Köşe Yazarları

Psikolog nedir ? NE DEĞİLDİR ?


Tüm meslektaşlarımında karşılaştığı bir durum olan psikolog nedir, ne yapar, ne yapmaz, ilaç yazar mı… bu tür sorularla gündelik hayatlarla çokça karşılaşıyoruz. Öncelikle psikolog nedir ile başlamak istiyorum. Psikolog ; bireylere ihtiyaçları olduğunda psikolojik desteği veren, kişilerin kendi hayatlarını olumsuz yönde etkileyen, işlevselliklerini bozan ve baş etmekte zorlandıklarını durumlarla ve düşüncelerle çalışan , bu alanda eğitimini ve sertifikasyonlarını tamamlamış kişilerdir. Terapilerin her hastalığa göre yada her duruma göre çeşitli formülasyonları vardır ve bu formülasyonlar çerçevesinde terapi sürdürülür. Psikoloğa gelen danışanların genel olarak beklentileri problemlerinin kısa zamanda çözülmesidir. Fakat yanlış bir algıdır çünkü bir çırpıda hiçbir problemin geçmesi mümkün değildir. Terapi sırasında psikologlar danışanların duygu ve düşünlerinin altında yatan şeyleri bularak danışanın çözümlemesine ve anlamasına yardımcı olur. Bu süreç içerisinde danışanlar kendi hayatlarında engel düşüncelerini fark eder ve olumsuz duygu durumlarını zaman içerisinde psikologların yardımı ile çözümlemeye başlar. Psikologlar, bireylerin işlevsel olmayan problem yaratan düşüncelerini daha işlevsel ve daha yapıcı düşüncelerle değiştirmesine yardımcı olur. Bu süreç içerisinde psikologların kişide köklü değişikliğinin olmasını beklemek hata olur. Yapmaya çalıştığımız şey, Bireylerin aslında zaman içerisinde kendi kendisinin güçlü yanlarını ortaya çıkaracak gücü göstermek ve zaman içesinde düşünce ve davranış değişikliğine yardımcı olmaya çalışmaktır.

 

Peki psikolog ne değildir ? Psikolog, doktor değildir. Psikologlar ilaç yazmazlar. Psikoterapi içesinde belirli formülasyon ve terapi teknikleri ile danışana psikoterapi uygularlar.

 

Psikolog deli doktoru da değildir, psikoloğa gelen deli de değildir. Psikoloğa gelmek demek illa çok ciddi bir psikiyatrik bozukluğu var demek değildir. Bazen bireyler ve buna biz psikologlar da dahil karmaşık durumlar içerisinde kalabiliyoruz ve ne hissettiğimiz ile ilgili duygu karmaşası yaşayabiliyoruz. Bu zamanlarda birinden yardım almak yada doğru kararı vermede birinin yardım etmesi çok önemlidir. Psikoloğa danışmak için illa çok büyük bir psikiyatrik rahatsızlığa sahip olmak gerekmez.

 

Psikolagla olan iletişim normal sohbetle aynı değildir. Psikoloji farklı yaklaşımları, ekolleri, kuramları barındıran bir bilim dalıdır. Çevrenizdeki insanlarla sohbet edebilir dertleşebilirsiniz ama psikolojik olarak profesynel bir destek almak isterseniz psikoloğa gitmeniz gerekmektedir.

Psikologlar sizi yargılamaz eleştirmez. Size karşı objektif yaklaşarak farkındalığınızın artmasına sebep olur. Emir vermez tavsiye vermez, sizi kendinizi keşfetmeniz yolunda takviye eder.  Genel amaç empatidir. Bizler danışanlarımızla empati kurarak onları anlamaya çalışıyoruz ve bu yolda danışanın ne istediği değil nasıl problem çözümüne gidebilirizle ilgileniyoruz.

Terapide gizlilik ilkesi esastır. Terapide konuşanlar gizli kalmakta, kimse ile paylaşılmamaktadır. Danışandan izin almadan kimse ile bilgiler paylaşılamaz.

 

Ve en önemli kısım ise “sen psikologsun” ile başlayan cümleler. Evet bizle psikoloğuz sizler gibi insanız ve herkesin olduğu gibi bizlerinde sorunları, sinirlendiğimiz noktalar, hatalı düşünce ve davranışlarımız olmaktadır.  Herkes gündelik hayatında nasılsa bizde öyleyiz. Psikolog olmak demek mükemmel cevaplar, mükemmel kararlar ve tepkilerin kusursuz olması anlamına gelmemektedir ya da psikologların hiç sorunu ,travması yok anlamına gelmemektedir. Bu düşünce hatalı bir algıdır. Gündelik hayatımızda bizde diğer insanlar gibi sinirlenebiliyor, ağlıyor ve insani tepkiler verebiliyoruz. Fakat terapi odası tamamen başkadır. Aldığımız eğitim, terapi formülasyonları, ekoller ve terapist kimliği ile danışanlarımıza yardım ediyoruz.

 

Uzm. Klinik Psikolog Ece Birsel Yüksekbaş

 



Etiketler

Benzer Haberler

Başa dön tuşu
Kapalı