşkanı’nın “gereğini yapın” açıklamasına sinirlenmiş Başbakan. Cumhurbaşkanı alaycıymış da halkla saygısızlık etmiş de KKTC hukuk devletiymiş falan. Şimdi mi aklınıza geldi? O Başbakanlık açıklamasıyla alay edilmez de ne yapılır? Ciddiye alınacak tarafı mı var? Kendi gümrükçüsünün, kendi deposuna gönderdiği ilaçlara yasa dışı dediği yetmezmiş gibi, bir de kalkıp onu bunu suçlar. Neyse, çok yazmaya gerek yok, vatandaş sosyal medyada benim burada söyleyeceklerimin fazlasını söyledi zaten. Düzeltmeye çalıştıkça daha da batıyor.

 

“YARDIM VE YATAKLIK”:

Sağlık Bakanlığı Cumhurbaşkanı Akıncı ve Harmancı’nın ortak operasyonu ile güneyden “kaçak yollarla” getirilen bu ilaçları kullanma kararı alırsa ne olacak? Madem bu ilaçlar yasal olmayan yollardan ülkeye sokuldu, bu durumda Sağlık Bakanı Ali Pilli, Akıncı ve Harmancı’ya “yardım ve yataklıktan” nasıl bir ceza alacak? Şaka bir yana, dertleri sağlığımız değil, siyaset. Arkalarından bu saçmalığa destek veren koroyu da harekete geçirdiler. Böyle bir zamanda toplumu kimse bu kadar kamplaştıramazdı.

 

BEN OLSAM FARKLI OLURDU:

Başbakan Yardımcısı Özersay, “Başbakan olsaydınız, sağlık ve ekonomik anlamda bugünkü krizi bu şekilde mi yönetirdiniz?” sorusuna “Hayır, daha farklı olurdu. Yalan söyleyecek durumum yok” yanıtını vererek, ortağı olduğu hükümetin, virüs krizini yönetme şekline katılmadığını ima etti. İlk günden beri söylüyoruz, eğer kriz olmasaydı bu hükümet çoktan biterdi diye. Malum krizin ilk günlerinde Özersay’ın teknokrat hükümet istediği ortaya çıkmış, Özersay bunu yalanlamamıştı. Şimdi 4’lü hükümeti bozduğu için bin pişmandır sanırım. Ama geçmiş olsun, koskoca ülkenin yıkımına ortak oldu.

 

İNTERNET VERGİSİ SANSÜRDÜR:

Maliye’nin otelci ve casinolardan yüz milyonlarca lira günü gelmiş alacağı dururken, hükümet internet kullanıcılarına ek vergi getiriyor. Bunun adı sansürdür. Fikir özgürlüğüne müdahaledir. Facebook’u kapattırmak için çabası olduğu haberleri de gelmişti bir süre önce. Onu başaramayınca, bu yolu seçmiş anlaşılan.  Halkın eleştirilerinden bunalmış, şimdi zam yoluyla demokratik hakları kısıtlıyor. Tabii dolaylı yoldan vatandaşın cebine el atmak kolay, asıl derdiniz paraysa, gidip kumarhanelerden alacaklarınızı tahsil etsenize. Adamlar açık açık “ödemeyeceğiz” restini çekerken siz ne yaptınız söyler misiniz?

 

İŞİN CİDDİYETİNİ ANLAMIYORLAR:

Yeteri kadar test yapmadıkları için, vaka sayısı düşük çıkıyor. Kalkıp bunun arkasına sığınıyorlar ve sürekli olarak “abartılacak bir şey yok” diyorlar. Maliye Bakanı Amcaoğlu, “Bana kalsa, ben bugünden ekonomik işletmeleri yeniden açarım” diyebiliyor. Sağlık Bakanının “yeni pandemi hastanesi 45 günde tamamlanacak” demesinin üzerinden 5 gün geçti. Ortada hiçbir şey yok. Hoş Bakandan başka kimsenin inandığı da yok ya… Yarın virüste bir patlama yaşanırsa ne bunu göğüsleyecek ilaç, ne doktor, ne de yeterli bir hastane var. Bundan sonrası daha da karanlık görünüyor.

 

HAKSIZ GELİR ELDE EDİYOR: Petrol fiyatları bir aydan fazladır yerlerde sürünürken, hükümet bunu halka yansıtmayarak, yine yüzsüzlerin ödemediğini bizden çıkarıyor. Ne benzin fiyatlarında yeterli düzenleme yapıldı, ne üretimin hammaddesi fueloilde ne de elektrik fiyatlarında. Bunların hepsini ucuzlatması gerekirken, haksız gelir elde ediyor. Dar gelirli olup da hala daha bu hükümete destek veren var mıdır? Bilemiyorum.