Köşe Yazarları

“Öğretmen Yardımcısı” sorunu






Bu ülkede uzunca bir süredir, özellikle kırsal bölgelerdeki devlet ilkokullarında 4 yaş sınıfı vardır ve ücretli olmasına rağmen ilgi görmektedir. Son 15 yıl içerisinde hükümet edenlerin hükümet programlarında da hep “ 4 yaş sınıflarının geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması” gibi ifadeler bulursunuz. Ancak buna rağmen bu ülkede okul öncesi eğitime verdiğimiz değer de her zaman tartışılır olmuştur.

Bildiğiniz gibi bu 4 yaş sınıflarında görev yapan öğretmen yardımcıları da mevcuttur. Kimilerinin “abla” diyerek küçümsediği bu emekçilerin aslında görevleri çok da ciddidir. Bütün çağdaş batılı toplumların eğitim sistemlerinde yerleri vardır ve çok da önemli bir görevdir.

Bu ülkede de 2008 yılında Öğretmenler Yasası’nda yapılan bir değişiklikle “öğretmen yardımcılığı” yasal statüye kavuşmuştur. Ancak üzerinden on yıl geçmesine rağmen hala hükümetler “öğretmen yardımcılığı” için atama yapmamıştır. Üstelik de 100 kişilik bir kadro yetkisi alınmış olmasına rağmen…

Peki bugün okullarımızda görev yapan öğretmen yardımcıları okullarda nasıl çalışır veya nasıl atanırlar? Okul Aile Birlikleri tarafından ödenirler ve atanırlar. Devletin resmi okulunda çalışan bir görevli bir başkası tarafından atanır ve ödenir. Bunun ne kadar yasal olduğunu varın siz düşünün.

Bu öğretmen yardımcılarının büyük bir kısmı sigortasız çalıştırılır ve maaşları da çok düşüktür. Elbette sigortası ödenen öğretmen yardımcıları da vardır. Ancak aldıkları maaşların bir standartı yoktur. Kimisi asgari ücretin yarısı kimisi üçte biri kadar maaş alır. Çok ender bir şekilde bazıları asgari ücrete yakın bir ücret aldığı da görülmüştür.

Düşünün ki devletin bir kurumunda sigortasız işçi çalışmaktadır. Peki bu devlet, sigortasız işçi çalıştıran özel sektör girişimcisine aynı şeyi yaptığında ne diyebilir ki?

Peki bu öğretmen yardımcılarını okulda görev yapması için kim seçer? Bazı bölgelerde yardımcı öğretmenin ücretini bölge belediyesi öder ve atamayı da belediye başkanı yapar. Bazı bölgelerde velilerden toplanan paralar ile ücreti ödenir ve Okul Aile Birliği ile okul yönetimi birlikte seçer. Bu seçim sırasında çok da tartışmalar yaşanır. Bu durum devletin kontrolü dışında olur ve yıllardır da bu şekilde devam eder.

Devlet bu konuda yasa çıkarmış ama çıkardığı yasanın gereğini yerine getirmiyor. Öğretmenler Yasası’nda ilgili madde şöyle der: “Öğretmen Yardımcılarının, eğitim ve öğretim kurum ve kuruluşlarına dağılımı, Kamu Hizmeti Komisyonu tarafından yerine getirilir ve Okul öncesi eğitim kurumlarında her okulda bir öğretmen yardımcısı görevlendirmek esastır”.

Hal böyle iken hükümet edenler bu konuda adım atmak için neyi bekliyorlar? Bu konuya neresinden bakarsanız bakın ortada bir gayri yasal durum var ve bu üstelik de devletin gözü önünde, devletin kendi okulunda yaşanır.

Peki bu öğretmen yardımcılığı yapan ve çoğu sigortasız çalıştırılan bu emekçilerin yeterlilikleri ne olmalıdır sorusunun da cevabının da bulması gerekir. Çünkü bu konuda da belli bir standart yoktur. Üniversite mezunu olan da var liseyi bitiremeyen de var. Peki bu konuda Öğretmenler Yasası ne diyor ona bir bakalım: “Lise sonrası, iki yıllık Okul Öncesi Eğitimi veren bir okuldan mezun olmak; veya Meslek Liselerinin Çocuk Eğitimi ve Gelişimi alanı veya bölümü ile ilgili meslek dalından mezun olmak”.

Evet! Durum bu… Bu konu daha da karmaşıklaşmadan, sorun daha da büyümeden Eğitim Bakanlığı bu konuya el atmalıdır. Bu konuda yaşanan belirsizliği de ortadan kaldırmak devletin görevidir.

 







Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu