Köşe Yazarları

Mezar taşını beklerken


Yukarıdaki  dramatik tanımlamayı  Güney Kıbrıs’ta yayınlanan Alithia gazetesi yazarı Takis Agathokleus kullandı.

Halbuki biz Godot’u bekliyorduk.

Büyük usta Samuel Becket’in yarattığı Godot gelecek ve bizi tüm sorunlarımızdan kurtaracaktı.

Samuel usta yazdıktan sonra bütün dünya kendince tasvir ettiği   bir Godot imajını beklemeye başlamıştı.

Eminim bizim gibi hala bekleyenler vardır.

Fakat Rum yazar Takis diyor ki “mezarımıza konacak taşı bekliyoruz.”

Bunu da şu saptamalarla ifade ediyor;

“Lefkoşa (Anastasiadis yönetimi) Kıbrıs sorununda çıkmazın ilanını bekliyor. Zira Jane Holl Lute’un ziyaretinin hayal kırıklığı yaratan sonuçlarının ardından, BM Genel Sekreterinin tepki gösterme şekli bu niyeti ortaya koymaktadır…Lute’un misyonu tek seferlik olmasına rağmen, hem Ekim’de hem de Aralık’ta adaya gelmiş, ancak herhangi bir olumlu sonuç elde edememiştir…Şu anda Kıbrıs Rum liderliğini meşgul eden şey, Kıbrıs sorununa mezar taşı konulduğunun ilan edilme zamanı ve yöntemidir…Edinilen bilgiler/değerlendirmeler, Lute’un hayal kırıklığı içinde olduğu ve eğer rapor sunacaksa, bu raporda yalnızca başarısızlığa vurgu yapacağı yönündedir. Ancak bunun ne zaman olacağını kimse bilmiyor…”

***

“Godot’yu bekleyenler” bu değerlendirmeye katılmayabilirler.

Yanlış bulabilirler ve “bardağın dolu tarafına bakalım” diyebilirler.

Fakat, “bardağın boş kısmı” da bize bu gerçekliği çok iyi anlatmaktadır.

Hani var ya “muhafazakar, tutuğunu koparan, kararlı ve inatçı” Lute bile pes etmenin arifesindedir.

“Görüşmelerin yeniden başlaması ve bir anlaşma ile sonuçlanması” misyonu ile göreve başlamıştır ama muhtemelen görev misyonunun tam tersi bir açıklama ile görev bırakacaktır.

Çünkü taraflar arasında derin görüş ayrılıkları vardır.

Kimin suçlu, kimin haklı olduğu şeklindeki “blame game” tuzağına düşmeyeceğim.

Çünkü “karşı tarafı suçlamak baldan tatlıdır” şeklinde bir deyim vardır.

“Baldan tatlı” zehrin tuzağına düşmemek gerekir.

Gerçekleri bu tuzak ile perdelememek gerekir.

Hedefi, üzerinde uzlaşılmış bir anlaşma olanların, kötü de olsa gerçeklere intikal etme ve bu kötü gerçekleri değiştirme görevi vardır.

Bu görev, yurdunu seven tüm yurtseverlerindir.

Mezar taşını beklemek hiçbir yurtsevere yakışmaz…

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı