KRONİKLEŞEN ÇÖZÜMSÜZLÜK! - Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Pazar, Kasım 27, 2022
Köşe Yazarları

KRONİKLEŞEN ÇÖZÜMSÜZLÜK!

Eşref Çetinel

Hiçbir şey eşyanın tabiatına zıt değildir. “Yakınlaştıkça uzaklaşıldığı, uzaklaşıldıkça yakınlaşıldığı iki bir şey arası mesela… Mesela Kıbrıs siyasi sorunu yıllardır “çözüme” yönelik umutları öylesi bir “uzak-yakın” ihtimallerinde sürdürüyor!

Kİ dillerimize pelesenk “iki bölgeli, iki toplumlu, siyasi eşitliğe dayalı bir çözüm” dediğimizin fakat şekli ile şemailini bir türlü resmedemediğimizin gerçeklerinde tam yarım asırlık bir zaman tükettik!


DOĞRUSU artık çok hızlı yaşayan, teknoloji sayesinde zaman mefhumunu iyice kısaltan bu dünya yuvarlağında, bizim “çözüm” işi onca siyasi ahkâmlarına karşılık çok uzadı! Hatta “imkânsız hale geldi!

DOĞRUSU bu çözümsüzlüğün ne Rum’a ne Türk’e  bir fayda sağlamadığı gerçeklerde, başından beridir bizim gibi Kıbrıs siyasi serüveninin içinde olan kaşarlanmış ve artık bunama öncesi dönemleri yaşamakta olanlar; sorunun çözülebileceğine ihtimal dahi vermezler!

FAKAT doğrusu yeni jenerasyonla da çözüme ulaşılması hiç mümkün olmayacaktır çünkü onlar için de artık “Kuzeyden” ötesi yoktur! Yani yarın masa kurulsa orada bir Denktaş’la Klerides değil, en kabadayısından Sn. Tatar’la gençten bir Rum siyasetçi oturur.. Ki hoşamadilerine katacakları ne 1974 öncesi hatıraları vardır ne de birbirlerine anlatacakları fıkraları!

KIRIK dökük olsa da Türkler az çok Rumca bilirler ama Rumlar Türkçenin “t”sini bilmezler, bilseler de konuşmazlar! Ki zaman zaman konuşmalarının arasına sıkıştırdıkları kelimelerle birbirlerine espri yapabilsinler!

***

DOĞRUSU birbirlerine bu kadar yabancılaşan iki toplumun bir “Federasyon” çözümünde nasıl anlaşabileceklerini hâlâ anlamış değilim! KALDI ki o Federasyona giderken Kuzey Güney coğrafyalarında gerçekleştirilecek “al ver-ver al” pazarlıklarında yeniden açılacak yeni yaraları kim kapatacak nasıl kapatacak ayrı bir sorun! Kİ kurduğumuz Taşınmaz Mal Komisyonu (TMK) ortada.. Loizidu davasını bile çözemedi.. Kadın bir AB’yi ayağa kaldırdı hâlâ uğraşıyor! Ki AB de usanmış olacak “git hakkını Kıbrıs’taki TMK versin deyip kadını başından attı ama biz “AB tarafından adam yerine konduk” diye seviniyoruz!Oysa:

***

DÜNYA DEVLETİ OLAMADIK: Bunu söyleyecektim.. Geçenlerde TC bize çipli pasaportlar gönderdi. Buruk bir acı duydum. Çünkü ayni zamanda ve yıllardır Rum tarafından da hem pasaport alıyoruz hem de kimlik kartı!

HATTA işittiğimde şaştım: Yeni doğan çocuklarımıza bile Rum tarafından kimlik kartı çıkartıyormuşuz! Bir arkadaşa sordum “doğrudur” dedi. “Peki çok mu gereklidir” soruma, “insanlar Kuzeye güvenmiyorlar, istikbal görmüyorlar da ondan” cevabını verdi!

Bunlara karşılık artık Güney’deki Rum Yönetiminin yada Anastasiadis’in, Rum siyasi partilerinin çözüm konusunda ne düşündüklerini, adada nasıl bir gelecek tasavvur ettiklerini, bu konularda planları programları var mı yok mu doğrusu onu da bilmiyorum!

BİLDİĞİM hâlâ “megali ideanın” sadece beyinlerinde değil, yüreklerinde de yaşatıldığıdır! Ki Yunanistan Türkiye’ye iki üç kilometre mesafedeki adalarını bile silahlandırırken kaldı ki Kıbrıs”ı unutacaklar!

***

YANİ BU DAVA BİTMEDİ! Loizidu davası ise bitmeyen davanın bitmeyen bir küçük parçasıdır..

Bugün AB tarafından kapatıldı denilen dosya yarın yüzlercesiyle açılabilir! Yani hiçbir şey oldu da bitti maşallah değildir!

Denecek ki “peki ne yapalım ya ağam?” ŞUNU: “Rum tarafını Kuzeye dönebilme yada mülküne yeniden sahiplik koyabilme hülyalarından caydırıp vaz geçirecek bir Kuzey yaratmak!. Ki Rum’un mülkü Türk’ün yurdunda beş para etmez bir duruma düşsün!

OYSA BİZ NE YAPIYORUZ? Rant ekonomisine bağlı “al sat, sat al” tutumlarında Rum’un malına değer üstüne değerler katıyoruz! Yatırımlarla, inşaatlarla değerlerini kat katıyla artırıyoruz! ***

FAKAT: İşte bunun bedelini ödetirler ama! Nitekim saklamaya gerek yoktur. Annan Planı ve Cenevre’de Rum’a iade ettiğimiz Kuzey’deki mülklerini, topraklarını, yerleşim yerlerini şimdi iade edebilir miyiz? Mesela Güzelyurt’u, Karpaz’ı… Yada isteyenin yüzü bir kara vermeyenin bin kara hatta Girne’yi!

OYSA BİZ AB’nin Loizidu ile ilgili son kararını “işte şimdi adada iki bölgelilik tescillendi” diyerek neredeyse “ulusal gün” olarak ilan edeceğiz de… Hadi gelin biz şu “ekmeğe” bakalım! Ki artık ülkede birileri ekmeğimizle de oynuyor! ***

KISACA TAKILDIĞIM: “(EkMEĞİMİZE SAKIN DOKUNMAYIN YANARSINIZ! Çünkü ekmek bütün yiyeceklerimizin gıdalarımızın anasıdır, babasıdır.. Nitekim şimdilerin nesli bilmez, biz çocukken yollarda bir sokum ekmek kırıntısı görsek eğilir alır, öper gibi dudaklarımıza kondurduktan sonra alnımıza götürür ve kimselerin ayaklarının basamayacağı, o bir sokumluk ekmeği çiğneyemeyeceği bir kuytu yere koyardık.. Çünkü Ekmek kutsaldı!

EKMEK HÂLÂ KUTSALDIR! Üstelik her ülkenin de ekonomik göstergesidir. Ukrayna Rusya savaşına karşın vapurlar dolusu buğdayın AB’ye ve diğer muhtaç ülkelere taşınması basit ve sıradan bir ticari olay değildir.

Çünkü fukaralığı, açlığı, yokluğu bastırıp izale eden tek gıda maddesidir ekmek un.. Eğer onu da “pahaya” dolayısıyla bozuk düzenlerden kaynaklı ekonomik çöküntülere boğarsınız intikamı korkunç olur..

NİTEKİM “Tarih kitaplarında” anlatılır: Fransız ihtilali, artık halkın ekmek bile satın alamayacak duruma düşmesi nedeniyle Kraliçe Marie Antonatte’nin “ekmek yoksa pasta yesinler” dediğinden çıktığı rivayet edilir!

Eğer bu ülkede sıra ekmeğe zam yapmaya kadar gelmişse bu tırmanışın sonu yoktur, aman dikkat:  Memleketin dingilini kırmayın!

 

 

Tepki göster
Bayıldım
0
Bayıldım
Huzurlu
0
Huzurlu
Hahaha
0
Hahaha
Üzüldüm
0
Üzüldüm
Hayran Kaldım
0
Hayran Kaldım
Facia
0
Facia
Web tasarım ve geliştirme : Baba Bilgisayar