Köşe Yazarları

PAZAR SOHBETİMDİR: (HUZURSUZ SİYASETLER VAR KORKULARIMDA!)


KÖŞEMDEN:

 

Zaten ta eskiden de vardı..  Siyasetlerin kurbanı olurlardı “huzurlar!”

Ki nice “huzursuzluklar” yaşadıydık “ne olduğunu öğrenmek için..

Ve zaten işe aşa hasret fukara hayatlarımızla doğardık.. Dolayısıyla talihsiz ve huzursuz!

Her zaman ekmek beklerdi viran olası hanelerde evladı ayan..

“Geçmiş” geçer giderdi de “gelecekti” en çok korkutan!

Hep gözlerken huzursuzluğun içinden  o gelecekleri, göremediğimiz için   “istikbal” derdik!

Kurak çorak topraklarda, kara sabanla açılan çizilere atılan tohumlar gibi hep yağmuru beklerdik,   çimlenip, yeşerip, serpilip yetişmesi için..

Güneşin doğduğu her sabah “istikbale” açılan bir yeni gündü.. Batarken bir yeni gün doğardı  yarınlara dair yaşattığımız hayallerimizde..

*****

SONRA? Kıbrıs siyasi sorunuyla tanıştık! Artık viran olası hanemizde… Sadece evladı ayan değil… Bir de “ölüm kalım” davasıyla sulanıp büyütülen…   “Kıbrıs davamız” vardı..

Her zaman “huzursuz” ve  bedbin! Kırgın ve küskün! Ki “baktıkça istikbalimize titrerdik mücrim gibi..”

Aslında biz hür ve esenlik dolu bir ülkede doğmadık!  Dilimize dinimize bile sahiplik koyamadık!

Sömürge idaresinin İngiliz’inden sonra bile gelemedik.. Rum’dan sonra geldiğimizce hep üçüncü sınıfta kaldık!

Bu nedenle hep “kurtulmayı” bekledik. Ama öyle gökten inecek mehdileri değil, Kuzey’deki Türkiye’yi gözledik.. “Giderken” bıraktıydı bizi kaderimizin yalnızlığında. Ki bir  yanımız “Rum’du” öte yanımız “İngiliz..”

Yıllar yılı bekledik.. Ve bir gün dünyada ilk kez misakı milli sınırlarından çıkan Türkiye, “bekledim de gelmedi” serzenişlerimize nazire ve “ansızın bir gece” geldi… Yıl bin dokuz yetmiş dörttü!

****

YIL 2020! Zaten hiç nasip kısmet olmadıydı “siyasi huzuru” görmek yaşamak..

Türkiye Osmanlı’dan bu yana ilk kez “terk ettiği diyarlarından biri olan Kıbrıs’a ayak basarken… “İşte” dedikti.. İşte dünyada Türkiye’den sonra ve yanı başında bir Türk Devleti daha… Dünyada iki Türk devleti: İki bayrak, iki vatan, iki millet…Tek yürekte tek mefkûrede, tek duygu ve kültürde “iki Türk devleti…

*****

“MEĞER bir faciaymış böyle bir alemde doğmak!.. Hüsran ile yanıp kül olmak!”

Meğer  bittiği yerde başlarmış yeniden her şey!

Tam da “oh kurtulduk” dediğimiz yerde!

Kim bilebilirdi “kurtulduk” dediğimize nazire ve nanik çekerek kaderimize… “Tanınmamış ve çözümsüz bir devlet oluşumuzla kalakalacaktık yarım asrı aşkın süre…

“Ve kim derdi ki yarım asır sonra “kurtulduk” dediğimiz yerde, bu kez de Rumla İngilizle kavga edercesine “kavga edecektik kurtarıcımız” Türkiye ile..

Kİ dünyada iki ayrı Türk Devleti olacaktık.! İki bayrak dalgalanacaktı  gönderlerimizde, BM’lerde..

*****

HEYHAT artık “siyasi huzursuzluğun” toplumuyuz.. Suriye içlerinde savaşan Türkiye için neyiz, niceyiz? Hangi yarınlar beklemektedir bizi? Çocuklarımızı?  Bilemeyiz!  Huzursuzluk var tepemizde ve korku!

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

           

 

 

 

           



Etiketler

Benzer Haberler

Başa dön tuşu
Kapalı