Köşe Yazarları

O VATANDAŞLIK YASASI NE OLDUYDU SAYIN HP’LİLER?











Bu haber 2017’den…




Halkın Partisi Genel Başkanı Kudret Özersay; sosyal medyadan yaptığı açıklamada ‘Bu sabah itibariyle herhangi bir gerekçeye dayanmaksızın keyfi şekilde alınan ve turist olarak ülkeye gelen birisine vatandaşlık verilmesi sonucunu doğuran Bakanlar Kurulu kararını Yüksek İdare Mahkemesi’ne taşıdık. Konu artık mahkemeliktir’ dedi. ‘Hesap sormak için hükümete gelmeyi beklemeye gerek yoktur’ diyen Özersay, ‘Gerçekten hak eden insanlar vatandaşlık alamazken böyle haksız ve gayri adil işlemlere müsaade etmeyeceğiz. Bakanlar Kurulu kararında ‘vatandaşlığı zorunlu’ görülmüştür yazıyor. Yüksek mahkemede zorunluluğun neden kaynaklandığı açıklanmalıdır’ ifadelerini kullandı”.



Bu da Partisini kurduktan sonra İngiltere’ye yaptığı ziyarette söylediği bir cümle; “Vatandaş­lığın potansiyel seçmen görülen kesim­lere dağıtılması yanlıştır”…

Özersay şu anda hükümet ortağı. Maşallah UBP ile hükümete geldikten sonra, birilerinin vatandaş yapılmadığı Bakanlar Kurulu yok.

Son kararlara baktım, çoğu istisnai… Hani dörtlü hükümet döneminde Ayşegül Baybars’ın İçişleri Bakanlığı 175 kişinin vatandaşlığını geri almıştı, o durumda olan kişilere vatandaşlık verildiğini gördüm. Yatırım yaparak vatandaşlık alanlar gibi. Hatta aralarında mühürlerinde kesintiler olanlar bile var. Bu bir…

İkincisi; tam da seçimler öncesi hız verilen vatandaşlıklar. Deniyor ki, “şu anda alanlar oy kullanamaz”… Ama bakıyorum, aileleri vatandaş olanlar var. Bu da aynı şekilde oy karşılığı vatandaşlık anlamına gelmez mi?

En azından bu dönem durdurmayı neden düşünmediler…

UBP’ye söylenecek bir şey yok. Onlar Kuzey Kıbrıs nüfusunu bu yolla artırma politikalarını açıkça ifade ediyorlar zaten.

Dün CTP milletvekili Doğuş Derya hatırlattı; “Ayşegül Baybars’ın ‘Yurttaşlık Yasası hazır, bir ya da iki hafta içinde meclise göndermiş oluruz’ demesinin üzerinden tam 279 GÜN geçti. ‘Hazır’ olan yasa meclise hiç gelmedi. Seçim sürecine girilmesi ile birlikte yurttaşlık verme işlemleri hızlandırıldı!”…

Evet bir de o konu var. Yurttaşlık yasası, dörtlü hükümet döneminde hazırlanmıştı. Şu anda gündeme bile gelmiyor. Neden? HP o dönemde canla başla savunduğu yasayı savunmaktan vaz geçti de ondan. Kısaca, taviz verdi…

İşte HP bunun için umut olmaktan çıktı. İktidara gelmeden önce savunduklarıyla umut olmuştu, şimdi bunun gibi daha birçok konuda tam tersini yaptığı için eleştiriliyor.

Olan memlekete oluyor, bir de aldatılanlara…

 

SES GETİRİN, SES!

Yazmayalım, Anastasiadis’in elini güçlendirmeyelim diyoruz da, haberler yayılmaya devam ediyor. Haberlerde, KKTC sınırlarında güneye geçme amacıyla yığılan insanlardan bahsediliyor. Son iddia Rum hükümet sözcüsünden geldi, Yeşil Hat’ta mültecilerin beklediğini iddia etti. BM Sözcüsü, kendilerinde böyle bir bilgi olmadığını açıklasa da, Rum tarafının çirkin bir propaganda yürütmeye hazırlandığı anlaşılıyor. Anastasiadis de aynı şekilde “endişeli” olduklarını, bazı önlemler daha alacaklarını söyledi. Diğer yandan, BM Mülteciler Yüksek Komiserliğinden bir yetkili, muhaceret yetkililerinden aldıkları bilgiye göre, dün sadece 1 günde 130 kişinin iltica başvurusunda bulunduğunu açıkladı.

Böyle bir gelişmenin nelere mal olacağı ortada. Tartışması bile abes.

Dışişleri Bakanlığı, haberleri yalanladı. Anastasiadis’in kapıları kapatma kararına bahane oluşturduğunu söyledi. Öyledir. Doğrudur. Ancak işin ucu bırakılmamalı. Hem net açıklamalar konusunda, hem güvenlik önlemleri konusunda… Bırakılan her boşluk, karşıdan başka adımlara fırsat verecek, durduk yere suçlanmamıza neden olacak. Durum, Rum Yönetimi’nin yalan iddialar ortaya atamayacağı kadar netleşmeli. Söylediklerimiz ses getirmeli.  Başbakan bunca felaketin içinde birkaç günde bir adadan ayrılırken nasıl olacak bilmem ama, yapılmalı.

Eğer, ‘kapılar sürekli kapansın, ayrılık kendiliğinden gelişsin’ beklentisi içinde değilsek, Rum tarafının bu çirkin çabalarıyla çok daha ciddi bir biçimde mücadele etmemiz gerekiyor…

YERİN KULAĞI VAR

AB OYUNA DAHİL OLDU:

AB Komisyonu’ndan nihayet ses geldi. Rum yönetimi tarafından bilgilendirildiklerini iddia ettiler ki, bunun Yeşil Hat Tüzüğü’nün emrettiği gibi bir ay önceden yapılmış olması imkansız. Daha birkaç hafta öncesinde Akıncı’yla görüşmede böyle bir niyetleri yoktu. Ayrıca, “Komisyon, kapıların geçici olarak kapanmasının ve sağlık kontrollerinin yürütülmesinin Yeşil Hat Tüzüğü ile uyumlu olmasını sağlamak için durumu dikkatle izlemeye devam edecektir” açıklaması yapıldı. Anlaşılan AB, kendi Tüzüğünü çiğneyerek, Rum Yönetimi’nin tek yanlı tutumuna açık destek veriyor…

GÖSTERİŞTEN VAZGEÇEMİYORUZ:

Memleketin durumu ortada. Maliye Bakanlığına maaş ödemesi için 100 Milyon TL borçlanma yetkisi verilirken, yanan Devlet Hastanesi için kapı kapı dolaşıp yardım kampanyası başlatıldığı bu dönemde, Başbakan Tatar’ın Kayseri’de düzenlenen bir panele katılmak için, devletin ensesinden bir ordu ile Kayseri’ye gitmesini nasıl izah edecekler doğrusu merak ederim… Görünüyor ki, öyle bir gaileleri yok.

TASARRUFA GEREK YOK MU?:

Erkut Şahali su konusunda tasarrufa ilişkin çağrı yapılmadığını söylüyor. Tarım Bakanı Dursun Oğuz, tasarruflu kullanmanın her dönem şart olduğu cevabını veriyor ama, açıklanan bir önlem yok.  Boruların koptuğu gün yazmıştık, acilen tasarruf tedbirleri açıklanmalı diye. Ama anlaşılan Bakanlık,  gerek görmüyor. Tamiratın ne zaman başlayacağı, ne kadar süreceği belli değil. Korkum gafil avlanmamız. Bugünleri aramayalım…

 ÖRTÜLÜ DESTEK:

Milli Eğitim Bakanı Çavuşoğlu, son günlerde KKTC’de yeni ilahiyat okulları açmak için harekete geçen Maarif Vakfı’nın hayır kurumu ilan edildiğine işaret ederek, vakfın özel okul açabilmesi için hukuki bir engel olmadığını ancak her ilçeye açılmasını uygun bulmadıklarını söylemiş. Çavuşoğlu kendince toplumun gazını almaya çalışıyor.

 ELİMİZDEKİLER NE OLACAK:

Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı yeni tip ehliyetler için Ekim 2020 Tarihini verdi. İyi güzel de, elinde 5, 10 yıl daha geçerli olanlar ne yapacak? Yeniden para ödeyip ehliyet mi yenileyecek, bu konuda kimsenin mağdur olmaması için formül mü üretilecek, yoksa yeni ehliyet için tekrardan para mı ödenecek. Bakan keşke bu konuya da açıklık getirse…

BU KAÇINCI?:

Fahiş uçak biletleriyle ilgili “ucuzlayacak” sözü veren en az üç bakan oldu bugüne kadar. Bırakın ucuzlamayı aksine sürekli artıyor. “Ek seferler başlayacak, yeni havayolu şirketleri gelecek, fiyatlar ucuzlayacak” diyorlardı hep.  Şimdi de Bakan Üstel biletlerin ucuzlamasının, yeni havalimanının devreye girmesiyle gerçekleşeceğini söylüyor. Bekleyip de göreceğiz, yeni havalimanı 15 Kasım’da devreye girecekmiş, Kasım’a ne kaldı…

 ZİRVEDEKİLER

Sami Özuslu: “Bu işler öyle afra tafra atmakla olmuyor maalesef… Canınız çektiğinde ‘Maraş’ı açıyoruz’ derseniz, işte böyle olur. Şimdi Lefkoşa, Mağusa, Lefke esnafı çeksin gaileyi, değil mi? Anastasiadis’in ‘geçişleri durdurma’ girişiminin müsebbibi ‘Maraş’ın açıcıları’dır! Kuzey’de ekonomi bitti. Turizm ve eğitim geriye gidiyor. Uçak yok, olan da pahalı. İhracat ve ithalat rakamları gerisin geriye gidiyor. Son verilere göre her ikisi de yüzde 15 oranında düştü. Hoş, zaten ihracatımız ‘devede kulak’ bile değildi. Şimdi sıfırlanmaya yaklaştı…”.

 

DİPTEKİLER

Hrisostomos: Papazın gözü dönmüş, kendi halkına hakaret ediyor; “Göstericiler ne yapmak için geçmek istiyorlardı, kumarhanelere gitmek için mi, ucuz benzin almak için ve yoksa başka bir şey için mi? Utanmalılar”… Eylemciler Anastasiadis-ELAM kararları derken eksik söylemişler, buna kiliseyi de eklemeliler…

 





Başa dön tuşu