Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Ne keyif ama… 1 CD yetmez Tünay-Kutbittin hoca…

Ama ne keyif…
Ne keyif, sormayın gitsin…

İskele’de, Uluslararası Halk Dansları Festivali’nde, kostüm dalında ve festival güzeli etkinliğinde, sevgili ilkokul arkadaşım Gülgün Dargın’ın daveti üzerine yer aldım.
İlkokul son sınıfı İskele’de okumuştum.
Folklor hocamız da Özlem Kadirağa…
Hiç unutmam, teneffüste yanına gidip, “Ben de folklor ekibinde olmak istiyorum” demiştim…
Tığ gibi delikanlı Özlem Kadirağa… Hoş hiç değişmedi ya…
“Yapabilir misin?” diye sormuştu…
Ben de, “Coşkun Akyerli hocam ile 2 yıldır Alaniçi İlkokulu’nda oynuyoruz” demiştim.
“Evet” deyince, dünyalar benim olmuştu…
Ne o anı unuttum, ne de Özlem hocam ile bağımız koptu.
Uluslararası Festival’in belkemiği Özlem hoca…
Velhasıl…
Bir masada buluştuk önceki akşam…
Kırgızistan, Rusya, Makedonya, Türkiye, Meksika ekipleri sahnede yürüyor…
Fonda mükemmel Kıbrıs ezgileri…
“Ah be çırak be çırak… Doğru söylemeye bak…
Çuvaldan altınları, sen mi aldın be çırak…
Vallahi ustacığım almadım, billahi ustacığım görmedim…
Altınları yemedim, sefasını sürmedim…”
Gak oraşda oyna…
Tam o hesap…
Özlem hocaya döndüm, “Yahu Mustafa Kutbittin hoca, bu çalışmayı bitirdi mi?” diye sordum…
“Eyya, yok sattı hem da” cevabını aldım…
“E hoca ben nerden bulacam” dememe kalmadı, “Bendekini sana veririm” dedi…
Bir sevindim bir sevindim, sormayın…
Saat 12.00’de yola çıktım İskele’den…
Yavaş yavaş…
Süre süre Lefkoşa’ya geldim…
Herhalde son 15 yılda bu kadar yüksek seste müzik dinlemedim…
Çocuklar gibi keyiflendim…
Şarkılarımızı mırıldandım…
Türkiye’de “popülerleştirilen” Mağusa Limanı’nı “tam Kıbrıslı” gibi dinlemek, üzerine bir de Arap Ali ağıtının düzenlemesine ulaşmak…
Tam 12 halk türküsü…
• Mağusa Limanı…
• Alim…
• Besmeleynan Çıgdım Yola…
• Mefdun Oldum…
• Altınlarım Gayboldu…
• Hanaylar Yadırdım…
• İnginar Oyulur mu?
• Akşamınan İkindinin Arası…
• Oğlan Oğlan…
• Arap Ali…
• Sabahın Seher Vahdında…
• Leymosun…

Dinle dinle bitmez…
Bu CD bozulana kadar arabada kalır…
Daha alınır, evlatların cehizliklerine konulur…
Mustafa Kutbittin hoca sesi ile…
Ersin Tünay hoca, hem sesi, udu, cümbüşü tefi ile…
Recep Özülu darbukası ile…
Stüdyoya bir girdiler…
Pir girdiler…
Ortaya “bana göre” Kıbrıslı Türklerin son yıllardaki en güzel sanat üretimi çıktı…
Arşiv…
Öz…

Say say bitmez…
Dediğim gibi, zevkten dört köşe oldum.
“Halk ozanlarımızı” dinledim…
Kurşiniler’i yaşadım…
Mehmedaliler’i dinledim sanki…
Ama yetmez Ersin Tünay hocam…
Yetmez Mustafa Kutbittin hocam…
Ve Sayın Gencay Eroğlu…
Akademi Sanat Derneği…
Nihayetinde, Sayın Kültür Dairesi Müdürü Nilay Tunçalp…
2’nci CD ne zaman…
Daha onlarca türkümüz var bu CD’de olmayan…
Onlar da derlenmeli…
Onlar da söylenmeli…
Bu projeye harcanan her kuruş bin kere helaldir…
Grup NET yapmıştı bir zaman, 2’ncisi gelmedi…
Yıltan Taşçı hocam Türkçe- Rumca yapmıştı…
İkincisi gelmedi…
Şimdi elim, sizin yakanızdadır…
Ersin Hocam…
Mustafa Kutbittin hocam…
Hem ikinci baskıyı derhal yapın…
Hem ikinci CD için stüdyoyu hazırlasınlar…
Bendeki de ne keyif…
Sabah çıktım, gazeteye geldim…
Halen dudaklarımda o türkü…
“Akşamınan ikindinin arası…
Yagdı beni gözlerinin garası…”

***

Bitsin ve hızlansın…
Özkan Yorgancıoğlu hükümeti sadece 22 ay sürdü…
Neden?
Çünkü “hayırlı olmayacak galiba be Serdar” koltuk yeri tartışması vardı ya…
Öteye gidemedi…
Uyum sağlayamadı, icraata yönelemedi, güven vermedi…
Şimdi yeni bir hükümet arayışı var.
“Memur ödemeyi marifet sayan” anlayışın dışına çıkılmadığı sürece, işsizlik artacak, ihracat azalacak, ithalat çoğalacak.
Özel sektörü yok sayan, baskıcı, dayatmacı ve sadece para toplamaya yönelik maliye politikası devam ettiği sürece, mutsuzluk artacak, işçi çıkarmalar devam edecek.
Şimdi yeni bir umut var…
Siyaseten gelecek beklentileri olmayan Mehmet Ali Talat ve Ömer Kalyoncu yan yana…
Ya süratle hükümeti kurup icraata başlayacaklar…
Ya da onlar da 22 ay bile sürmeden “başarısız politikacılar” olarak tarihteki yerlerini alacaklar…
Partilerin, “kim bakan olacak” tartışmaları beni ilgilendirmiyor…
Kimin bakan olduğunun önemi de yok.
Kamu düzelecek, disiplin sağlanacak, mali yapısı bozuk kurumlarla ilgili kararlar verilecek, sağlıklı bir ekonomi programı uygulanacak, reformlar hayata geçecek…
Çözüm vizyonu da hızla kovalanacak…
Bu mudur?
Budur…
Aksi, “başarısız politikalar” kervanına yenileri eklenecek…
Bir sonraki seçimde de, CTP- UBP ve DP’yi sandığa gömecek yeni bir siyasi oluşum gelecek.
Bugün “hükümette mevki makam” kavgası yapanların, yarın partilerinin geleceğine yönelik ciddi sorumluluklar taşıdıklarını da buraya not edelim…