Köşe Yazarları

On Ay Sonra… Nihayet!

Bu köşedeki yazılarımdan biri şöyle bitiyordu:

Evet…

 “Üç Hocalar” boşuna uğraştı durdu.

Boşa kürek salladı. Boşa nefes tüketti. Beş ay boşa geçti (Yazı yazıldığında beş aydı. Şimdi on beş ay oluyor).

“Tecrübeli ağbi” golü tam doksandan attı. Topu göstere göstere ağlara bıraktı. Hatice’ye değil neticeye bak demişler.

“Şah! Mat!” etti tüm yoldaşlarını…

Merak ettiğim bu çalışmayı tek başına mı yapıyor? Yoksa siz de ona eşlik ediyor musunuz?

Tek başına “hüküm” mü ediyor “hükümet”e? Yoksa koalisyonda hepinizin de söz hakkı var mı?

Hepiniz ortağı ise hükümetin, bu cesareti nereden bulup da “hüküm” edebiliyor iradelerinize?

Sessizce, çaktırmadan, ürkütmeden, derinden!

Sırf hükümet ortağı olmak için, sırf siyasi çıkar sağlamak için, sırf geleceğinizi yok etmek için mi oturacaksınız o koltuklarda?

Eksik olsun!

 “Büyük ortak” her ağzını açtığında “yoğa” yazmaya devam ediyor sizi. Bütün yaptıklarınız sıfırlanıyor. “O” sıfırları “sağ haneye” yazarken, sizin sola yazılan bolca sıfırlarınızla, gittikçe değersizleşiyorsunuz gözümüzde.

Arazi peşkeşleri devam edecek…

Kumarhane izinleri verilecek…

Bet ofisleri kapanmayacak…

Kerhaneler seks kölesi yaratmaya devam edecek…

 “Üç Hoca” hiç ses vermeyecek mi?

Denktaş “tek başına” iktidar, siz de dışarıdan “tam destek” gibi bir görüntü var ortada!

Yapmayın bu kadarını da!

***

Saydıklarım hala devam ediyor… Kumarhaneler, kerhaneler, bet ofisleri, sanal betler, arazi peşkeşleri, eş-dost kayırmacılığı, ahbap çavuş ilişkileri ve peşkeşler…

Ve…

Nihayet, Kudret Hoca ses verdi. Çok da iyi etti. Sevinç ve mutlulukla karşılandı.

Benden de; içten ve gönülden koca bir bravo!

Diğer hocalar ise hala istikamette kayıp! Ne beklediklerini çok merak ediyorum. Acaba hala devrim yapmayı mı hayal ediyorlar? Haysiyet, onur, gurur, üretim, kooperatif, kümeleşme, teşvik, istisna, muafiyet, hayal, rüya, bitiş, tükeniş…

Neler neler geliyor aklıma!

Kudret Özersay’ın savcılıktan aldığı çok net bir görüş var. Savcılığın, 3 Eylül 2018 tarihli görüşünü çok özetle ve bağırarak yazayım ki herkes duysun: KİRALAMALAR, MEVCUT İHALE YASASINA TABİDİR!

Aksi; kanunsuzluk, hukuksuzluk, kötü niyet, peşkeş, alengirli iş, dalavera, usulsüzlük, yolsuzluk… Adını ne koyarsanız koyun, odur.

Kamu İhale Yasası’nı işlevsiz hale getirip emellerine hizmete sunamayan zihniyet, önce İhale Komisyonu Başkanı’nı değiştirmeye kalkıyor. Beceremeyince ve Bakanlar Kurulunu da ikna edemeyince, kiralamayı kendi emrindeki daireye yaptırıyor.

Bu hukuksuzluk, mahkemeye taşınmalı ve iptal edilmelidir.

 Kiralamalar ile ilgili bir tüzük yapılıncaya kadar da hiçbir kiralama yapılmamalıdır.

 

Etiketler


İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı