Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Pazar sohbetimdir: (“Fakat dünya dönüyor!”)

 KÖŞEMDEN:

Müzakere masalarında “çözüm”cülük oyunu oynarken bir yıl daha geride kaldı kalacak!

Ki 45 yıldır aramızdan ayrılanların senetsiz sepetsiz, terekesiz koçansız  evlatlarına bıraktıkları tek mirastır çözümsüzlük..

Kader değildir ama “öyle oldu!”

Rum tarafının bu “çözümsüzlükten” ne kadar olumsuz etkilendiğini bilmiyorum. Sonuçta “tanınmış Devlet” oluşunun avantajını kullanıyor..

Ne var ki görmesi gerekir: Artık “çözümsüzlükle” geçen zamanlar lehine değil. Bir gün kazandığını sandığı tüm “kazanımlarının” ayaklarının altından, avuçlarının arasından   kayıp gittiğini gördüğünde, çok geç olacak!

***

Genellikle “Pazar sohbetimde” siyasi soruna bir günlük “tatil” veririm. Çünkü bilirim “bıktırıp usandırıncaya kadar” yazmanın kimseye ne verecek mesajı vardır ne de faydası..

Kaldı ki eğer “olaylarda” büyük değişikler yoksa zaten olanları ne görmeyen vardır ne de bilmeyen.

Sadece siyasi sorunla ilgili değildir bu! Ötesi  sorunlarımız için de geçerlidir..

NİTEKİM  geçen gün ta 1994’lerden bir (resmi) mektup geçti elime.. Tutun ki öncesi yıllardan bugünlere kadar sürüp gelen sorunumuza yönelikti.. Şöyle ki:

Dönemin KKTC Başbakanı, aslında bir zamanlar çok samimi ikili ilişkilerimizin olduğu, kendisine büyük saygı duyduğum Hakkı Atun tarafından gönderildiydi mektup..  Aktarıyorum: Tarih 14.2.1994..                                       ***

Sn. Eşref Çetinel. (Atında el yazısı ile “Aziz dostum.”)

KKTC’de çevrenin nasıl sorumsuzca tahrip edildiğini, bu tahribin sonuçlarını, kişi olarak benim çevrenin korunmasına olan duyarlılığımı ve gıda denetimi konusunu işleyen enfes yazınızı 10 Şubat 1994 tarihli Halkın Sesi Gazetesinde büyük bir dikkatle okudum.

Gerek çevrenin korunmasına olan duyarlılığınıza gerekse benim çevre konusundaki hassasiyetimle ilgili onur verici  değerlendirmenize içtenlikle teşekkür ederim..

Doğrudur. Geçmiş yıllarda gıda denetimine, güzel ülkemizde doğal çevrenin, eski eserlerin ve sahillerin korunmasına gerekli özen gösterilmemiştir.. Ancak bu konuya gerçekten büyük önem veren DP-CTP Koalisyon Hükümeti döneminde sorumsuz uygulamalara kesinlikle son verilecektir.

Bu konulardaki gerekli tüm yasal önemleler süratle alınacak ve gerekirse yeni yasal düzenlemelere gidilecektir. Sizin gibi çevreye ve toplum sağlığına duyarlı…” Ve ilahi…                                                                                                            ***

ARADAN 25 yıl geçti. Ve nice “Koalisyon Hükümetleri!

Sadece “temizlik tertip sorunu” değil, ötesi tüm sorunlar da katmer katmer katmerlenerek devam etti..

Hem de her zaman  sevip saydığım Hakkı Atun gibi Başbakanlarımızın iyi niyetlerine, yurt ve insan sevgisine karşın..

Nitekim yukarıdaki “mektubu” bu gerçeği örnekleyecek  ispatı için aktardım. Ki dönemin koalisyon Hükümeti istediği halde başaramadı çünkü “her yıl bir yeni koalisyon hükümeti yada erken seçim modası o yıllarda musallat olduydu başımıza!

Bugün de “sorunlar” beterince artarak devam ediyor.. Nitekim dün de yazdım. Yeni yıl kutlamaları nedeniyle dünya ışık deryaları içinde dönerken, biz o dünyanın hep karanlık tarafında kalmışız! Çünkü yolumuzu bile aydınlatacak takatımız yok..

***

SADEDE geleyim. Ben iflah olmaz “şüphecilerden” biriyim.  Yanlış ve tatsız da olsa kaldırdığım her taşın altından çıkacak bir “çapanoğlu” beklerim..  Nitekim her uzanan ele şüpheyle yaklaşır, her davete önce “hayır” derim!

“Çözüme” ve “çözümsüzlüğe” de bu huyumla bakarım ve karnımdan söylenirim. “İyi ki çözüm olmadı!” En azından tüm pisliklerimizle  beceriksizliklerimizi, başarısızlıklarımızla cibilliyetsizliklerimizi  üzerine yığar, “bütün bunlar sayeyi gudumsuzluğundan dolayıdır”  diyerek sütten çıkan ak kaşık oluruz!

OYSA ister inanın ister inanmayın. “Fakat dünya dönüyor!”