Pakistan’dan Kıbrıs’a bir başarı öyküsü

6 Ağustos 2018 Pazartesi | 12:12
18 yaşında eğitim için KKTC’ye gelen ve Genel Müdürlüğe kadar yükselen Pakistanlı Zaheer, ülkenin geleceğinin bilişimde olduğunu söylüyor

 

GARANTİ BEKLEMEYİN: Genel Müdür Zaheer: Kıbrıslıda girişimcilik zayıf, risk alma potansiyeli düşük. Her şeyde garanti beklenir…

 

Kıbrıs’a üniversite eğitimi için 18 yaşında geldi.  Üniversitede okurken bir Kıbrıslı ile evlendi. Master yaparken iş başvurusunda bulundu. Dönemin yeni bankalarından Altınbaş’ta (Creditwest) işe başladı. En alttan başladı, adım adım yükseldi. Şu anda bankanın genel müdürü. Pakistanlı Mazher Zaheer, KKTC’de 3. ülke vatandaşı tek banka genel müdürü.

İş Kadınları Derneği’nin Creditwest işbirliğinde düzenlediği bir etkinlikte fark ettim Zaheer’i. Bankacılarda ender görülen sempatik, pozitif duruşu ve Türkçe telaffuzuyla ilgi odağı oldu o toplantıda. Araştırınca öğrendik ki aslında Kıbrıslı olmuş, bankadaki geçmişi de yaklaşık 20 yıllık.

İş yapmadan nasıl usta olacaksınız!

Üniversite eğitimi için Pakistan’dan adaya 1993’de gelen Zaheer, önce Near-East, ardından Girne Amerikan Üniversitesi’nde işletme eğitimi aldı. Üniversitede okurken Kıbrıslı Gaye Oğuz ile evlendi. Evlenip adada kalma kararı alınca, master yaparken iş başvuruları yaptı. 3 ayrı bankaya başvurdu, bunlardan dönemin en küçük bankalarından Altınbaş’tan (bugünkü Creditwest) yanıt aldı sadece. 50 çalışanı olan bu bankada Hazine bölümünde çalışmaya başladı. “Master döneminde çalışmak çok faydalı. Master, ustalık demek. İş yapmadan nasıl usta olacaksınız! Herkese önerimdir, bu dönemde çalışmak ileriki çalışma yaşamı için çok önemli” diyor…

 

Çalış, hak ettiğin yere gelirsin

1997’de Hazine bölümüyle başladı, bir süre sonra bu bölüme müdür oldu. 2008’de ise genel müdür yardımcısı. Hazine yanında dış işlemler, pazarlama, bilgi işlem de ona bağlandı. Geçtiğimiz yıl ise bankanın genel müdürlüğüne getirildi.

Bankacılığa, işine tutkun, ekip çalışmasının önemine inanan, iletişimi ‘hayatın sırrı’ olarak niteleyen Zaheer’e göre, “Çalış, hak ettiğin yere gelirsin. Aksi olursa zaten kurum büyümez…”

“Gece yatınca bugün ne başardım diye düşünmeli” diyen Zaheer, işinde hırslı ve pratik. Başarıyı, ilk olmayı seviyor. “Başarı için inisiyatif almak, riske girmek gerekir. Her alınan karar doğru olmayabilir. Ama yanlış yapmadan doğruyu göremezsiniz. Ayrıca, zamanında alınmayan doğru karar da, doğru olmaz…”

 

Doğru yerde doğru görev

Başarının sırrı nedir?

“’Şu işi yap’ demekle, ‘şu işi nasıl yapalım’ demek arasında fark var. İnsanların sorumluluk yüklenmesi, işe/karara ortak olması, ekip çalışması çok önemli. İnisiyatif vermek, görev tanımının net olması şart. Sorumluluk ve yetki eşit şekilde verilmeli. Doğru yerde doğru görev vizyonla birleşince başarı getirir…”

 

Girişimcilik zayıf, her konuda garantici

“Kıbrıslı risk almada, girişimcilikte zayıf” diyerek, görüşünü sorunca da şunları ekledi:

“Evet, girişimcilik zayıf. Her konuda, her şeyde garanti durumu aranır. Risk alma potansiyeli düşük. Bunun nedeni hem geleneksel kültür, hem ihtiyaç olması/olmaması. Fakat yeni nesil bu anlamda daha iyi. Şu an bizim bankada çok iyi, dinamik, genç bir ekip var.”

Zaheer, bankadaki toplam 250 çalışanın çoğunluğunun kadın olduğunu da ekledi.

 

Bilişim özel ilgi alanı

Bilişim özel ilgi alanı Zaheer’in. “Zaten Pakistanlılar genelde bu alanda iyi” diyoruz. “Nüfus kalabalık, 180 milyon. Rekabet var. Bir alanda çok iyi olmak, başarı için önemli. Bilişimdeki yetenek sanırım bu nedenle gelişti” diyor.

 

“Çocuklar konuşmamla eğleniyorlar…”

Ana dili Urdu ile Türkçe uyumlu olmamasına karşın Türkçeyi iyi konuşup yazıyor Mazher Zaheer. Telaffuzunun ise çoğunlukla eğlenceli bulunduğunu anlattı. Buna, 17 ve 14 yaşlarındaki çocukları da dahil.  “Kızım bebekliğinde masal kitaplarını hep benim okumamı isterdi, çok eğlenceli bulduğu için” diyor.

 

Hiç yabancılık hissetmedim

Kendini nereye ait hissediyor?

“Kıbrıslıyım. Buraya aitim. Hiç yabancılık hissetmedim. Ne işyerimde, ne farklı çevrelerde ötekileştirme yaşadım.”

Bankada İngiliz, Azeri, Belarus dahil 3. ülke vatandaşı 7-8 kişi bulunduğunu anlatırken, “Banka da, ben de dünyalıyız” diye ekledi.

 

TL de döviz… Gelecek bilişimde

Biraz da ülkeden konuştuk. Ana gündem olan para piyasalarından, ekonomiden, ambargolardan…

“KKTC kendi parası olmayan bir ülke. Türk Lirası kullanıyor, ama o da döviz. Çünkü kontrol edebileceği bir para değil. Gerek para, gerek faizler konusunda çok yapabilecek bir şey yok.”

Ekonomi…

“İthalata dayalı bir ekonomi. Sürekli enflasyon baskısı var. Gelir belli. Farklı alanlara yönelmek, potansiyeli harekete geçirmek gerekir. Ambargo bahane olmamalı. Sanayi bu ülkede olmaz, tarımın da potansiyeli düşük. Patates marka ama pazarlayamıyoruz. Ülkenin geleceği turizm, finansal sektör ve bilişim alanında. Özellikle bilişim konusunda marka olmak mümkün. Bu konuda politika belirlenmeli, reel sektör de sorumluluk üstlenmeli. Bilişimde ambargo, sınır olmaz. Bilişim alanında projeler geliştir, dünyaya pazarla. Kendinle birlikte ülkeyi tanıt. Buna hiçbir engel yok…”

 

Nezire Gürkan