Köşe Yazarları

Marka Ada


Yıllardır sorunlar yumağı olarak görülen KKTC’yi “Marka Ada” yapmaya karar vermişler!

Açıklamayı okudum ve dönüp bir daha okuma ihtiyacı duydum!

Kendi ayakları üzerinde duran bir Kuzey Kıbrıs hedefliyorlarmış!

Artık hiçbir şeye şaşırmam derken bir kez daha yanıldığımı anladım!

Çok değil daha birkaç ay önce Türkiye’den en iyi parayı biz alırız demiyor muydunuz?

Şimdi niye bu değişim ben anlamadım ama hayırlara vesile olmasını diliyorum!

Ayrıca bu söylemi gönülden desteklediğimi de belirtmek istiyorum!

Lokomotif sektörler turizm ve eğitim!!!

KKTC bu sektörler sayesinde gelişecek! Ama nasıl?

Lokomotif dediğiniz sektörlere bütçede ne kadar yer ayırdınız?

Takdir edersiniz ki yatırım yapmadığınız hiçbir alan sizi beslemez!

Unutmadan bizim MARKA olma adayı “adamızı” da şöyle bir tanıtalım!

Delik deşik yolları olan, karanlığa teslim olmuş, her gün bir çarpışma haberi ile sarsıldığımız bir ada bizimkisi!

Adeta suç cenneti olmuş, nereye dokunsak bir yolsuzluk, usulsüzlük, kavga, şiddet, fuhuş, uyuşturucu ve benzeri birçok suçu barındıran cennet ada… Hapishane dolmuş taşmış. Mahkumlar yerlerde yatıyor. Uyuz, Aids derken, içerde tam gün doktor bile yok gerçeği ile yüzleştiğimiz bir ada…

Muhteşem sahilleri pisliğe teslim olmuş, altyapı eksiklikleri sonucu denizleri lağım suları ile bezenmiş cennet ada…

Ya hastaneler? Adeta 5 yıldızlı otel.

Şaka şaka ama olacak! Ne de olsa Marka Ada…

İlaç yokmuş, kime ne! Personel yetersizmiş, kime ne! Hemşireler sabahtan akşama çalışıyormuş, kime ne! Cihazlar birgün tamam birgün bozukmuş, kime ne! Sonuç, yeni hastane, ne zaman mı yapılacak? Popülizm yaptığımız bir konu rahat bırakın bizi!

Lokomotif sektör dediğiniz eğitimin orta eğitim bacağında öğretmen eksikliğinden doğan boşluğu tamamlamak adına attığınız her adım, eğitimi daha da büyük bir kaosa sürükleyerek, içinden çıkılmaz bir hal aldı. Uluslararası standartların çok üzerinde olan öğrenci sayısı, okulların bakımsızlığı ve yetersiz bütçeleri sonucunda, eğitimde kalitenin düşmesi. Hep dert hep dert!

Düşünsenize, bu adanın nüfusu belli değil bir nevi sorma gir hanı.

Hayaller MARKA ADA ama gerçekler MARKA MEGAPSE…

Bu cennet ada için tam ümitsizliğe kapılacağım anda bir haber okuyorum UBP – HP hükümeti 2017 yılında alınan Yavuz Çıkarma Plajı olarak bilinen bölgenin 30 yıllığına bir şirkete kiralama için alınan kararı iptal etmiş ve bunu Sosyal Medya Hesabından Dışişleri Bakanı ve Bakanlar Kurulu sözcüsü Kudret Özersay açıklamış…

Tam Bravo diyeceğiz bir açıklama da Sayın Siber’den geliyor. Meclis başkanlığı dönemde toplantıya çağırdığı Kültür  Varlıklarını Koruma Komitesi’nin söz konusu kararın  iptali ve bölgenin tarihi sit alanı ilan edilmesi konusunda oybirliğiyle tasviye kararı ürettiğini kaydeden Sibel Siber, Meclis’te okunan bu karara tüm siyasi parti temsilcilerinin destek beyan ettiğini söyledi

https://www.kibrismanset.com/guncel/yavuz_cikarma_plaji_nin_kiralanma_iptali_siber_burasinin_tarihi_sit_alani_olmasi_icin_gerekli_karar_uretilmeli-h261234.html

Daha sonra bir açıklama da Eski Eserler ve Müzeler  Dairesinin eski müdürü Fuat Azimli’den geldi.

Dönemin bakanı Fikri Ataoğlu ‘nun talebi ile plajın sit alanı olması için bir çalışma hazırlanarak / Mart 2018’de Anıtlar Yüksek  Kurulu’na sunulduğunu, kararın 22 Mart 2018’de yürülüğe girdiğini belirtti.

http://www.yeniduzen.com/yavuz-cikarma-plaji-2018den-beri-sit-alani-120808h.htm

Şimdi soralım, kadük duruma geçen bir kararı yeni bir karar alınmış gibi sunmak, halkla dalga geçmek değil mi?

Bu kadar mı umutsuz bir durumdasınız? İç siyasetteki başarısızlığınızı böyle mi örteceksiniz!

Size naçizane bir öneride bulunayım. Yukarda belirttiğimiz tek bir sorunu çözseniz, bu halk sizi bağrına basar. Oysa siz, aynı şeyleri temcit pilavı gibi ısıtıp ısıtıp bizlere sunuyor ve çaresizliğinizi örtmeye çalışıyorsunuz!!!



Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz Atın

Kapalı
Başa dön tuşu
Kapalı