Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Onun da sırası gelecek saffet

Türkiye’de harf devrimi olduğunda (1928), Kıbrıslı Türkler de kolları sıvar.

Kimi gazeteler gecikmeden Latin harflerine geçer.

O yıllarda Necati Özkan (Mısırlızade) 30’lu yaşlarında ateşli bir Atatürkçüdür ve onun devrimlerini takip eder.

Bir gün Ayasofya (Selimiye) Meydanında toplanan halka kara tahta önünde hitap eder.

Özkan ahaliye artık Türkçe’nin Latin harfleri ile daha kolay okunup yazılacağını ve Arap harflerinden vazgeçilmesi gerektiği yolunda görüşler anlatır…

Bir ara kara tahtaya Arapça harflerle şunları yazar Özkan:

“İç Gül Ahmet çeşmesinden

Gülap asa (Gül gibi kokan) suyu

Necati Özkan yazdığı bu dizelerin hikayesini de şöyle anlatır:

Gül Ahmet isminde birisi hayrat bir çeşme yaptırır. Üzerine ise kara tahtaya yazılı olan cümleyi yazdırır. Günün birinde oradan geçmekte olan bir vatandaş tasını doldurup suyunu içtikten sonra, çeşme taşında yazılı cümleyi okur. Çok sinirlenir. Elindeki tası şiddetle savurup çeşmeden uzaklaşmaya başlar. Olanları penceresinden izleyen Gül Ahmet, adamın arkasından koşar ve ona hiddetinin nedenini sorar; yolcu çeşme taşının üzerindeki yazıyı gösterir. Gül Ahmet daha da hayrete kapılır. Çeşme taşındaki yazıda bu yolcuyu kızdıracak ne vardı diye düşünmeye başlar ve adamdan cümleyi kendisinin de bir kez daha duyabileceği şekilde okumasını ister… Gül Ahmet’in ısrarı üzerine adam taştaki yazıyı bir kez daha okur:

“İç kel Ahmet Çeşmesinden

Kelap asa (Köpek gibi) suyu

Ben köpek değilim ve bu çeşmeden su içmiyorum der.

Bunun üzerine, yolcunun tepkisini haklı bulan Gül Ahmet, yazıyı taştan yontar. (Ergin Birinci, M. Necati Özkan, 1899-1970, Cilt I, s.228).

Necati Özkan bu örneği, Arapça harflerle yazılan yazılarda noktalama işaretlerindeki en ufak bir değişikliğin anlam bozukluklarına ya da başka anlamlara yol açtığına bir örnek olsun diye anlatmış…

Şimdi Osmanlı’yı sözüm ona hortlatmaya çalışanlar,

Ahaliye “Kelap asa suyu” mu içirmeye çalışıyorlar?

İlgimizi çeken bir başka notu daha düşelim:

1938 yılında İstanbul’da basılan “Kemalizm İnkılabının Prensipleri, C.I-III” adlı eser Kıbrıslı M. Saffet Engin’e aittir.

Engin, Kıbrıs’tan Amerika’ya eğitime giden oradan Türkiye’ye gelen ve Atatürk’ün yanında yer alan, onunla muhabbet masalarında birlikte olan seçkin biriydi.

Sözü edilen kitapta Saffet Engin’in Atatürk’e Kıbrıs’ın ne olacağını sorduğu, Atatürk’ün de “Onun da sırası gelecek Saffet” dediği belirtilir…

Öngörülen çıkacak sıra gelecekti!

Ama böyle olacağını bilselerdi…

Hatta sırada “kelap asa suyu” olacağını da bilselerdi…

Ne bileyim!