O dedikleriniz bu masada konuşulmaz... - Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Cumartesi, Mayıs 18, 2024
Köşe Yazarları

O dedikleriniz bu masada konuşulmaz…

Köş, MoreketMehmet Moreket

Serdar Denktaş, Berlin görüşmelerini değerlendirirken, “BM’nin müzakere yöntemi olarak belirlediği yol bizi çözüme götürmez” dedi.

Tamam, Anastasiadis bir yolunu bulup, BM kararlarını bile sulandırmaya kalkıyor, yan çiziyor, zamana oynuyor. Bu tutumunu kısa vadede değiştirmeyeceği de belli…


Serdar Denktaş’ın önerisi, iki taraf arasında ilişkileri geliştirerek, adım adım, parça parça uygulamaya konulacak çoğu kez tek taraflı atılacak adımlar ve halkların gönüllü birlikteliğiyle çözüme varmak…

Yani kapsamlı çözüm değil, parça parça, ya da adım adım çözüm. Zamana yayarak.

Yalnız bu öneride bulunanların, bunu hangi ortamda ileri götüreceklerini somut olarak ortaya koymaları gerekiyor.

Çok taraflı adım derken kast edilen nedir?

Kime gidip “biz böyle iyiyiz, ama aramızda iyi ilişkiler geliştirmek isteriz” diyeceksiniz?

Daha da kötüsü, özellikle Doğu Akdeniz’deki vahşi paylaşımın orta yerinde kendinizi etkisiz eleman haline getirmeniz “ulusal” çıkarlarınızın leyhine midir, aleyhine midir?

Kudret Özersay da benzer şeyler söylüyor.

İki halk kendisi yakınlaşsın, zaman içinde işbirlikleriyle, kendileri isteyerek bir bir çözüme varırlarsa varsınlar.

İşte bunu soruyorum. Ortada bir insiyatif, BM gibi bir örgütün misyonu, organizasyonu olmadan karşı tarafla nasıl temas edeceksiniz?

Malum, bu masa federasyon masası.

Müzakereler, federasyon için yapılıyor.

BM’nin aldığı görev bu.

Şimdi siz BM’ye “biz böyle ilerliyoruz, güven artırıcı adımlar, işbirlikleri geliştireceğiz” falan dediğiniz anda bu misyon sona erecektir.

Yeni bir ortam, yeni bir işbirliği kanalı bulmak zorundasınız. Müzakereler Anastasiadis’in kendi hedefleri için kullandığı bir mekanizmaya döndüyse, bunun yerine bir başka mekanizma oluşturulması gerekir, o nedir? Nasıldır?

“E, masadan kalkalım”, sonra?

Karşımızda konuşacak muhatap bulabilecek miyiz?

Şu anda tek tanınırlığımız bu masa sayesinde değil mi?

Ben bundan sonrası için neyi öngördüklerini merak ediyorum.

Eğer söyledikleri ‘sırf masadan kalkalım, federasyon ölsün gömülsün, gerisi önemli’ değil mantığıysa, böyle devam edebilirler.

Yok eğer varsa başka bir fikirleri, açıklasınlar.

Ama bizi de, Rum tarafını da, uluslararası camiayı da ikna etmek şartıyla.

Aksi bir durum, kendi ellerimizle uzay boşluğunda kaybolup gitmektir. Başka bir şey değil…

 

YERİN KULAĞI VAR

İZAHA MUHTAÇTIR:

Başbakan Ersin Tatar’ın hakkında bir tutuklama kararı kalmadığını, SFO’nun mektubuyla öğrendik. Ancak, aynı mektupta, 2015’de çıkarılan biri tutuklama kararının var olduğu ve bunun geri çekildiği vurgulanıyor. Şimdi bu durumda Tatar’ın bu halka, bir Başbakan olarak,  “Ben İngiltere’ye giderim, oradan da fotoğraf atarım”  diyerek dalga geçmek yerine, milletvekili olduğu dönemlerde var olan tutuklama kararından neden bahsetmediğini anlatması gerekmiyor mu? Sakın “bilmiyordum” demesin, anlı şanlı hukuk bürolarıyla çalıştığı da ortaya çıktı…

 

HATAYMIŞ:

El-Sen Başkanı Kubilay Özkıraç’ın özrü kabahatinden büyüktü. İnsanları bir gün boyunca zarıncattılar, herkes kendince maddi manevi zarara uğradı, sonunda çıktı ve “Biz de insanız, bizim de hatalarımız olur” dedi. Her aklına esen, “hata yaptık” diyerek kamuya zarar vermeye kalkabilir mi? Ne yazık ki, politik sistem bunun hesabını sorma kapasitesine bile sahip değil. Grevi ertelediler, sorun bitti… Ya verilen zararlar? Ya bundan sonrası için tedbir?

 

EROĞLU’NA SORSANIZA:

Cumhurbaşkanı Akıncı’yı “sedece federasyon” görüşmekle suçlayan UBP’liler, Onursal Başkanları Eroğlu’nun cumhurbaşkanı olduğu 11 Şubat 2014 tarihinde imzaladığı ve “ çözüm iki toplumlu ve iki kesimli, siyasi eşitliğe dayalı bir federasyon zemininde olacaktır. Tek egemenliğe sahip ve tek bir birleşik Kıbrıs vatandaşlığı olacaktır” ibarelerinin yer aldığı o belgeyi imzalarken neden “ben bu teslimiyet belgesini imzalamam” demediğini de sorgulasalar keşke…

 

İKNA OLMADI:

Serdar Denktaş Havadis gazetesine verdiği röportajında, cumhurbaşkan adaylığı için yeşil ışık yakmış. Belli ki UBP’nin Denktaş’ı “adaylıktan vazgeçirme” operasyonu henüz başarılı olmamış. Çünkü Denktaş’ın aday olması halinde UBP adayına gidecek oyların bölüneceğini çok iyi biliyorlar. Denktaş’ı ikna turları başarılı olur mu bilemeyiz ama, aday olma konusunu ciddi ciddi düşünüyor…

 

BİRAZ CİDDİYET LÜTFEN:

Ekonomi ve Enerji Bakanlığı Müsteşarı Şahap Aşıkoğlu El-Sen grevinin esas nedeninin yolsuzlukların üzerine gidilmesi olduğunu iddia etti. Aşıkoğlu, sade bir vatandaş değildir. Devletin sorumluluğunu ve ciddiyetini taşıması gereken bir bürokrattır. Böyle bir iddiayı sosyal medyadan yapamaz. Varsa böyle bir durum, resmi olarak açıklanmalıdır. Aksi taktirde devletin müsteşarı şaibeler ortaya atmış olur…

 

BU KAÇINCI KAZIK:

Atlasglobal, Kıbrıs Türküne bir kazık daha attı. Şimdi kendisi zorda ama, KTHY batırılırken devreye girişi, KKTC devletinin ödediği paralar aklıma geliyor da…. O dönem siyasi oyunlarla Atlas’da ısrar edilmeseydi, talep eden başka şirketlerle anlaşma yapılsaydı, belki de KTHY bugün yaşıyor olacaktı…

 

 

 

ZİRVEDEKİLER

Ferdi Sabit Soyer: “Başbakan, Başbakan Yardımcısı ve ilgili Ekonomi Bakanı aynı anda yurt dışında. Bu hükümet ulusalcı+ ciddiyetçi koalisyonu. Ama sorumluluğun zerresi yok. Peki hangi çok önemli devlet millet işi için üçü de yok? Biri Cumhubaşkanı seçimi için yurt dışına çıkış engelim yok ispatı için bir parti ekibi ile yurt dışında, öteki açıklanmayan bir nedenden ama, ülkede aynı anda tümü dışarda bu çok zorunluluk olmadan olmaması gereken iş. Hani ciddiyet hani değerlere önem vermek. Saldım çayıra gidiyorum…”.

 

DİPTEKİLER

Sorumsuzluk: Birkaç Belediye, Geçitköy’den su pompalanamadığı duyurusu yaptı. Kesintinin ülke genelinde olduğu da vurgulandı, ancak nedeni de, ne zaman giderileceği de belli değildi. Dahası, Su İşleri Dairesi’nden resmi bir açıklama şu ana kadar gelmedi. Arıza mıydı, elektrik kesintisi miydi, bitti mi? En azından vatandaşa saygı açısından bir açıklama yapsalardı da bilseydik…

 

Tepki göster
Bayıldım
0
Bayıldım
Huzurlu
0
Huzurlu
Hahaha
0
Hahaha
Üzüldüm
0
Üzüldüm
Hayran Kaldım
0
Hayran Kaldım
Facia
0
Facia
Web tasarım ve geliştirme : Baba Bilgisayar