“Psikolojik? Hayır alakası yok! Stres? Ooo çok!” - Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Cumartesi, Nisan 13, 2024
Poli

“Psikolojik? Hayır alakası yok! Stres? Ooo çok!”

Pınar Cavlan

Duygularınız olmasaydı siz şu anda nerede ve nasıl birisi olurdunuz hiç düşündünüz mü? Eğer elinizde tüm tecrübelerinizin bir özeti olan film şeridi olsaydı, duygularınız bu yaşam şeridinin karelerindeki renkler olurlardı.

Hisleriniz, gerçekten de yaşamınıza renk katıyorlar. Bir an için hiçbir duygunun var olmadığı bir dünya düşünün. Düşünün, keyif diye bir şey yok. Mutluluk yok, sevinç yok, şefkat yok, merhamet ya da samimiyet yok… Ne kadar boş ve anlamsız olurdu… Düşünün sevgi diye bir şey yok, aşk yok, hiçbir pozitif duygu yok…

Hislerin olmadığı bu hayali dünyada olumsuz duygular da olmazdı elbette. Acı, sinir, bunalım, keder, dert, korku, hüzün de olmazdı. Negatif hisler de dahil olmak üzere, hiçbir duygunun var olmadığı ve hissedilemediği bir yaşam, oldukça gri, mekanik bir rutin halini alırdı muhtemelen.


Yine de hiç yaşamamış olmayı tercih edeceğiniz o kadar çok duygu var ki hayatınızda. Ve bilinçaltınızda kayıtlı olan, “geçti” sandığınız o kadar çok sıkışmış olumsuz duygular var ki yaşamınızı yönlendiren ve hatta hastalıklarınızı oluşturan… Farkında bile olmadığınız, çok uzun zaman önce yaşadığınız ve atlattığınızı düşündüğünüz; ancak bilincinizde artık olmasa da arka planda yani bilinçaltınızda etkileri devam etmekte olan çok fazla sıkışmış his söz konusudur aslında. Benzeri her olay da tetikler o hisleri; farkında olsanız da olmasanız da.

Bilinçaltınıza hapsolan bu duyguları, beyin işleyişinde depolanmış birer kodlama olarak düşünebiliriz. Ve olumsuz bir kodlama, kimi zaman bilincinize gelerek tepkileri ve ruhsal durumunuzu olumsuz etkilerken, kimi zaman fiziksel hastalıkların kaynağı oluyor. Birçok hastamda gözlemlediğim bir durum, belki bunu açıklamaya yardımcı olabilir:  “Bu fiziksel bir ağrı, psikolojimle ilgisi yok” tepkisi, “stres” deyince “stres etkiliyor olabilir” cümlesine dönüşüyor örneğin. Sanki “ağrınız yok yalan söylüyorsunuz” demişim gibi algılanıyor nedense “psikolojik” kelimesi; ve nedense onlara göre stres psikolojik bir olay değil! Ağrı var tabi ki de; fiziksel, fizyolojik, anatomik, genetik, vs. etkenler de var illa ki! Ama her durumda, kendinizi nasıl hissettiğiniz ve ruh haliniz çok önemli etken. Yine de bunu mantığa kabul ettirmek adına çoğu zaman, stresin bağışıklık sistemini baskıladığı, veya vücut işleyişindeki bazı hormonların dengesini bozarak fizyolojik etkiler oluşturduğu bilimselliğini de öne sürmek gerekebiliyor.

Günümüzde, tüm tedavi yöntemleri; negatif duyguların oluşturdukları olumsuz enerjiler ile hastalıkları tetiklediği gibi, olumlu ve iyi bir ruh halinin de tedavilerde çok önemli bir yeri olduğunu kabul ediyor. Fiziksel olanlar da dahil olma üzere, tüm hastalıkların altında “zihinsel etkenler” ya da daha kabul edilebilir bir cümle ile ifade edecek olursak “stres” olduğunu hepimiz biliyoruz. O yüzden pozitif kalmayı, anda kalıp mutlu olmayı yaşam tarzı olarak benimsemek en güzeli, ve tabi ki en sağlıklısı!

Eveeet, uzun bir aradan sonra yeniden buralardayım yazılarımla. Giriş cümlesi kaydı ve sona denk geldi sanmayın sakın. Klişeleri oldum olası sevmedim, ama uzun bir aradan sonra buradayım demeden de geçemedim.

Klasik hastalık anlatımları değil farklı bakış açıları ile görüşmek üzere; yine yeni yeniden!

 

Uzman Fizyoterapist Ve Yaşam Koçu PINAR ÇAVLAN

Tepki göster
Bayıldım
0
Bayıldım
Huzurlu
0
Huzurlu
Hahaha
0
Hahaha
Üzüldüm
0
Üzüldüm
Hayran Kaldım
0
Hayran Kaldım
Facia
0
Facia
Web tasarım ve geliştirme : Baba Bilgisayar