Havadis Spor Servisi’nin başlattığı Sporcular Yazı Dizisi’nde 6’ıncı bölüme geldik. Sporcuların spor hakkındaki düşünceleri, spor idarecileri ve federasyonlarının icraatları hakkındaki yorum, öneri ve eleştirilerine yer verme amacıyla başlattığımız yazı dizisinde bugünkü konuğumuz kadın hentbolunun başarılı isimlerinden Aysu Manecioğlu oluyor. Aysu’ya yönelttiğimiz 5 soru ve cevapları şöyle:
1-Covid-19 döneminde spor yönetimini nasıl buldunuz?
Salgın ülkemizde görülmeye başlandığı tarihten itibaren kısa bir süre içerisinde hentbol federasyonu liglerin durdurulması kararını aldı ve ardından ülke olarak karantinaya alındık. Karantina süresinin bitiminde çoğu mekanlar açılırken spor branşlarının durdurulması kararı alındı ve spor salonlarının açılımında tereddüt edildi. Karantina sonrası spor hakkında alınan kararların, spor ve egzersizin bağışıklık sistemimizi güçlendirdiğini pek dikkate almayarak alındığını düşünüyorum.

2-Bağlı olduğun federasyonların organizasyonları ve bu dönemdeki çalışması veya çalışmaması hakkında ne düşünüyorsun?
Bağlı olduğum Hentbol Federasyonu salon sporlarının açılması ile ilgili karardan hemen sonra çalışmalarını başlatarak mantıklı bir karar almıştır. Bu karar kupa maçlarımızın ve lig sezonumuzun her 3 haftada bir PCR test sonucu ile kamp lig şeklinde, seyircisiz olarak yapılmasıdır. Bu sayede geride iki kupa maçı bıraktık ve hiçbir şekilde bir bulaş meydana gelmedi.
3-Kendi branşın özelinde sporcuların motivasyonunu artırmak ve sporun daha iyi gerçekleşmesini için neler yapılması gerektiğini düşünüyorsun?
İlkokulda başlayan bir hentbol hayatım var ve bu zamana kadar hentbolu devam ettirme sebebim hentbolu hayatımın bir parçası olarak görmem ve her sahaya çıkışımda ilk kez çıkıyormuş gibi heyecan yaşamamdır. Bu motivasyonum antrenörlerimden, bizi spora küstürmeyen federasyonumuzdan ve ilkokulda hentbola başladığım takım arkadaşlarımda devam etmeye borçluyum. Ülkemizde spor her zaman ikinci bir plana atılmıştır. Sporcuyu teşvik edecek ve devam ettirmelerini gerektirecek motivasyonu devletimizin, federasyonumuzun ve özelliklede halkımızın sağlamadığını düşünmekteyim. Bizim ailemizden başka hiç kimse destekçimiz olmadı, maçlarımıza yeterli destek verilmedi. Devlet olarak yeterli katkı sayesinde sporcuların covid-19 dönemi sonrasında uluslararası liglere katılmasına destek verdiğinde, sporcular ülkelerini temsil etme gururunu yaşadıklarında motivasyonlarının büyük derecede artacağına inanıyorum.
4-Ülkede spordan sorumlu bakanlığın çalışmalarını ve katkılarını nasıl buldun?
Ülkede spordan sorumlu bakanlık veya daire spordan başka şeylerle ilgilenmekte. Gündemde sadece spor üzerinden siyaset dönmektedir. Salon sporlarının açılması kararından başka düzgün bir karar aldıklarını düşünmüyorum. Spora ve sporcuya değer verilmemektedir, özellikle bazı federasyonlar sezonu başlatırken diğer federasyonların sezonu açmama kararı aldı. Biz hentbolcular antrenman yapıp maçlarımıza devam ediyorken, ülkenin tek önem verdiği futbol sezonu devam etmiyor. Bakanlığın bu durum hakkında bir çalışma yapmadığını gözlemledim. İşte bu da sporcuya verilen değeri ve bakanlığın spor ile alakasını göstermektedir.
5-Ülkede sporu idare edenlere veya federasyonunuza ne söylemek istersiniz?
Federasyonumu bizi hentbolumuzdan uzak bırakmayarak, sağlık önemlerinin en üst düzeyde tutarak maçlarımızı devam ettirdiği için ve bizlere değer verdikleri için çok minnettarım.
Ülke sporunu idare edenlere de tek söylemek istediğim tüm sporculara sahip çıkmalarını ve bazı federasyonların aldıkları kararlara karşı gelmelerini, adadaki tüm sporcuların eşit seviyede tutmalarını söylemek isterim.

































