Köşe YazarlarıSürmanşet

NEYDİ OLACAĞI, YİNE DAĞ FARE DOĞURDU…







Eğer şu muhalefetle görüşme, olması gibi yapılsaydı, size samimi söylüyorum, yaptıkları hatalar zincirini bir kenara bırakıp, bundan sonrası için umutlu olacaktım.




Ne demişti Başbakan, “Birlikte hareket ediyoruz”…



Muhalefet partileriyle bir araya gelecekler, onları dinleyecekler, sağlıkla ve ekonomiyle ilgili açıklanacak önlemler için, muhalefetin görüşlerinden yararlanacaklar sanmıştık.

Yani bir anlamda Tatar hükümetinden beri kaçtıkları bir Kriz Masası kuracaklar diye umuda kapılmıştık. “İşler kontroldan çıktı, en azından ortak akıla başvuralım, sorumluluğu paylaşalım” dediklerini düşünmüştük…

Ancak o gün de yazdım, bunların muhalefetle dalga geçme olasılığı da vardı. Muhalefetin ağırlığını koymasını falan beklemiştim. Hani bu fırsat boşa gitmesin diye.

Tam da dediğim gibi oldu. Yine bildiklerini okudular. Bulaşıcı Hastalıklar Üst Kurulu 2 gün önce kararlarını aldı, hükümet ekonomik paketi kendi kendine hazırladı. Sadece açıklamasını, partilerle yapılacak toplantı sonrasına bıraktılar ki, “Bizi ne çağırdınız madem” denmesin.

Yine sorumsuzluk, samimiyetsizlik, ciddiyetsizlik…

Madem hepsini hazırladınız, bir açıklaması kaldı, muhalefet partilerini ne çağırdınız? Göstermelik olsun diye mi? Tepkileri azaltmak, milletin gazını almak için mi?

Yemedik. Kimse de yemedi.

Pişkinliğe de bakar mısınız, basından öğrenmesinler diye çağırmış partileri…

Partiler de toplantıdan bir iki saat sonra açıklanan kararları alıp yetkili organlarına götüreceklermiş. Eğer bu noktadan itibaren gereken tepkileri, gereken sertlikte vermez, bunu kamuoyunun desteğiyle büyütmezlerse, bu beceriksizlik sarmalında devam eder gideriz.

En kötüsü, “biz bunlarla dalga geçebiliyoruz” deyip bir o kadar daha rahatlayacaklar ve kafalarına göre takılmayı sürdürecekler. Bir de hala çıkıp “birlik beraberlik, herkes elini taşın altına koysun” falan diyebilecekler. Muhalefet onlara bu fırsatı vermiş olacak.

Sonuçta açıkladıklarının yine ne sağlığa ne ekonomiye bir faydası olmayacak. “Aldık, alıyoruz, açıkladık, açıklıyoruz, kritik kararlar” diye süreyi uzatıp, beklentiyi yükselttikleri için, siz de aman aman bir karar aldıklarını sanıyorsunuz.

Oysa ne karar alırlarsa alsınlar, vurucu olanı, yangını durduracak olanı alamıyorlar…

İşçiye yine dişe dokunur bir şey yok. İş adamının ödemek zorunda olduğu prime destek, Temmuz’a kadar uzatılmış. Hani memurdan kestikleri yüzde 10,6’lık hayat pahalılığı var ya, onunla ödeyecekler iş adamının borcunu…

Taa Ekim ayından kalan işçiye 1500, esnafa Aralık’tan kalan 2000 liraları ödeyecekler. Yani kendi vaatlerinden kaynaklanan yerine getirmedikleri mükellefiyetleri. Bundan sonra da aynı şekilde ödenecekmiş, nasıl, ne zaman belli değil. Gerisi de yine devletin olmayan kasasından vaatler.

Maliye’de kuruş kalmamış. Devlete hizmet verenlerin ödemeleri bile yapılmıyor. Bunların kaynağını nereden bulacaksınız?

Hani gelir artıracak tedbir?

Hani toplanmayan vergiler, hani hacizler, hani servet vergisi? Böyle bir dönemde olsun, devlet alacağına şahin olmalıydı. Yok, yine elleri yandı, dokunamadılar.

Milletin borç ödeyecek hali kalmamış, faizler konusunda da dalga geçti Başbakan, “Bankalar ısrarcı olmayacaklarmış”.

Sağlık önlemleri ise daha beter. Hiçbir işe yaramadığı gibi, virüsü arttıran saçma sapan sokağa çıkma yasağı 10 Şubat’a kadar, sadece bir hafta daha uzatılmış, o kadar.

Hala saf saf bir şeyler yapacaklarını bekliyoruz ya, kendimize kahrediyorum.

 

YERİN KULAĞI VAR

SÖZDE KAPANMADA 526 VAKA:

Yeni kararlarla istatistik tutmakta da zorlanacağız gibi görünüyor. Vakalar 60’ı geçtiği halde, hala adam gibi tedbir alınmadığına göre, yakında 100’leri bulursa şaşmayacağız. Sadece çarpıcı bir rakam vereyim. Gece sokağa çıkma kararı üretilen 17 Ocak’ta toplam vaka sayısı 1907 imiş. 2 Şubat itibarıyla ise sayı 2433 olmuş. 15 günde tam 526 yeni vaka. Sanki işe yaramış gibi aynen devam kararı alındı. Dedik ya, başınızda bir hükümet yokmuş gibi farz edin, çünkü onlar sizi korumuyor…

 

ŞİMDİ AĞLAYIN BAKALIM:

Yatak sayısı, hemşire sayısı, sağlık personeli, şoför, ambulans sayısı… Hepsi yetersiz kaldı, şimdi ağlaşıyorlar. Eğer vizyon sahibi insanlar tarafından yönetiliyor olsaydık, ta 10 ay önce o pis siyaseti sürdürmezler, olağanüstü hali ilan ederler, ülkedeki tüm sağlık kuruluşlarının imkanlarını halka sunarlardı. Ama yok işte. Hala siyaset “her şey”, halkın çıkarı “hiçbir şey”…

 

BU DA TUHAF:

Bertan Zaroğlu, sadece 2 milletvekili olan partisinin Başbakan Yardımcılığını almasının doğru olmadığını söylüyor. Öyledir, doğrudur. Demokrasiye aykırıdır. Ama daha çok milletvekili olan DP bakan sayısının 2 olmasında ısrar edince, Başbakan Yardımcılığından vaz geçti, ortaya böyle bir tuhaflık çıktı. Bu tamam da madem öyle, Ekonomi Bakanlığı devir teslim törenindeki o mehter alayı neydi?

 

BU KEZ İNANALIM MI:

Ne diyor Başbakan ekonomik paketle ilgili olarak; Ekim ayından kalan işçiye 1500, esnafa Aralık’tan kalan 2000 liraları ödeyeceklermiş. Yani kendi vaatlerinden kaynaklanan ve yerine getirmedikleri mükellefiyetleri. Kardeşim sen değil miydin Meclis kürsüsünden, “özel sektöre olan mükellefiyetlerimizi 31 Aralık’a kadar ödeyeceğiz” diyen. Şimdi bu dediklerinize kim inansın? Bir kere ödeyip milleti umutlandıracak sonra da ödemeyeceksiniz. Güveni ve inandırıcılığı yerlerde sürünen bir yönetim çeşiti…

 

BÖYLE UCUZLUK OLMAZ OLSUN:

Madem asgari ücreti artıramıyoruz, biz de piyasayı ucuzlatırız diyen Ekonomi Bakanı Arıklı’dan ricam çıkıp marketleri bir dolaşsın. Vatandaş zaten Arıklı’nın dediği gibi piyasada bir ucuzlama beklemiyordu ama, tüccar sanki Arıklı’ya inat fiyatlara zam üstüne zam yapıyor. Biz ucuzluktan vaz geçtik, eski fiyatlara razıyız…

 

MÜJDEYE BAKAR MISINIZ:

Başbakan çeklerle ilgili olarak, esnafın piyasaya yazdığı çeklerin ötelenmeyeceğini, sadece karşılıksız çıkan çeklerin ödenmesi için verilen 15 günlük sürenin 22 güne çıkarıldığı müjdesini(!) verdi. Dükkan çalışsa ödeyecek de siz adamın iş yerini kapattınız, nereden bulup da ödesin. 15 günde ödeyemeyen 22 günde mi ödeyecek. Resmen esnafla dalga geçiyorsunuz…

 

FOTO GÜNDEM: Biz de, zararın neresinden dönülse kardır, İmar Planları kentleri koruyacak diye umut ediyorduk. Varlık sebebi rantiyeciler olan partilerin yeni oyunlar oynayacağı aklımıza gelmemişti. İmar Planlarını bypass etme adına İmar Emri yayınladılar. Hem de bu dönemde. Doğrudur, kurtlar da dumanlı havayı sever. Herkes canının derdindeyken yaparsan yaparsın böyle işleri. Yazıklar olsun, ülkeyi mahvettiniz, daha nereyi dolduracaksınız?









Başa dön tuşu