EğitimYaşam

Ne kadar çok teneffüs, o kadar çok odaklanma

İlkokula giden herhangi bir çocuğa okulda neyi değiştirmek istediğini sorarsanız, muhtemelen daha fazla teneffüs ya da beden eğitimi dersi istediğini söyler.

Kanada’nın Alberta şehrinin kırsal bölgesinde bulunan bir ilkokulun müdürü, çocukların bu isteğini yerine getirince neler olacağını merak etti.

Geçtiğimiz sonbaharda, 130 öğrencisi bulunan Bruderheim Okulu teneffüs sayısını iki katına çıkardı ve öğrencilerin sıralarında oturarak bir saatten fazla vakit geçirmemesini sağladı.

“Çocuklar her ihtiyaç duyduklarında sınıftan çıkıp mola veremiyorlar, buna izin vermiyoruz,” diyor okulda altıncı sınıf öğretmeni olarak görev yapan Ariane Taylor. “Yetişkinler olarak kendimize bu izni veriyoruz, ama sanırım çocukların da buna ihtiyacı olduğunu bazen unutuyoruz.”

Yeni teneffüs sistemini ilk kez denedikten iki ay sonra çocukların daha iyi odaklanmış, öğretmenlerin daha mutlu olduğu ve devamsızlık oranının daha düşük olduğu gözlemlendi.

Finlandiya etkisi

Okulun müdürü Paul McKay, bu değişim fikrini geçen yıl Finlandiya eğitim sistemiyle ilgili bir yazı okurken edinmiş. Öğrencilerinin okula her zaman öğrenmeye hazır bir şekilde gelmediğini söylüyor McKay, bu nedenle de öğretmenlerin çocukların sakin kalmalarına ve odaklanmalarına yardımcı olacak “öz-denetim” teknikleri üzerine uzun süredir çalıştıklarını ekliyor.

Bruderheim öğrencileri geçen yıl, biri sabah biri öğlen olmak üzere günde iki kez teneffüse çıkıyormuş. Birinci sınıf öğretmeni Sara Secrit, çocukları teneffüsten sonra sınıfa girmeye ikna etmenin çok zor olduğunu söylüyor. Ayakları geri geri gidiyormuş ve sınıfa girince montlarını zoraki çıkarıyorlarmış. Hatta bazıları ağlıyormuş bile.

Akşama doğru çocuklar yerinde duramıyor, oturdukları yerde sallanıyor, kalemlerini ısırıyor ve ders dinlemek yerine arkadaşlarıyla konuşuyorlarmış.

Secrit konuları işlemeye çalışsa da, akşam üstü genelde bu rahatsız edici davranışları yönetmekle geçiyormuş.

Ancak artık, öğrencileri sınıfa girip çıkarken iş birliği yapmaya daha yatkınlar. Kalemleri genel olarak yenmemiş vaziyette ve daha çabuk odaklanabiliyorlar, çünkü en geç bir saat içinde tekrar koşuşturabileceklerini biliyorlar. Ayrıca, beşinci sınıf öğrencileri teneffüse çıkma sırasında küçüklerin eldivenlerini ve paltolarını giymelerine yardımcı oluyorlar.

Dördüncü sınıfa giden Gwen Cardinal, kovalamaca oynamak ve farklı sınıflardan arkadaşlarıyla konuşmak için artık daha fazla fırsata sahip ve bu durumdan ötürü çok mutlu olduğunu söylüyor.

Gwen, “Bu gerçekten büyük bir değişim oldu. Ama iyi ki oldu,” diyor. “Çok eğlenceli bence. Bayıldım!”, diye ekliyor.

10 yaşındaki Leah Johnson geçen sene okula gitmeyi pek istemiyormuş. Beşinci sınıf öğrencisi Leah, uzun süre sırasında oturduktan sonra çalışmayı oldukça zorlayıcı bulduğunu söylüyor.

Bu seneyse, liseye giden abisi onun bu kadar sık teneffüse çıkmasını çok kıskanıyor.

“Artık sınıfta sıkılmıyoruz,” diyor Leah.

Sistem nasıl işliyor?

McKay, yeni teneffüs sistemini deneme konusunda başta gergin olduğunu kabul ediyor. Okuma yazma ve matematik becerilerini geliştirmeye yoğunlaşmak istiyor, ancak zorunlu dersleri de araya sıkıştırması gerekiyormuş.

Yeni sistemde günün ilk teneffüsü öğrencilerin beden eğitimi dersinin bir parçası olan “öğretici” teneffüs. Örneğin, geçen hafta bir sabah öğretmenler, çocukların hem açık hem de kapalı alanda oynamalarına izin verdiler. Öğrenciler oyun alanındaki aletlere tırmandılar, yeni yağmış karın üzerinde oyuncak kamyonlarını sürdüler ve basketbol sahasında top oynadılar.

İçerideyse, anaokulu ve birinci sınıf öğrencileri kapalı spor salonunda toplanarak hayvan isimleri sıralayan öğretmenlerini dinlediler. Daha soğuk havalarda, teneffüsü kapalı alanda geçirmek için seksek oyunu gibi farklı etkinlikler de mevcut.

Diğer üç teneffüste çocukların daha bağımsız hareket etmelerine izin veriliyor. Öğretmenler, öğrencilerin bu durumda oyunları ve etkinlikleri kendileri yönetme ihtimallerinin arttığını fark ettiler.

McKay, Bruderheim’ın bölgede bu yöntemi deneyen tek okul olduğunu bildiğini söylüyor. Süreci yakından takip ediyor ve her altı haftada bir yeni yöntemin yararlarını ve zorluklarını konuşmak üzere öğretmenlerle toplantı yapıyor. Şimdilik her şey yolunda ve böyle devam ederse, okul bir sonraki yıl da aynı sistemi uygulayacak. Bu yeni yaklaşıma ilgi duyan diğer eğitimciler, bilgi almak için okul müdürünü sıkıştırmaya başlamış bile.

Ve günün ikinci teneffüsünden sonra Ariane Taylor’ın altıncı sınıf öğrencileri, iyi bir paragraf yazmanın inceliklerini öğrenmek için sıralarına hızlıca kuruldular…

Tazelenmiş bir halde yeniden odaklanmaya hazır olduklarını söylüyor Taylor. Herkes bir saat boyunca bir şeylerle meşgul olmayı başarabilir, öyle değil mi?(Kaynak:egitimpedia.com)

Etiketler


İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı