Maymunlarla insanların benzerliği konusunda yıllardır pek çok bilimsel çalışmalar yapılmıştır. Aklınıza Darwin’in Evrim Teorisi gelmişse hayır, o çok tartışılan konuya hiç girmeden, insanların ve maymunların sergilediği ortak davranışlar üzerine yaşanmış bir olayı aktarmak istiyorum. İnsanlar nasıl bir lider etrafında toplanıyorsa maymunlar için de, lider kavramı çok önemlidir ve mutlaka bir önderlerinin olduğu bilinmektedir. Lider olmanın maymunlar arasında bile belli kriterleri olduğunu ama aynı zamanda süregelen düzenin, azim ve sabırla nasıl değişebileceğinin bir örneğini görüyoruz.
Erdal Güven, 10 Şubat 1998 tarihli Hürriyet Gazetesinde “Yaşlı Dişi Maymunun Liderlik Zaferi” adlı yazısında Japonya’da Tokyo Hayvanat Bahçesinde, maymunlar arasında yaşanan bir olayı aktarıyor. Bir dönem Hürriyet Gazetesi Tokyo temsilciliği görevinde bulunan Güven’in Japonya ile ilgili yazıları dikkat çekicidir. Tokyo hayvanat bahçesinde maymunların liderlik kavgasını anlatan bu yazısı da oldukça ilginç ve düşündürücüdür.
“Tokyo Hayvanat bahçesinde dokuz yaşındaki eski lider Satomo’nun ölmesi ile liderlik savaşı başladı. Satomo’nun kontrolünde yaşamaya alışkın maymunlar bir süre liderlerinin ölümüne alışmaya çalışıyorlar. Bu süre içinde kimse yeni lider olmak için mücadele başlatmıyor. Satomo’nun ölümünden bir ay sonra Haziran ayı ortalarında topluluktaki tüm erkek maymunlar, yeni lider olabilmek için kıyasıya bir mücadeleye girişiyorlar.
Erkek maymunlar Lider’in tahtı olarak görülen “Maymun Tepe” ye oturabilmek için acımasızca kavga ediyorlar. Kim kimi yakalarsa hırpalamaya, güçlüler güçsüzlerin sırtına binip gezmeye başlıyor. Eşit güçler karşı karşıya geldiklerindeyse buldukları kalın ağaç dallarını sallayarak korkunç gürültüler ve sesler çıkartarak birbirlerini etkilemeye ve korkutmaya çalışıyorlar.
Tüm kabilenin erkek maymunlarının katıldığı bu liderlik yarışında bir süre sonra en kuvvetli iki erkek maymun yalnız kalıyor. Diğer maymunlar da, iki lider adayı çevresinde kutuplaşmaya başlıyorlar. Taraflar ara sıra toplu meydan kavgalarına da giriyorlar.
Bu sırada kabiledeki yirmi yaşındaki babaanne Aizohamera, iki lider adayı ve etrafındakilerin kavgalarını ve savaş taktiklerini uzaktan izlemekle yetiniyor. Bir sabah Aizohamera, bütün erkek maymunların yorgunluktan bitkin düştüğü anda, ani bir atakla Maymun Tepe’nin üzerine çıkıp oturuyor. Bu hareket bakıcılar arasında da şaşkınlık yaratıyor. Kimsenin beklemediği bu davranış sonrasında bakıcılar Aizohamera’nın geçici bir süre orada oturacağını sanıyorlar, fakat Aizohamera’nın Maymun Tepe’nin kontrolünü ele geçirmesi üzerinden bir hafta geçmesine rağmen tepeden inmediğini tespit eden bakıcılar, konuyu yönetime bildiriyorlar.
Aizohamera diğer maymunlardan ayrı davranışlar sergiliyordu. Diğer erkek maymun lider adayları gibi sık sık kavga ederek gövde gösterisinde bulunmuyor, kendinden küçük olanların sırtlarına çıkarak tüm gün kendini gezdirmiyordu. İlk başlarda kendine bağımlı hareket eden bir grubu da yoktu. Daima yalnız hareket ediyordu. Kavgalara karışmak yerine, büyüklerin kavgalarının ortasında kalan küçük maymunları koruyor, onların zarar görmemeleri için çaba harcıyor, tepede tek başına oturuyordu.
Bu umursamaz tavır nedeniyle yetkililer Aizohamera’nın liderliği uzun süre ele geçirdiğinden emin olamadılar. Liderlik savaşının en güçlü adayı olan yedi yaşındaki Rose, bir dişinin hâkimiyeti altında yaşamayı kabul etmediği için bir gün aniden Maymun Tepe’ye çıkarak Aizohamera’ya saldırdı. İki maymun arasındaki müthiş kavgada, kabilenin en güçlü maymunu Rose’un burnu kırıldı. Bu kavga sonrasında Rose liderlik yarışından tamamıyla vazgeçti ve tüm mücadelenin gerçek galibinin Aizohamera olduğu ortaya çıktı. Aizohamera’nın fotoğrafı Tokyo Hayvanat Bahçesinde maymunların tanıtıldığı fotoğrafların başında “Lider” olarak yer alıyor.
Aizohamera erkek egemenliğine göre hazırlanmış tüm kavramların değişmesine de neden oluyor. Mücadele öncesinde tüm lider maymunlara “Birinci Erkek, Reis, Patron” gibi isimler konulurken bir dişinin liderlik mücadelesini kazanması ile yetkililer liderlere sadece “Birinci Maymun” denileceğini açıkladılar.
Uzmanlar maymun topluluklarında sürekli bir maymunun lider olduğunu, lider maymunun yaşanılan ortamın en yüksek yerinde kendine ayrılan bölümde oturduğunu, diğer maymunların da liderlerine hizmet ettiklerini belirtiyorlar. Bu hayvanların mutlaka bir lider önderliğinde hareket ettiğini belirten uzmanlar, maymun topluluklarında lider olmanın kolay olmadığını, bunun için bazen ölümle sonuçlanan çok büyük kavgalar çıktığına dikkat çekiyorlar. Uzmanlar maymunlar arasındaki liderlik kavgalarının mafya içindeki liderlik yarışlarına benzediğini de belirtiyorlar.”
Japonya’da 1998 yılında yaşanan bu olaydan, güncel nasıl sonuçlar çıkarabileceğimiz biraz bize kalmış aslında. Türkiye’de hala iş hayatında kadınlara yönelik ayrımcılık mı? Ellisinden hatta kırkından sonra yaşlı kategorisine konulan ve değersizleştirilen insanlar mı? Mafya hesaplaşmaları mı? Yoksa tozu dumana katan iktidar kavgaları mı? Toplumdaki kutuplaşmalar mı? Güçlünün güçsüzü ezdiği bir yaşam şeklinden, bilge ve hoşgörülü bir lidere duyulan özleme kadar aklımızdan neler geçmiştir? Hayvanat Bahçesindeki en kıymetli yer olan “Maymun Tepesi” aynı zamanda insanoğlunun da en üstte olma hırsının simgesi değil mi? İşte bu tepe, tüm benimsenmiş kriterlere meydan okuyarak, kavgayla değil hoşgörüyle mücadele edenlerin, kendine inanan ve herkesten önce kendinin lideri olmayı başaranların hak ettiği yer olmalıdır.
































