Piyasaya para pompalanmalı

11 Ağustos 2018 Cumartesi | 10:24
asgari-ücret-para

Türk Lirası olağanüstü bir hızla değer kaybetmeye devam ediyor. Uzmanlar, hükümetin alım gücünün korunması için acil tedbir almasından yana

“MAAŞLAR 2 AYDA BİR ARTMALI”: Ekonomist Ünal Akifler: Euro’ya geçemiyorsak, yapılması gereken hükümetin para bularak her iki ayda bir Hayat Pahalılığı’nı maaşlara yansıtması ve asgari ücrete her iki ayda bir artış yapmasıdır. Vergilerin de düşürülmesi gerekir 

“VATANDAŞ ŞOKTA”: Ekonomist Derviş Kemal Deniz: Ülke bu durum karşısında sessizliğe boğuldu. İnsanlar TL’nin değer kaybı ve dövizin hızla yükselmesi karşısında şokta. Topluma bir şeylerin anlatılması gerekir. Hükümetin yapabileceği ve yapamayacağı şeyler artık açıkça ortada. Piyasaya para sağlanmalı

 

Dövizin yükselişi bir türlü durmak bilmiyor. Güne 5,55 TL seviyelerinde başlayan Dolar gün boyunca yükselişini sürdürerek 6,77 seviyelerine ulaştı. 1 hafta önce 5,00 olan dolar 1 Haftada tam 1,77 TL arttı. Euro ise güne 6,41 TL olarak başlarken gün içinde 7,61’i buldu. Öte yandan geçtiğimiz Cuma günü yani 1 hafta önce Euro 5,92 TL’ydi ve dolar gibi 1,69 civarında artış gösterdi. Sterlin ise güne 7,13 seviyelerinde başlayıp gün içinde 8,66’den alıcı buldu. Yine geçen hafta 6,65 olan sterlin 2,01 artış gösterdi.  Uzmanlar sınırlı da olsa alınabilecek tedbirler ve atılabilecek adımlar olduğu kanaatinde.

Akifler: Halk fakirleşiyor

Ekonomist Ünal Akifler, Türk Lirası’nın dövize karşı değer yitirmesinin yalnız ekonomik gerekçelere bağlı olmadığını vurgulayarak, bu durumun ekonomik gerekçelerin yanında politik gerekçelere de bağlı olduğunu belirtti. Dövizin yükselmesi ile Türk Lirası’nın değer kaybetmesinin politik sebeplere bağlı olmasında dolayı dövizin bir miktar geriye gidebileceğini söyleyen Akifler, dövizin tamamen eski durumuna gelmeyeceğinin de altını çizdi. Akifler, Kıbrıs Türkünün günden güne fakirleştiğini söyleyerek sözlerine devam etti.

 

“Euro’ya geçmek teknik açıdan mümkün”

1974’den bu yana TL’den vazgeçilmesi gerektiğini ve yabancı para birimine geçilmesi gerektiğini defalarca kez dile getirdiklerini anlatan Akifler, “İlk etapta para birimimizin Sterlin olması yönünde öneride bulundu, ama o dönem uygun görmediler. Daha sonra dolar önerisi ile hükümetin karşısında geçtik yine olumsuz cevap aldık. En sonda Güney Kıbrıs’ın Avrupa Birliği dahil olması ile Euro’ya geçilmesini önerdik. Çünkü Türk Parası istikrarlı bir para değildir.

 

“Her iki ayda bir maaşlara artış yapılmalı”

Euro’ya geçilmesine Türkiye’nin izin vermediğinden ve Euro’ya geçtiğimiz takdirde yardımlarını keseceğinden dolayı Euro’ya da geçemediğimizi söyleyen Akifler, teknik olara Euro Para Birimine geçmemizin mümkün olduğunu kaydetti. Bu noktada yapılması gerekenin hükümetin para bularak her iki ayda bir Hayat Pahalılığını maaşlara yansıtması ve Asgari ücrete her iki ayda bir artış yapması olduğunu vurgulayan Akifler, vergilerin de düşürülmesi gerektiğini aktardı.

 

“Başka ülkede şimdiye isyan çıkardı”

Vatandaşın yapabileceği çok bir şeyin olmadığını söyleyen Akifler, dövizle borçlanmamaları tavsiyesinde bulundu. Türk Lirasının da faizini yüksek olduğunu altını çizen Akifler, halkın fakirleştiğine dikkat çekti. Akifler bu durumun başka ülkede yaşanması halinde on kere isyan çıkacağını da vurguladı.

 

 

 

Deniz: Topluma bir şeyler anlatılmalı

Ekonomist Derviş Kemal Deniz,  ülkenin bu durum karşısında sessiz olduğunu söyleyerek, insanların TL’nin değer kaybı ve dövizin hızla yükselmesi karşısında şokta olduğunu belirtti. Topluma bir şeylerin anlatılması gerektiğini söyleyen Deniz, hükümetin yapabileceği ve yapamayacağı şeylerin artık açıkça ortada olduğunu kaydetti. Deniz, dövizin bu kontrol edilemez durumunda hükümetin de dövize müdahale edemeyeceğinin de bir gerçek olduğunu kaydetti.

 

“Ekonomik daralma durdurulmalıdır”

Vatandaşın tasarruf yapma eyleminin döviz artışı ile daha çok artığını ve yatırımcının yatırım yapmadığının altını çizen Deniz, ithalatçılarında getirdikleri malları daha az getirdiklerini söyledi. Bu durumun ekonominin daralması anlamına geldiğine dikkat çeken Deniz, ekonomideki daralmayı durduracak tek yolun da hükümetin süratli bir şekilde piyasayı hareketlendirecek tedbirler alması olduğunu ifade etti.

 

“İşsizlik noktasına gelmek en tehlikeli olandır”

İnsanlar parayı tutmaya, yani harcamamaya başladığında iş adamları arasındaki hareketlerde de yavaşlama olduğunu söyleyen Deniz, daralan ekonomi ile birlikte özel sektörde istihdam edilen kişilerin istihdam sürecinin tehlikeye girdiğini ve işsizliğin ortaya çıktığını aktardı. Esas tehlike işsizlik noktasına gelmemek ve piyasanın dönmesi için iş adamının iş yapmasını ve paranın dolaşmasın sağlamak olduğunun altını çizen Deniz,  insanların dara girmemesi için önlemleri alınması gerektiğini vurguladı.

 

“Açık her önlemde büyür”

Türkiye ile bu konuda istişarenin ise bir buçuk, iki ay önceden gerçekleşmesi gerektiğini, geç bile kalındığını söyleyen Deniz, görüşme için döviz krizinin beklenmemesi gerektiğini ifade etti.

Serbest piyasa ekonomisinde hiçbir şekilde döviz sabitleme yoluna gidilmediğini vurgulayan Deniz, “Sadece ithalatta döviz kuru sabitlenebilir ama o da bir seferlik olabilir, çünkü ikinci mal geldiğinde hükümet o parayı almak zorundadır, çünkü devletinde bir de açığı, gittikçe açılan bir bütçesi vardır” dedi. Devletin alacağı her önlemin bütçe açığı demek olduğunu vurgulayan Deniz, elektriğe, akaryakıta süspanse yapma veya gümrük düşürmesi hepsi bütçede açığa sebep olur” dedi.

 

“Tasarruf şart”

Ekonomist Deniz, Vatandaşın da fazla yapabileceği bir şey kalmadığının altını çizerek, dövizle borçlanmamaları gerektiğini ve mümkün olduğunca tasarruf yapılması gerektiği uyarısında bulundu.

Eniz ORAKCIOĞLU